x


x
x
Masa Başında İş Güvenliği Olmaz!

İş güvenliği sahada başlar. Bürokrat odalarından yönetilen, liyakatsiz kadrolarla doldurulmuş bir sistem artık kâğıt üstünde bile işlemiyor.

Türkiye’de iş kazaları durmuyor, canlar yitip gidiyor. Her facianın ardından aynı cümleleri duyuyoruz: “Soruşturma başlatıldı, sorumlular cezalandırılacak.”

Lakin gerçekte hiçbir şey değişmiyor. Çünkü bu ülkenin iş güvenliği politikaları, hâlâ sahadan kopuk ve liyakatsiz bir avuç bürokratın masa başında aldığı kararlara teslim edilmiş durumda.

Çalışma Bakanlığı ve İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü, yıllardır göstermelik yönetmelikler, sayfalar dolusu talimatlar yayımlıyor. Ancak; ne sahaya iniyorlar, ne de işçinin, uzmanın, sendikanın sesini duyuyorlar. Sanki iş güvenliği; dosya numarasıyla, Excel tablosuyla, denetim formuyla sağlanacak bir şeymiş gibi davranıyorlar.

Oysa artık masa başında bile işler yürümüyor

Bunun en acı örneğini geçtiğimiz günlerde yaşadık: Bir parfüm atölyesinde meydana gelen patlamada gencecik canlarımızı yitirdik. Üstelik bu işyeriyle ilgili, patlamadan önce CİMER’e yapılmış detaylı bir şikâyet başvurusu olduğu ortaya çıktı.

Yani devletin elinde uyarı vardı, bilgi vardı, ihbar vardı.

Fakat “masa başındakiler” bunu bile araştırmamış.

Göz göre göre gelen bir faciaya yine seyirci kalındı.

Sorun sadece ilgisizlik değil, liyakat eksikliği

İş sağlığı ve güvenliği gibi hayatî bir alanda, bilgiye ve deneyime değil, koltuğa sadakat esas alındığında sistem çürür.

Sahadan anlamayan, riskin ne olduğunu bilmeyen, tek derdi mevki korumak olan bürokratlar, bu ülkenin iş güvenliği sistemini felce uğratmıştır.

Bugün bakanlıkta ve bağlı kurumlarda alınan pek çok karar, sahadaki gerçeği değil, koltuğunu kaybetmek istemeyen yöneticilerin “yukarıya hoş görünme” refleksini yansıtıyor.

Ve daha acısı: İşini yapmayan liyakatsiz bürokratlar yerine, sahada canla başla çalışan iş güvenliği uzmanları yargılanıyor.

Bir faciadan sonra kameralar kapanınca, dosyalar açılıyor ve faturalar hep en alttakine kesiliyor.

Oysa o uzman, çoğu zaman defalarca uyarmış, rapor yazmış, risk bildirmiştir.

Buna rağmen kimse duymamıştır.

Gerçeği görmezden gelenler dokunulmaz, uyaranlar ise sanık sandalyesine oturtulmuştur.

İşte bu tablo, sistemin nasıl çürüdüğünün en net göstergesidir.

Her gün bir başka işçi “önlenebilir” bir kazada yaşamını yitiriyor. Oysa bakanlık hâlâ kendi istatistiklerini başarı öyküsü gibi sunuyor. Kâğıt üzerinde “iş kazaları azaldı” deniyor ama sahada her düşen işçi, bu rakamların yalanını haykırıyor.

STK’ların, sendikaların, sahadaki uzmanların dışlandığı, liyakatsiz kadroların yönettiği bir sistemde alınan hiçbir karar meşru değildir. İş güvenliği, yalnızca yönetmelik yazmakla değil, yaşam hakkını koruyacak bir sistem kurmakla mümkündür. O sistemin temeli ise masa başında değil, sahada atılır.

Artık göstermelik toplantılarla, süslü raporlarla, “önlem alıyoruz” demagojisiyle bu ülkenin emekçilerini oyalamayı bırakın.

Gerçek reform istiyorsanız, önce işçinin sesini duyun, liyakatli insanlara alan açın.

Çünkü masa başında yazılan her yönetmelik, sahada bir işçinin canına mal oluyor.

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar (0 Yorum)
Yorum Sıralaması:

Diğer Yazıları

Eğitim Yaşam Çevre Tarım Bursa Gunlugu Asayiş Dünya Resmi İlanlar Siyaset
Anasayfa Kategoriler YOUTUBE
ÜYE VE KÖŞE YAZARI GİRİŞİ
GİRİŞ BAŞARILI YÖNLENDİRİLİYOR
GİRİŞ BAŞARISIZ !