x


x
x
Kamunun İSG’de Öncü Olmasını İstedik, Şimdi Atılan Bu Adımı Destekliyoruz

İş sağlığı ve güvenliği konusunda yıllardır söylediğimiz bir şey var:

Kamu, iş sağlığı ve güvenliğinde lokomotif olmalıdır.

Özel sektörden istediğimiz, denetlediğimiz ve eksik olduğunda yaptırım uyguladığımız iş sağlığı ve güvenliği sistemini önce kamu kurumlarımızda eksiksiz şekilde hayata geçirmeliyiz.

Bunu hem köşe yazılarımda defalarca dile getirdim hem de İSG Haber olarak yayımladığımız haberlerde sürekli gündemde tuttuk.

“İş sağlığı ve güvenliği masa başında olmaz, sahaya inmek gerekir” dedik.

Kamunun yalnızca mevzuat hazırlayan, denetleyen ve yaptırım uygulayan taraf olmaması; uygulayan, öncülük eden ve örnek gösterilen taraf olması gerektiğini savunduk.

Şimdi İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğünün attığı önemli bir adım var.

Ve nasıl eksikleri eleştiriyorsak, doğru atılan adımları da desteklememiz gerektiğine inanıyorum.

İSG Haber olarak ilk günden beri takip ediyoruz

İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü tarafından kamu kurumlarında İSG uygulamalarını güçlendirmek amacıyla başlatılan “Kamuda İş Sağlığı ve Güvenliği Toplantıları” 81 il hedefiyle devam ediyor.

İSG Haber olarak program daha başlamadan hazırlık çalışmalarını kamuoyuna duyurduk. İlk toplantıdan itibaren de süreci yakından takip ettik.

Gelinen noktada program birçok ilde kamu yöneticilerini ve ilgili tarafları aynı masa etrafında buluşturdu.

Bu çalışma tamamlandığında Türkiye'nin dört bir yanında kamu yöneticileriyle iş sağlığı ve güvenliğinin doğrudan konuşulmuş olması başlı başına önemli bir kazanım olacaktır.

Ancak benim için bu toplantıların en önemli taraflarından biri, kamuda İSG farkındalığının artırılmasıdır.

Önce farkındalık oluşturmalıyız

İş sağlığı ve güvenliği yalnızca mevzuat maddelerinden, görevlendirmelerden, risk değerlendirmelerinden veya hazırlanması gereken belgelerden ibaret değildir.

Her şeyden önce bir farkındalık ve güvenlik kültürü meselesidir.

Bir kamu yöneticisinin iş sağlığı ve güvenliğini yalnızca yerine getirilmesi gereken yasal bir yükümlülük olarak görmesiyle, çalışanının hayatını ve sağlığını korumaya yönelik temel bir yönetim sorumluluğu olarak görmesi arasında büyük fark vardır.

İşte bu toplantıların sağlayabileceği en önemli kazanımlardan biri budur.

Valilerin, kaymakamların, belediye yöneticilerinin, üniversitelerin, okulların, hastanelerin ve diğer kamu kurumlarının yöneticilerinin İSG konusunda doğrudan bilgilendirilmesi; iş sağlığı ve güvenliğinin kurumların yönetim gündeminde daha görünür hale gelmesine katkı sağlayacaktır.

Kamuda İSG farkındalığı ne kadar yükselirse uygulamanın kalitesi de o kadar artacaktır.

Çünkü yöneticinin farkında olmadığı bir sorunu iş güvenliği uzmanının tek başına çözmesini bekleyemeyiz.

Asıl önemli olan yöneticilerin bu masada olması

Bu toplantıları değerli kılan yalnızca 81 ili kapsaması değil.

Toplantıların valilikler düzeyinde gerçekleştirilmesi ve kamu kurumlarının karar vericilerinin sürece dahil edilmesi son derece önemli.

Çünkü yıllardır üzerinde durduğumuz temel sorunlardan biri tam olarak budur:

İş sağlığı ve güvenliğini yalnızca iş güvenliği uzmanının ve işyeri hekiminin sorumluluğu olarak göremeyiz.

İSG bir yönetim politikasıdır.

İş güvenliği uzmanı riskleri tespit edebilir.

İşyeri hekimi sağlık gözetimini yapabilir.

İSG profesyonelleri raporlarını hazırlayabilir, eksiklikleri bildirebilir ve yapılması gerekenleri yönetime sunabilir.

Ancak yönetim bu sistemi sahiplenmiyorsa dünyanın en iyi uzmanını da görevlendirseniz istenilen güvenlik kültürünü oluşturamazsınız.

