Dr. M. Tahir Soydal: Sıcak hava artık risk değerlendirmesine girmelidir
11:44Tuzla’da çakmak fabrikası alevlere teslim oldu
11:56KARDEMİR’de Stajyer Genç İş Kazasında Hayatını Kaybetti
10:41MASKİ Saha Personeline İSG Eğitimi
12:27Limanlarda İş Güvenliği Hayati Önem Taşıyor
23:16Niğde OSB’de Plastik Fabrikasında Yangın!
14:19Aliağa Nemport Limanı’nda Konteyner Yangını
13:44Sanayide "Çocuk İşçi" Tartışması: 8 Yaşındaki Çırak Tepki Çekti
12:56DeFacto'dan 'Küçülme' Kararı: 450 İşçi İşsiz Kaldı!
12:57Tekirdağ'da Kimyasal Kazana Düşen İşçi Hayatını Kaybetti
Geleceğimizin güvencesi olan gençler, her yıl mezuniyet törenlerinden sonra birer birer iş hayatına atılıyor. Ancak bu geçiş çoğu zaman bilinçli bir hazırlıkla değil; bilinmezlik, bilgisizlik ve çaresizlikle oluyor.
Diploma alan bir genç, işe başlarken hangi risklerle karşılaşacağını bilmiyor. İşyerinde nasıl korunması gerektiği konusunda bir fikri yok. En temel hakkı olan “güvenli çalışma ortamı”nı talep edecek bilince çoğu zaman sahip değil.
Peki bu tablo kader mi? Elbette hayır.
Çözüm aslında oldukça net: İş güvenliği eğitimi okul sıralarındayken başlamalıdır.
Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliği, 6331 Sayılı Kanun’la çerçevesi çizilmiş bir hak olarak görünür. Ancak bu hak, gençlerin dünyasında çoğu zaman mezun olduktan sonra, işyerinde bir tehlikeyle karşılaştığında gündeme gelir. Meslek liselerinde, çıraklık merkezlerinde ve staj programlarında iş güvenliği eğitimi verilmesi yasal olarak zorunlu gibi görünse de, uygulamada birçok eksiklik göze çarpar:
• Eğitimler çoğu zaman sınav geçmek için ezberletilen teorik bilgilerle
sınırlıdır.
• Staj gören öğrenciler, işyerinde sigortalanmadan veya eğitimsiz şekilde tehlikeli işlere yönlendirilir.
• Öğrencilerin karşılaştıkları riskler, “mesleğin cilvesi” olarak görülür.
Oysa bu gençler, geleceğin ustaları, teknisyenleri, mühendisleri ve operatörleridir. Onları korumak, sadece yasal değil ahlaki bir zorunluluktur.
Almanya’da iş sağlığı ve güvenliği kültürü, okul yıllarında başlar. Özellikle meslek eğitimi alan öğrenciler için sistematik bir yaklaşım vardır:
• Berufsschule (meslek okulu) öğrencileri, uygulamalı iş güvenliği eğitimi alır.
• Staj veya uygulamalı eğitim öncesi mutlaka Grundunterweisung (temel güvenlik eğitimi) verilir.
• Eğitim kurumları, öğrenciyi işyerine göndermeden önce “çalışma ortamında
hangi risklerle karşılaşacağını” açıkça belirtir.
• İşverenler de, genç çalışanlara yönelik özel koruma hükümlerine (Jugendarbeitsschutzgesetz) tabidir.
Örneğin 18 yaş altı bir stajyere Almanya’da kimyasal, elektriksel veya yüksekten çalışma gibi tehlikeli işler yaptırılamaz. Türkiye’de ise bu işler çoğu zaman “ustanın yanında öğrenirsin” diyerek tecrübesiz bir gence bırakılır.
• Emniyet kemeri veya baret takmadan yüksekten çalışma
• Elektrik panolarına bilinçsizce müdahale
• Kimyasal temizlik ürünlerine eldivensiz temas
• Ergonomik olmayan işlerde uzun süre çalıştırılma
• İşin psikolojik yükünü taşıyamama: stres, baskı, mobbing
Genç çalışanlar, hem fiziksel hem de zihinsel olarak bu risklere daha açık bir gruptur. Bu nedenle özel korunmaları gerekir.
İş güvenliği eğitimi sadece tehlikeden korunmayı değil, hak bilincini, sorumluluğu ve farkındalığı da kazandırır.
Bir öğrenci şunu öğrendiğinde: “Benim sağlığım işten daha değerlidir.” Artık sadece iyi bir çalışan değil, aynı zamanda bilinçli bir birey olur. Sorgular, talep eder, hata yapmaktan değil, önlem almamaktan korkar.
• İlkokuldan itibaren “yaşam güvenliği” eğitimi verilmeli. (deprem, yangın,
basit iş kazaları farkındalığı)
• Meslek liselerinde iş güvenliği dersleri uygulamalı hale getirilmeli.
• Staj programlarına katılan öğrenciler, iş sağlığı ve güvenliği uzmanları tarafından özel olarak bilgilendirilmeli.
• Genç çalışanlara yönelik özel rehberlik sistemleri kurulmalı.
• Okul yönetimleri, sadece başarı değil, güvenli uygulama üzerinden de değerlendirme yapmalı.
Sonuç
Gençleri sadece işe değil, güvenli işe hazırlamak zorundayız.
Okullar sadece bilgi değil, hayatta kalma kültürü de vermelidir.
Bir gencin ilk iş gününün, aynı zamanda son günü olmasını engellemenin tek yolu budur.
İş güvenliği eğitimi, ertelenemez. Gençlik, göz göre göre feda edilemez.
Erdinç Demir | Yazar
İş Güvenliği Uzmanı & Asbest Söküm Uzmanı
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir