x


x
x
Denetimsizlik, İhmaller ve Görmezden Gelinen Uyarı

Kocaeli Dilovası’nda bugün yürekler bir kez daha yandı. Bir parfüm deposunda çıkan yangın ya da daha doğru ifadeyle “gözü göre göre gelen felaket” — 6 canı bizden aldı.

Ama bu yalnızca bir “yangın” değil; bu, 11 ay önce dilekçelere yazılan, CİMER’e iletilen, görmezden gelinen bir çığlığın yanarak kül oluşudur.

11 ay önce: “Bu iş yerinde usulsüzlük var” denmişti

İddialara göre, bu işletme bir vatandaş tarafından 11 ay önce CİMER’e şikayet edilmişti.
Şikayette, iş güvenliği bulunmadığı, SGK yapılmadığı, denetimlerin yetersiz olduğu, mevzuata aykırı çalışma koşulları bulunduğu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na belirtilmişti.
Yani devletin dijital hafızasında bu alarm çoktan çalmıştı.

Ama ne oldu?
Bir kez daha “gerekli inceleme başlatılmıştır” cümlesinin arkasına saklanıldı.
Klasik bürokratik sessizlik…
Ve bugün, altı kişi artık hayatta değil.

Sadece işveren mi suçlu?

Evet, parfüm deposu yanıcı kimyasallarla dolu bir yerdi.
Evet, belki bir kıvılcım yetti.
Ama asıl mesele şu: Bu risk aylar öncesinden biliniyordu.
Bu durumda yalnızca işletme sahiplerini değil, denetim zincirindeki her halkayı sorgulamak gerekiyor.

  • CİMER’e yapılan o şikayet, hangi masa üzerinde tozlandı?
  • Çalışma Bakanlığı müfettişleri neden o tesise gitmedi?
  • Belediye ve sanayi müdürlükleri ruhsat ve yangın tedbirleri konusunda hangi adımları attı?
  • Ve en acısı: Bu ölümler kimin imzasının görmezden gelinmesiyle yaşandı?

Hukuken kim sorumlu olabilir?

Türk Ceza Kanunu’nun 85. ve 89. maddeleri uyarınca taksirle ölüme sebebiyet verme suçu işlenmiş olabilir. Ama basit bir ihmalle değil; eğer uyarılara rağmen tedbir alınmadıysa, bu “bilinçli taksir” sınırlarını da aşar. Kamu görevlileri açısından da TCK 257 – görevi kötüye kullanma ve TCK 83 – ihmali davranışla kasten öldürme tartışması gündeme gelir. Bu durumda yalnızca işveren değil, denetim görevini yapmayan kamu görevlileri de 3 yıldan 21 yıla kadar hapisle yargılanabilir.

Yani mesele sadece “bir fabrikanın yanması” değil;
Bir devlet mekanizmasının sorumluluğundan kaçmasıdır.

11 aylık sessizlik hepimizin utancıdır

Bugün Dilovası’nda yanan sadece bir depo değil, devletin denetim refleksidir.
Bu yazıyı okuyan her yetkili bilsin:
CİMER’e yapılan her ihbar, bir vatandaşın canının bedeli olabilir.
Ve “dosya kapandı” dediğiniz her satır, bir gün adliye kapısında yeniden açılabilir.

Denetimsizlik, İhmaller ve Görmezden Gelinen Uyarı

Bildirimde bulunmayan iş güvenliği uzmanına 21 yıl ceza isteyip yargılayanlar. Bildirim yapılınca gereğini 11 aydır yapmayan kamu görevlileri için ne yapacak, Kimler yargılanabilecek ?

Yazarımız, M. Fatih Tüten, 29 Ocak 2025 tarihli köşe yazısında da “Denetim Eksikliği İş Güvenliğini Tehdit Ediyor” başlığıyla benzer bir uyarıda bulunmuştu. O yazıda, iş kazalarının önlenebilmesi için denetim süreçlerinin yerele yayılması gerektiğini vurgulamıştı. 
29 Ocak 2025’te yayımlanan Denetim Eksikliği İş Güvenliğini Tehdit Ediyor başlıklı yazımızda, mevcut sistemin yetersizliğini dile getirmiş; iş kazalarının önlenmesi için denetimlerin sadece bakanlık düzeyinde değil, yerel yönetimlerle birlikte yürütülmesi gerektiğini belirtmişti.

Bugün yaşanan facia, o uyarıların ne kadar yerinde olduğunu bir kez daha gösterdi.

"Denetim Eksikliği İş Güvenliğini Tehdit Ediyor" yazısına ulaşmak için tıklayabilirsiniz.

M. Fatih TÜTEN | Yazar

İSG Haber İmtiyaz Sahibi & TİGEP Derneği Başkanı

İSG Haber Instagram sayfamıza ulaşmak için tıklayabilirsiniz.

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar (0 Yorum)
Yorum Sıralaması:

Diğer Yazıları

Eğitim Yaşam Çevre Tarım Bursa Gunlugu Asayiş Dünya Resmi İlanlar Siyaset
Anasayfa Kategoriler YOUTUBE
ÜYE VE KÖŞE YAZARI GİRİŞİ
GİRİŞ BAŞARILI YÖNLENDİRİLİYOR
GİRİŞ BAŞARISIZ !