Bu nedenle İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü yöneticilerinin ve uzmanlarının illere giderek doğrudan kamu yöneticileriyle aynı masaya oturmasını önemli buluyorum.

Biz “sahaya inin” dedik, bugün sahada olmalarını destekliyoruz

İSG Haber'de daha önce yayımlanan yazılarımızda iş sağlığı ve güvenliği politikalarının sahadan kopuk yürütülmesini eleştirdik.

Çünkü İSG'nin gerçekleri Ankara'daki toplantı salonlarından ibaret değildir.

Gerçekler fabrikadadır.

Şantiyededir.

Hastanededir.

Okuldadır.

Belediyededir.

Üniversitededir.

Kamu binasındadır.

Kısacası insanın çalıştığı her yerdedir.

Bu nedenle İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğünün bugün 81 il hedefiyle sahaya çıkmasını, kamu yöneticileri ve ilgili personelle doğrudan görüşmesini doğru buluyorum.

Biz sahaya inilmesi gerektiğini söyledik. Şimdi sahaya iniliyorsa bunu da açıkça desteklemeliyiz.

Bu organizasyonda emeği geçenlere teşekkür etmek gerekiyor

81 ili kapsayacak böylesine geniş bir organizasyonun hazırlanması ve sahada uygulanması kolay bir çalışma değil.

Programın planlanmasından illerdeki organizasyonların gerçekleştirilmesine, sunumların hazırlanmasından kamu yöneticilerinin ve çalışanlarının bilgilendirilmesine kadar ciddi bir emek var.

Bu nedenle başta İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü yöneticileri ve çalışanları olmak üzere, toplantıların gerçekleştirildiği illerde programa katkı sunan valiliklere, kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticilerine, İSG profesyonellerine ve organizasyonlarda görev alan herkese teşekkür etmek gerekiyor.

Çünkü iş sağlığı ve güvenliği alanında farkındalık oluşturmak bazen bir mevzuat değişikliğinden çok daha kalıcı sonuçlar doğurabilir.

Bir kamu yöneticisinin bu toplantıdan çıktıktan sonra kendi kurumundaki İSG uygulamalarına farklı bir gözle bakması bile önemli bir kazanımdır.

Bir eksikliğin giderilmesi, bir riskin ortadan kaldırılması, bir çalışanın daha güvenli şartlarda çalışmasının sağlanması yapılan emeğin karşılığıdır.

Dolayısıyla bu toplantılara yalnızca “kaç il tamamlandı?” gözüyle bakmamak gerekir.

Asıl soru, kaç kurumda farkındalık oluşturulduğu ve bu farkındalığın sahaya ne ölçüde yansıdığıdır.

Kamunun özel sektöre örnek olması gerekiyor

Türkiye'de iş sağlığı ve güvenliği kültürünü geliştirmek istiyorsak kamu bu sistemin lokomotifi olmak zorundadır.

Bir fabrikadan risk değerlendirmesi istiyorsak kamu kurumunda da eksiksiz yapılmalıdır.

Özel sektördeki işverenden acil durum planı istiyorsak kamu binasının acil durum planı da yalnızca dosyada duran bir belge olmamalıdır.

İşverenden iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirmesini bekliyorsak kamu kurumlarımız da bu yükümlülükleri örnek olacak şekilde yerine getirmelidir.

Özel sektöre “çalışanınızı koruyun” diyorsak devlet de kendi çalışanını en yüksek standartlarda korumalıdır.

Çünkü kamunun uyguladığı sistem özel sektöre verilebilecek en güçlü mesajdır:

“Ben uyguluyorum, senden de uygulamanı bekliyorum.”

İşte bu nedenle 81 il toplantılarını sıradan bir bilgilendirme faaliyeti olarak görmüyorum.

Doğru yönetilirse bu çalışma, kamuda yeni bir İSG kültürünün başlangıcı olabilir.

Toplantılar bittikten sonra asıl çalışma başlamalı

Ancak burada bir önerimiz de var.

81 il toplantısı tamamlandığında dosyayı kapatmamalıyız.

Tam tersine, asıl çalışma o gün başlamalı.

Çünkü 81 il demek aynı zamanda Türkiye'nin kamudaki iş sağlığı ve güvenliği fotoğrafını çekmek için çok büyük bir fırsat demektir.

Her toplantıda sahadan gelen sorular, talepler, sorunlar ve öneriler kayıt altına alınmalıdır.

Hangi sorun kaç ilde tekrarlandı?

Kamu kurumlarında en fazla hangi İSG yükümlülüklerinde sorun yaşanıyor?

İş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirmelerinde mevcut durum nedir?

