x


x
x
Sıfır İş Kazası: Gerçekçi Hedef mi, Yoksa Hayal mi?

Erdinç Demir Yazdı: Sıfır İş Kazası: Gerçekçi Hedef mi, Yoksa Hayal mi?

İş sağlığı ve güvenliği alanında yıllardır dillendirilen bir hedef var: “Sıfır iş kazası.” Peki bu hedef gerçekten ulaşılabilir mi, yoksa sadece iyi niyetli bir temenniden mi ibaret? Bu sorunun cevabını ararken, hem bir iş güvenliği uzmanı hem de sahada yıllarca emek vermiş biri olarak gördüklerim, düşündüklerim ve sorguladıklarım var.

İş Kazası Nedir?

G331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na göre iş kazası, işyerinde yürütülen faaliyet sırasında meydana gelen ve çalışanı bedenen ya da ruhen etkileyen olaydır. Aynı şekilde Almanya’da SGB VII (Sosyal Güvenlik Kanunu Bölüm 7) kapsamında bir “Berufsunfall” (meslek kazası) olarak tanımlanır.

Her iki ülkede de kazaların bildirimi zorunludur. Ancak asıl mesele bildirmek değil, önlemektir.

“Sıfır Kaza” Hedefi Nereden Çıktı?

“Sıfır iş kazası” ilk olarak proaktif iş güvenliği yönetimi anlayışının bir parçası olarak ortaya çıktı. Bu hedefin altında yatan fikir şuydu: “Her iş kazası önlenebilir.” Kağıt üzerinde kulağa mantıklı geliyor. Ancak sahaya indiğinizde bu hedefin gerçekçi mi yoksa baskı aracı mı olduğuna dair ciddi tartışmalar var.

Almanya’da “Sıfır Kaza” Uygulamaları

Almanya, iş güvenliği kültürü konusunda dünyanın önde gelen ülkelerinden biridir. BG Bau, DGUV ve Arbeitsschutzgesetz (ArbSchG) gibi kurumlar ve yasalar, işyerlerinde sürekli iyileştirmeyi hedefler. Almanya’da bazı büyük firmalar “Vision Zero” (Vizyon Sıfır) programlarını uygulamaktadır.
Örnek:

Bir inşaat firmasında “Vision Zero” uygulaması kapsamında:

  • • Günlük risk değerlendirmesi yapılır.
  • • Çalışanlar her sabah 15 dakikalık güvenlik brifingi alır.
  • • Güvenli davranışı teşvik eden prim sistemi vardır.
  • • Ancak hedefe ulaşılamasa da, bu süreç çalışanı suçlamadan öğrenmeye yöneliktir.


Burada fark şudur: Almanya’da “sıfır kaza” hedefi motivasyon aracıdır, ceza değil.

Türkiye’de Durum Nasıl?

Türkiye’de de büyük inşaat şirketleri, enerji firmaları veya organize sanayi bölgelerinde bu hedefler konulmakta. Ancak:

  • • Bazı işverenler bu hedefi yıllık performans kriteri haline getiriyor.
  • • “Sıfır kaza” baskısı, kazaları bildirmeme eğilimine yol açabiliyor.
  • • Uzman ve çalışan arasında güven sarsılıyor.

Örnek:
Bir taşeron işçisi merdivenden düştü ama rapor edilmedi. Çünkü işveren “sıfır kaza” istiyor. Peki sonuç? Yaralanma gizlendi, tedavi gecikti, güvensizlik arttı.

Gerçekçi Yaklaşım: Hedef Değil, Süreç Odaklılık

Sıfır iş kazası yerine şu soruları sormalıyız:

  • • Riskleri ne kadar iyi analiz ediyoruz?
  • • Çalışanı sürece ne kadar dahil ediyoruz?
  • • Eğitimler ne kadar içselleştirilmiş?
  • • Hatalardan öğreniyor muyuz, yoksa sadece suçlu mu arıyoruz?

Yasalar Ne Diyor?

Türkiye:

  • • C331 Sayılı Kanun Madde 4: İşveren, iş kazalarını önlemekle yükümlüdür.
  • • Madde 17: Çalışanlara düzenli eğitim verilmelidir.
  • • Madde 10: Risk değerlendirmesi zorunludur.


Almanya:

  • • ArbSchG S3: İşveren, çalışanların güvenliğini sağlamakla yükümlüdür.
  • • DGUV Vorschrift 1: Her kaza potansiyeli analiz edilmelidir.
    Sonuç olarak Hayal Değil Ama Süreçtir.

Evet, sıfır iş kazası ulaşılması zor bir hedeftir. Ancak asıl mesele hedefin niçin konulduğu ve nasıl kullanıldığıdır. Baskı unsuru değil, sürekli gelişim anlayışı olmalıdır. Kazaları saklamak yerine nedenlerini analiz etmek, çalışanları korkutmak yerine bilinçlendirmek en sağlıklı yoldur.

Sıfır kazayı hedefleyelim, ama bu uğurda gerçekleri örtmeyelim.

​​​​​​​Erdinç Demir İş Güvenliği Uzmanı & Asbest Söküm Uzmanı

 

 

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar (0 Yorum)
Yorum Sıralaması:
Eğitim Yaşam Çevre Tarım Bursa Gunlugu Asayiş Dünya Resmi İlanlar Siyaset
Anasayfa Kategoriler YOUTUBE
ÜYE VE KÖŞE YAZARI GİRİŞİ
GİRİŞ BAŞARILI YÖNLENDİRİLİYOR
GİRİŞ BAŞARISIZ !