Dr. M. Tahir Soydal: Sıcak hava artık risk değerlendirmesine girmelidir
11:44Tuzla’da çakmak fabrikası alevlere teslim oldu
11:56KARDEMİR’de Stajyer Genç İş Kazasında Hayatını Kaybetti
10:41MASKİ Saha Personeline İSG Eğitimi
12:27Limanlarda İş Güvenliği Hayati Önem Taşıyor
23:16Niğde OSB’de Plastik Fabrikasında Yangın!
14:19Aliağa Nemport Limanı’nda Konteyner Yangını
13:44Sanayide "Çocuk İşçi" Tartışması: 8 Yaşındaki Çırak Tepki Çekti
12:56DeFacto'dan 'Küçülme' Kararı: 450 İşçi İşsiz Kaldı!
12:57Tekirdağ'da Kimyasal Kazana Düşen İşçi Hayatını Kaybetti
İş güvenliği alanında çalışan herkesin çok iyi bildiği ama çoğu zaman yeterince üzerinde durulmayan bir konu vardır: Ramak kala olaylar.
Ramak kala olay; bir kazanın gerçekleşmesine çok az bir zaman ya da mesafe kala atlatılan durumdur. Bir makineden kopan bir parçanın birkaç santimetre farkla kimseye çarpmaması, yüksekte çalışan bir işçinin ayağının kayıp son anda tutunması ya da bir malzemenin tam çalışanların bulunduğu yere düşmeden önce başka bir yere çarpması…
Yani kısaca, bir kazanın “neredeyse” yaşandığı anlardır.
Ancak sahaya baktığımızda şunu açıkça görürüz: Bu olayların büyük çoğunluğu hiçbir zaman anlatılmaz. Çalışanlar yaşadıkları ya da gördükleri tehlikeli durumları çoğu zaman kendilerine saklar. O an atlatılmıştır, kimse zarar görmemiştir ve iş hayatı kaldığı yerden devam eder. Ama asıl soru şudur: Neden anlatılmaz?
Bunun birçok nedeni vardır.
Öncelikle çalışanlar çoğu zaman suçlanmaktan çekinir. Bir ramak kala olayı anlattıklarında “Nasıl oldu?”, “Neden dikkat etmedin?” gibi sorularla karşılaşacaklarını düşünürler. Bu nedenle birçok kişi yaşanan olayı anlatmak yerine sessiz kalmayı tercih eder.
Bir diğer neden ise bazı iş yerlerinde hâlâ hâkim olan “suçlu arama” anlayışıdır. Olayın nedenini araştırmak yerine olayın sorumlusunu bulmaya çalışmak, çalışanların güven duygusunu zedeler. Böyle bir ortamda insanlar gördükleri tehlikeleri paylaşmak yerine susmayı seçer.
Bazen de olayın ciddiyeti fark edilmez. Çünkü ortada yaralanma yoktur. Çoğu zaman şu cümle duyulur:
“Bir şey olmadı ya, boş ver."
Oysa iş güvenliği açısından bakıldığında ramak kala olaylar son derece değerlidir. Çünkü bu olaylar, gerçekleşebilecek kazaların önceden verdiği sinyallerdir. Bir başka deyişle, yaşanmamış kazaların bize bıraktığı ipuçlarıdır. İş kazaları çoğu zaman aniden ortaya çıkmaz. Öncesinde küçük hatalar, dikkate alınmayan uyarılar ve anlatılmayan ramak kala olaylar vardır.
Bugün yaşanmayan bir kaza, yarın yaşanmayacağı anlamına gelmez.
Eğer iş yerlerinde gerçek bir iş güvenliği kültürü oluşturmak istiyorsak çalışanların gördükleri tehlikeleri rahatlıkla paylaşabildiği bir ortam oluşturmak zorundayız. İnsanların konuşmaktan korkmadığı, hata yaptığında cezalandırılmadığı, aksine bu durumların öğrenme fırsatı olarak değerlendirildiği bir sistem kurulmalıdır.
Çünkü bazen anlatılan küçük bir olay, ileride yaşanabilecek çok büyük bir kazanın önüne geçebilir.
Unutulmamalıdır ki güvenli çalışma ortamları yalnızca kurallar ve yönetmeliklerle değil, aynı zamanda açık iletişim ve güven kültürüyle oluşur. Ve belki de iş güvenliğinde en önemli başarı, gerçekleşen kazaları konuşmak değil, hiç yaşanmayan kazaları sağlayabilmektir.
Erdinç Demir | İş Güvenliği Uzmanı & Asbest Söküm Uzmanı
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir