x


x
x
Türkiye’de Emisyon Ticaret Sistemi’nin kurulması CBAM ile ilişkisi ve TSRS 2 kapsamında emisyon raporlaması

İklim değişikliğiyle mücadelede piyasa temelli politika araçları, sera gazı emisyonlarının azaltılmasında giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Bu araçların başında gelen Emisyon Ticaret Sistemi (ETS), belirli sektörler için toplam bir emisyon üst sınırı (cap) belirleyerek, bu sınır dâhilinde emisyon izinlerinin ticaretine olanak tanımaktadır. ETS, emisyon azaltımını ekonomik açıdan rasyonel hâle getirirken, karbon fiyatlandırması yoluyla düşük karbon teknolojilerine yatırım kararlarını yönlendirmektedir (World Bank, 2023).

Türkiye açısından ETS, yalnızca çevresel bir politika aracı değil; aynı zamanda Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) ve Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) ile doğrudan bağlantılı, çok boyutlu bir uyum sürecinin temel bileşenidir. Bu üçlü yapı, iklim politikası, ticaret rekabeti ve finansal şeffaflık unsurlarını bir araya getirerek, işletmeler için yeni bir operasyonel ve stratejik çerçeve oluşturmaktadır.

Türkiye’de Emisyon Ticaret Sistemi’nin kurulması

Türkiye’de ETS’nin kurulmasına yönelik çalışmalar, 7552 sayılı İklim Kanunu ve ilgili ikincil mevzuat taslakları çerçevesinde yürütülmektedir. Kanun, emisyon ticaretinin yanı sıra karbon vergisi gibi tamamlayıcı fiyatlandırma araçlarına da zemin hazırlamaktadır (Resmî Gazete, 2024). Planlanan sistem, öncelikle enerji, çimento, demir-çelik, kimya ve alüminyum gibi yüksek emisyonlu ve CBAM’dan etkilenme potansiyeli yüksek sektörleri kapsayacak şekilde tasarlanmıştır.

Pilot uygulama döneminde, izleme, raporlama ve doğrulama (MRV) altyapısının oluşturulması, sektörel baz çizgilerinin belirlenmesi ve piyasa katılımcılarının kapasitesinin geliştirilmesi hedeflenmektedir. Tam uygulama aşamasında ise emisyon izinlerinin ücretsiz tahsis ve müzayede yöntemleriyle dağıtılması ve piyasada işlem görmesi öngörülmektedir. Türkiye ETS’sinin temel amacı, ulusal sera gazı emisyonlarını kontrol altına almak ve Paris Anlaşması kapsamında belirlenen 2053 net sıfır emisyon hedefi ile uyumlu bir azaltım patikasına geçişi sağlamaktır (ÇŞİDB, 2023). Bu sistem, işletmeler için emisyonların yalnızca çevresel değil, aynı zamanda doğrudan bilanço etkisi olan finansal bir değişken hâline gelmesine neden olmaktadır.

ETS ve sınırda karbon düzenleme mekanizması (CBAM) arasındaki ilişki

CBAM, Avrupa Birliği Emisyon Ticaret Sistemi (EU ETS) ile doğrudan bağlantılı bir mekanizma olup, AB’ye ithal edilen belirli ürünlerin gömülü karbon emisyonları üzerinden mali yükümlülük getirmektedir (AB Regülasyon 2023/956). CBAM’ın temel amacı, karbon kaçağını (carbon leakage) önlemek ve AB içindeki üreticiler ile üçüncü ülke üreticileri arasında rekabet eşitliği sağlamaktır.

Türkiye’nin AB ile olan yoğun ticaret hacmi dikkate alındığında, ETS’nin kurulması CBAM kapsamında ödenecek karbon maliyetlerinin azaltılması açısından kritik öneme sahiptir. CBAM mevzuatı, ithalatçıların, ihracatçı ülkede ödenmiş olan bir karbon fiyatını (effective carbon price) CBAM sertifikası maliyetinden düşebileceğini öngörmektedir. Dolayısıyla, ulusal bir ETS’ye sahip olan ve bu sistemde karbon fiyatı ödeyen Türkiye menşeli işletmeler, AB’ye ihracatta CBAM kapsamında ödeyecekleri nihai maliyeti azaltma imkânına kavuşacaktır. Bu durum, ETS’yi Türkiye için yalnızca bir çevre politikası değil, aynı zamanda stratejik bir ticaret ve rekabet koruma aracı hâline getirmektedir. Etkin bir ETS’nin yokluğunda, Türkiye’nin CBAM’a ödeyeceği net maliyet artacak ve ihracatçı sektörlerin rekabet gücü olumsuz etkilenecektir (Bruegel, 2022).

TSRS 2 ve emisyon raporlamasının ETS ile entegrasyonu

Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları’nın ikinci bileşeni olan TSRS 2, işletmelerin iklimle ilgili risk, fırsat ve performanslarını şeffaf bir şekilde açıklamalarını zorunlu kılmaktadır. TSRS 2, özellikle sera gazı emisyonlarının ölçülmesi, raporlanması ve hedeflerle ilişkilendirilmesi açısından ETS ve CBAM ile güçlü bir entegrasyon ve veri altyapısı sunmaktadır. Bu standart, finansal olmayan bilgilerin finansal karar alma süreçleriyle bütünleşmesini sağlayarak, karbon fiyatı risklerinin şirket değerlemesine yansıtılmasına olanak tanır (KGMDS, 2024).

TSRS 2 – Temel emisyon raporlama maddeleri

· TSRS 2 Madde 29: İşletmeler, Kapsam 1 (doğrudan) ve Kapsam 2 (enerji kaynaklı dolaylı) sera gazı emisyonlarını mutlak değerler olarak açıklamakla yükümlüdür. Bu veri, ETS kapsamındaki tesis bazlı raporlamanın temelini oluşturur.
· TSRS 2 Madde 30: Emisyonlar, kapsamlarına göre ayrıştırılarak raporlanmalıdır. Kapsam 1 emisyonları, ETS yükümlülüklerinin ve CBAM kapsamındaki gömülü emisyon hesaplamalarının doğrudan girdisidir.
· TSRS 2 Madde 32: İşletmeler, emisyon yoğunluğu göstergelerini (örn., ton ürün başına CO2-eşdeğeri) ve bunların finansal performansla ilişkisini açıklamalıdır. Bu gösterge, ETS ve CBAM maliyetlerinin üretim verimliliği üzerindeki etkisini ölçmede kullanılır.
· TSRS 2 Madde 34: İklimle ilgili fiziksel ve geçiş riskleri ile bu risklerin finansal etkileri raporlanmalıdır. ETS’den kaynaklanan izin maliyetleri ve CBAM’dan doğan vergi yükümlülükleri, tipik geçiş riskleri olarak bu maddede ele alınmalıdır.
· TSRS 2 Madde 36: İşletmeler, emisyon azaltım hedeflerini (mutlak veya yoğunluk bazlı) ve bu hedeflere ulaşmak için belirlenen stratejileri (enerji verimliliği, yenilenebilir enerji geçişi vb.) açıklamalıdır. Bu hedefler, ETS kapsamındaki uzun vadeli azaltım yükümlülükleri ile uyumlu olmalıdır.

TSRS 2 ile birebir eşleştirilmiş emisyon raporlaması örnekleri

1. Kurumsal Emisyon Raporlaması

TSRS 2 Madde 29 ve 30 kapsamında bir işletmenin yıllık emisyon raporlaması şu şekilde sunulabilir: İşletmenin 2024 raporlama döneminde toplam sera gazı emisyonu 1.250.000 ton CO₂ eşdeğeridir. Bu emisyonların %68’i (850.000 ton) Kapsam 1 (doğrudan) emisyonlardan, %22’si (275.000 ton) Kapsam 2 (enerji kaynaklı dolaylı) emisyonlardan, %10’u (125.000 ton) ise Kapsam 3 (değer zinciri kaynaklı diğer dolaylı) emisyonlardan oluşmaktadır. Emisyon verileri, Türkiye ETS mevzuatı ve GHG Protokolü’ne uygun metodoloji ile hesaplanmış ve bağımsız bir doğrulayıcı kuruluş tarafından onaylanmıştır.

