x


x
x
İSG'de yapısal kriz: İSG politikaları neden sonuç vermiyor?

İSG'de yapısal kriz: İSG politikaları neden sonuç vermiyor?

SGK’nın resmi verileri iş kazalarında kalıcı bir düşüş sağlanamadığını gösteriyor. Meslek hastalıklarının tespit oranları düşük, denetim ve hizmet modeli tartışmalı. TİGEP olarak kamuoyu adına soruyoruz: Mevcut sistem gerçekten sahada etki üretiyor mu?

İş sağlığı ve güvenliği, yalnızca mevzuat düzenlemelerinden ibaret değildir; doğrudan çalışanların yaşam hakkını ilgilendiren hayati bir kamusal sorumluluktur. Ancak Sosyal Güvenlik Kurumu’nun yayımladığı istatistikler incelendiğinde, iş kazaları ve iş kazası sonucu ölümlerde beklenen düzeyde ve kalıcı bir düşüş sağlanamadığı görülmektedir.

Meslek hastalıklarının tespiti, denetim süreçlerinin etkinliği, İSG-KATİP sisteminin işlevselliği ve OSGB modelinin sahadaki karşılığı kamuoyunda ciddi biçimde tartışılmaktadır.

TİGEP olarak ayrıca şu hususların da altını çizmek isteriz:

İş sağlığı ve güvenliği alanında yaşanan yapısal sorunların devam etmesi, politika üretim kapasitesinin ve uygulama etkinliğinin yeniden değerlendirilmesini zorunlu kılmaktadır. Sektörde sıklıkla dile getirilen bir diğer eleştiri ise, İSGGM’nin veri temelli politika üretimi, yapay zekâ destekli analiz araçlarının etkin kullanımı ve dijital dönüşüm süreçlerinde beklenen ivmeyi sağlayamadığı yönündedir.

İSG-KATİP gibi büyük veri potansiyeline sahip bir sistemin yalnızca kayıt takibi yapan bir platform olmanın ötesine geçerek; erken uyarı mekanizmaları, risk haritalaması ve önleyici analiz modelleri üretmesi beklenmektedir. Ancak sahadaki yansımalar, dijital dönüşümün henüz riskleri azaltan somut çıktılara yeterince dönüşmediği yönünde değerlendirmeler içermektedir.

Bununla birlikte, iş sağlığı ve güvenliği alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları ile Bakanlık ve İSGGM arasındaki iletişimin yeterli düzeyde olmadığı yönünde güçlü bir sektör algısı bulunmaktadır. Oysa İSG, yalnızca kamu otoritesinin değil; eğitim kurumlarının, meslek örgütlerinin, uzmanların, işverenlerin ve çalışan temsilcilerinin birlikte omuzlaması gereken çok paydaşlı bir alandır.

Sivil toplumun sürece aktif katılımı sağlanmadan, sahadan gelen geri bildirimler sistematik biçimde değerlendirilmeden ve tüm paydaşlarla güçlü bir iletişim zemini kurulmadan kalıcı dönüşüm mümkün değildir. Göstermelik istişareler değil; düzenli, şeffaf ve sonuç odaklı bir iş birliği mekanizmasına ihtiyaç vardır.

Bugün kamuoyunun temel beklentisi; yalnızca mevzuat güncellemeleri değil, veri temelli, analitik ve teknolojik araçlarla desteklenen güçlü bir politika üretim kapasitesi ve tüm paydaşlarla açık iletişim içinde yürütülen bir yönetim anlayışıdır. İş sağlığı ve güvenliği alanında gerçek dönüşüm; dijital araçları etkin kullanan, sivil toplumla güçlü bağ kuran, sahadan beslenen ve sonuç odaklı politika üreten bir yönetim anlayışıyla mümkündür.

Tüm İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitim Kurumları ve Profesyonelleri Derneği (TİGEP) olarak, veriler ışığında şu soruları kamu adına soruyoruz;

  1. SGK verilerine göre iş kazaları ve iş kazası sonucu ölümler neden kalıcı biçimde düşmemektedir? Mevcut İSG politikalarının sahadaki etkisini ölçen resmi bir performans analizi yapılmakta mıdır?
  2. SGK istatistiklerinde kayıt altına alınan meslek hastalığı sayılarının çalışan sayısına oranla düşük kalması hakkında Bakanlığınızın değerlendirmesi nedir? Tanı ve bildirim sisteminin güçlendirilmesine yönelik yeni bir model planlanmakta mıdır?
  3. SGK verilerine göre kazaların yoğunlaştığı sektörler ile İSG-KATİP sisteminde aktif hizmet alan işyeri oranları karşılaştırıldığında riskli sektörlerde yeterli uzman ve hekim görevlendirmesi bulunduğu söylenebilir mi?
  4. İSG-KATİP sistemi, zorunlu İSG hizmeti almayan veya eksik süre ile hizmet alan işyerlerini hangi teknik yöntemle ve hangi zaman aralıklarında tespit etmektedir?
  5. Yükümlülük ihlali tespit edilen işyerlerinin denetim birimlerine sevk edilmesine kadar geçen ortalama süre nedir? İhlal tespitinden fiili denetimin başlatılmasına kadar geçen süreye ilişkin veri mevcut mudur?
  6. Zorunlu İSG hizmeti almakla yükümlü işyeri sayısı kaçtır? Bu işyerlerinden aktif olarak hizmet alan, hizmet almayan veya eksik süre ile hizmet alan işyeri sayıları nedir? Tehlike sınıflarına göre dağılım nasıldır?
  7. Gerçekleştirilen İSG denetim sayısı ile uygulanan idari yaptırımların caydırıcılık düzeyi nasıl ölçülmektedir? Son yıllara ilişkin yaptırım verileri nedir?
  8. İş kazaları sonrası açılan soruşturmalarda iş güvenliği uzmanlarının “günah keçisi” hâline geldiği yönündeki sektörel eleştiriler hakkında Bakanlığınızın değerlendirmesi nedir? Uzmanların mesleki bağımsızlığını güçlendirecek bir düzenleme planlanmakta mıdır?
  9. OSGB sistemi kapsamında hizmet kalitesinin ölçülmesine yönelik resmi bir performans veya kalite değerlendirme mekanizması bulunmakta mıdır?
  10. İSG eğitim sisteminin niteliğinin artırılması ve davranış değişikliği üretme kapasitesinin güçlendirilmesine yönelik somut mevzuat veya uygulama değişiklikleri planlanmakta mıdır?
  11. İSG-KATİP verilerinin erken uyarı sistemi, risk haritalaması veya büyük veri analizi gibi önleyici mekanizmalarda kullanılmasına yönelik dijital dönüşüm projeleri bulunmakta mıdır?

Mevcut İSG modeli gerçekten riskleri azaltmaya uygun bir sistem mi, yoksa kağıt üzerinde işleyen bir yapı mı?” Bu soruyu da hep birlik de düşünelim

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar (0 Yorum)
Yorum Sıralaması:

Diğer Yazıları

Eğitim Yaşam Çevre Tarım Bursa Gunlugu Asayiş Dünya Resmi İlanlar Siyaset
Anasayfa Kategoriler YOUTUBE
ÜYE VE KÖŞE YAZARI GİRİŞİ
GİRİŞ BAŞARILI YÖNLENDİRİLİYOR
GİRİŞ BAŞARISIZ !