Risk değerlendirmeleri gerçekten sahaya yansıyor mu?

Acil durum planları uygulanabilir durumda mı?

Kamu yöneticileri 6331 sayılı Kanun kapsamındaki sorumluluklarını ne ölçüde biliyor?

İSG profesyonellerinin kamu kurumlarındaki çalışma şartları ve etkinliği yeterli mi?

Bütçe veya personel kaynaklı sorunlar var mı?

Bu soruların cevapları 81 ilin sonunda bir araya getirildiğinde elimizde çok kıymetli bir veri olacaktır.

Bu nedenle İSGGM'ye buradan bir öneride bulunmak istiyorum:

81 il tamamlandıktan sonra “Kamuda İş Sağlığı ve Güvenliği 81 İl Sonuç Raporu” yayımlansın.

Sorunları da görelim.

İyi uygulamaları da görelim.

Eksikleri de görelim.

En önemlisi de bu toplantıların kamuda oluşturduğu farkındalığın uygulamaya ne ölçüde dönüştüğünü görelim.

Ve bir sonraki yıl geldiğimizde ne kadar ilerlediğimizi ölçebilelim.

Çünkü ölçemediğimiz bir sistemi geliştirmemiz mümkün değildir.

Doğru yapılan işi desteklemek de bizim görevimiz

İSG Haber olarak iş sağlığı ve güvenliği alanındaki eksikleri yıllardır gündeme getiriyoruz.

Getirmeye de devam edeceğiz.

İş kazalarını konuşacağız.

Meslek hastalıklarını konuşacağız.

İSG profesyonellerinin sorunlarını konuşacağız.

Eğitim sistemindeki eksikleri, denetimleri, mevzuatı ve kamu yönetimindeki sorunları gerektiğinde eleştireceğiz.

Çünkü İSG Haber'in görevi yalnızca yapılan açıklamaları yayımlamak değil; sektörün hafızasını tutmak ve sahadaki sorunları gündeme taşımaktır.

Ancak eleştirmek kadar doğru atılan adımları desteklemek de önemlidir.

Bugün İSGGM'nin 81 ilde kamu yöneticileriyle bir araya gelmesini bu nedenle önemsiyorum.

Üstelik bu çalışma, bizim yıllardır söylediğimiz “İSG'de kamu öncü ve örnek olmalıdır” düşüncesiyle örtüşüyor.

Dolayısıyla bunu görmezden gelmek yerine desteklemek gerekir.

Şimdi hedef sadece 81 il değil, 81 ilde farkındalık olmalı

Bu programda hedef elbette 81 ilin tamamlanmasıdır.

Ancak başarıyı yalnızca yapılan toplantı sayısıyla ölçmemeliyiz.

Asıl hedef 81 ilde İSG farkındalığının güçlendirilmesi olmalıdır.

Sahadan gelen sorunların Ankara'da karşılık bulması...

İller arasında uygulama birliğinin sağlanması...

Kamu yöneticilerinin İSG'yi bir mevzuat yükümlülüğü değil, yönetim sorumluluğu olarak görmesi...

İSG profesyonellerinin kurumlarında daha etkin hale gelmesi...

Ve en önemlisi, kamunun iş sağlığı ve güvenliğinde özel sektöre örnek olması...

Yıllardır söylediğimiz cümleyi bugün bir kez daha tekrarlıyorum:

İş sağlığı ve güvenliğinde kamu lokomotif olmalıdır.

Bugün bu yönde atılmış önemli bir adım var.

Bu adımın 81 ilin tamamına ulaşmasını, toplantılarda oluşan farkındalığın sahaya yansımasını ve kalıcı bir kamu İSG kültürüne dönüşmesini diliyorum.

Bu vesileyle, 81 il hedefiyle yürütülen bu önemli çalışmanın fikir aşamasından sahadaki uygulamasına kadar emeği geçen herkese bir kez daha teşekkür ediyorum.

İş sağlığı ve güvenliği adına atılan her doğru adım değerlidir.

Doğru adımların yanında olmak, eksikleri söylemek kadar önemlidir.

M. Fatih Tüten
İSG Haber İmtiyaz Sahibi – TİGEP Genel Başkanı

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar (0 Yorum)
Yorum Sıralaması:

Diğer Yazıları

Eğitim Yaşam Çevre Tarım Bursa Gunlugu Asayiş Dünya Resmi İlanlar Siyaset
Anasayfa Kategoriler YOUTUBE
ÜYE VE KÖŞE YAZARI GİRİŞİ
GİRİŞ BAŞARILI YÖNLENDİRİLİYOR
GİRİŞ BAŞARISIZ !