2. ETS kapsamında tesis bazlı emisyon açıklaması

TSRS 2 Madde 29 ve 34 kapsamında: Bir çimento üretim tesisinin 2024 yılı toplam Kapsam 1 emisyonu 1.125.000 ton CO₂ eşdeğeridir. Tesis için tahsis edilen ücretsiz emisyon izni 1.000.000 ton CO₂ eşdeğeri olup, kalan 125.000 tonluk fark için piyasadan emisyon izni satın alınması gerekmektedir. Piyasa fiyatının ton başına 50 Euro olduğu varsayıldığında, bu yükümlülük işletme için 6.25 milyon Euro’luk bir nakit çıkışı riski oluşturmakta ve TSRS 2 kapsamında finansal etkisi belirtilmesi gereken bir geçiş riski olarak raporlanmaktadır.

3. Emisyon yoğunluğu ve performans göstergeleri

TSRS 2 Madde 32 kapsamında: İşletmenin 2024 yılı emisyon yoğunluğu, ton ürün başına 0,78 ton CO₂ eşdeğeri olarak gerçekleşmiştir. Net satış geliri başına emisyon yoğunluğu ise 0,42 ton CO₂ eşdeğeri/milyon TL seviyesindedir. İşletme, enerji verimliliği yatırımları ve alternatif düşük karbonlu hammadde kullanımı yoluyla, 2030 yılına kadar ürün başına emisyon yoğunluğunu %35 oranında azaltmayı hedeflemektedir. Bu hedefe ulaşılması, ETS kapsamında satın alınması gereken izin miktarını ve buna bağlı mali yükü azaltacaktır.

4. CBAM kapsamında ürün bazlı emisyon beyanı

TSRS 2 Madde 34 ve 36 kapsamında: AB’ye ihraç edilen sıcak haddelenmiş çelik ürününün ortalama gömülü emisyon değeri, üretim sürecine ait detaylı Kapsam 1 emisyonları dikkate alınarak 2,1 ton CO₂ eşdeğeri/ton ürün olarak hesaplanmıştır. Bu değer, CBAM idari beyanında kullanılmak üzere kayıt altına alınmıştır. İşletme, doğalgazdan hidrojene geçiş ve elektrik ark ocaklarında yenilenebilir enerji kullanımına yönelik yatırım planını hayata geçirerek, 2028 yılına kadar bu değeri 1,5 ton CO₂ eşdeğeri/ton seviyesine indirmeyi hedeflemektedir. Bu azaltım, CBAM maliyetlerini düşürecek ve ürünün AB pazarındaki rekabetçiliğini artıracaktır.

Sonuç

Türkiye’de ETS’nin kurulması, yalnızca ulusal iklim hedeflerine ulaşmak için değil, aynı zamanda AB ile ticari ilişkilerin sürdürülebilirliği ve ihracatçı sektörlerin rekabet gücünün korunması açısından da kritik önemdedir. CBAM ile doğrudan bağlantılı olan ETS, şirketlerin karbon maliyetlerini proaktif bir şekilde yönetebilmesi ve bu maliyetleri minimize edecek dönüşüm stratejileri geliştirebilmesi için stratejik bir araçtır.

TSRS 2 kapsamında zorunlu hâle gelen kapsamlı ve standartlaştırılmış emisyon raporlaması ise, ETS ve CBAM uyumunun kurumsal düzeyde şeffaf, karşılaştırılabilir ve denetlenebilir biçimde sağlanmasını mümkün kılmaktadır. Bu üç politika aracının (ETS, CBAM, TSRS 2) sinerjik etkisi, emisyon verilerini ve iklim risklerini, çevresel bir gösterge olmanın ötesine taşıyarak, kurumsal yönetişimin, stratejik planlamanın ve finansal karar alma süreçlerinin merkezine yerleştirmektedir. Türk iş dünyasının bu entegre çerçeveye uyum sağlaması, hem çevresel sürdürülebilirlik hem de ekonomik dayanıklılık açısından kaçınılmaz bir gerekliliktir.

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar (0 Yorum)
Yorum Sıralaması:

Diğer Yazıları

Eğitim Yaşam Çevre Tarım Bursa Gunlugu Asayiş Dünya Resmi İlanlar Siyaset
Anasayfa Kategoriler YOUTUBE
ÜYE VE KÖŞE YAZARI GİRİŞİ
GİRİŞ BAŞARILI YÖNLENDİRİLİYOR
GİRİŞ BAŞARISIZ !