Fikret A. için adalet buluşmalarının ilki İzmir’de gerçekleşti
12:06Afşin-Elbistan Termik Santralinde Patlama Sonrası Yangın
09:38Ankara'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti 20 işçi yaralandı
12:362025 SGK verileri açıklandı: İş kazalarında artış devam ediyor
04:58Bakan Işıkhan müjdeyi verdi: İsg harcamalarında kamu modeli geliyor!
11:44Tuzla’da çakmak fabrikası alevlere teslim oldu
30 Aralık 2022’de meydana gelen vinç devrilmesi sonucu yaşanan olay nedeniyle 12,5 yıl hapis cezasına çarptırılan ve istinaf sürecinde tutuklanan iş güvenliği uzmanı Fikret A. için çeşitli şehirlerde adalet buluşmaları düzenlenecek.
18.10.2026 - 08:04
YAYINLANMA18.10.2026 - 20:07
GÜNCELLEME
30 Aralık 2022’de meydana gelen vinç devrilmesi sonucu yaşanan olay nedeniyle 12,5 yıl hapis cezasına çarptırılan ve istinaf sürecinde tutuklanan iş güvenliği uzmanı Fikret A. için çeşitli şehirlerde adalet buluşmaları düzenlenecek.
Antalya İş Sağlığı ve Güvenliği Derneği, Ege İş Sağlığı ve Güvenliği Federasyonu, İş Güvenliği Uzmanları Birlik Platformu, İş Sağlığı ve Güvenliği Dernekleri Federasyonu, Kırmızı Baret Platformu ve Tüm İş Sağlığı ve Güvenliği Derneği’nin destek verdiği buluşmaların, meslektaşlarına yönelik dayanışma ve adalet çağrısı amacı taşıdığı belirtildi.
Etkinliklerin 19 Ekim’de İzmir Adliyesi’nde, 22 Ekim’de Antalya Attalos Meydanı’nda ve 25 Ekim’de İstanbul Süreyya Operası önünde gerçekleştirilmesi planlanıyor.

Buluşmaları düzenleyen platform ve derneklerin ortak basın açıklamasını aynen aktarıyoruz:
ÜÇ RAPOR, ÜÇ FARKLI SONUÇ!
ADALET HANGİSİNE GÖRE DAĞITILIYOR?
Değerli Basın Mensupları,
Kıymetli Meslektaşlarımız,
Ve Değerli Kamuoyu
30 Aralık 2022’de İzmir Bornova’da meydana gelen vinç kazasında altı işçi yaşamını yitirdi, üç işçi yaralandı!
Altı canımızı kaybettik.
Altı ailenin hayatı değişti.
Ve geride yanıtlanması gereken sorular kaldı!Hayatını kaybeden işçilerin aileleri adalet istiyor. Biz de adalet istiyoruz!
Ama adalet, yalnızca kişileri cezalandırmak değildir. Adalet, bu facianın nasıl meydana geldiğini ortaya çıkarmaktır. Kim karar aldı, kim yetkiliydi, kim hangi önlemi almak zorundaydı? Gerçek sorumluları belirlemek ve bir daha böyle acılar yaşanmaması için gerekenleri yapmaktır!
Bugün soruyoruz: Aynı kazaya ilişkin üç bilirkişi raporu, nasıl oluyor da üç farklı sonuca ulaşabiliyor?
Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre; bir raporda kusur bulunmadığı, bir diğerinde tali kusur, üçüncüsünde ise asli kusur bulunduğu belirtiliyor.
Üç rapor!
Üç farklı değerlendirme!Ve meslektaşımız Fikret hakkında 12 yıl 6 ay hapis ve 3 yıl meslekten men cezası verildi!
Üstelik Fikret, karar duruşmasında tutuklandı!
Peki, hangi somut delil? Hangi ihmal? Hangi yetki?
Fikret’e yüklenen kusur nedir? Bu kusurun kazanın meydana gelmesiyle bağlantısı nasıl kurulmuştur? Farklı bilirkişi değerlendirmeleri mahkeme kararında nasıl ele alınmıştır?
Bunları bilmek istiyoruz!
Çünkü bir insanın özgürlüğü söz konusuysa, sorular cevapsız bırakılamaz. Çünkü adalet, varsayımlarla değil; bilimle, hukukla ve somut delillerle sağlanır!
Değerli arkadaşlar,
İş güvenliği uzmanı, işveren değildir!
Şantiyeyi, işyerini tek başına yöneten değildir!
Vinç operasyonunu sırf ünvanı nedeniyle yöneten değildir!
Her kararı veren, her yetkiye sahip olan kişi değildir!
Biz sorumluluklarımızdan kaçmıyoruz, yasanın doğru uygulanmasını istiyoruz!
6331 sayılı Kanun’un 8/2. Maddesine ve İş Sağlığı ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği’nin 6. Maddesine göre; sahadaki tehlikeler, uzman rehberliğinde risk değerlendirme ekibiyle birlikte tespit edilir. İş güvenliği uzmanının görevi; teknik bilgisiyle tespit ve önerileri işverene bildirmek ve rehberlik yapmaktır. Bildirilen bu eksiklikleri gidermek ve tedbirleri hayata geçirmek ise bütünüyle işverenin yükümlülüğüdür!
Gerçeği bir kez daha haykırıyoruz: Uzman, sahanın teknik gözü ve rehberidir!”
Soruyoruz:
Bir meslek unvanı, insanı her kazanın sorumlusu yapabilir mi?
İşverenin sorumlulukları görmezden gelinebilir mi?
Şantiye/İşyeri yönetiminin kararları araştırılmadan adalet sağlanabilir mi?
Vincin yükseltilmesini kim planladı? Kim yönetti?
Teknik önlemleri kim almak zorundaydı?
İşçilerin barınma konteynerlerinin yeri nasıl belirlendi?
Bütün bunlar araştırılmadan, bütün sorumluluk ilişkileri ortaya çıkarılmadan gerçek adalete ulaşılabilir mi?
Bizim itirazımız tam da bunadır!
Fikret A., sahadaki görülmemiş riski işverene sözlü ve yazılı resmi olarak tebliğ ederek mesleki rehberlik ve danışmanlık görevini tamamlamıştır. İşveren ve saha amirleri bu konteynerleri buradan kaldıramam ama vinç çalışmasında alan sınırlanmasını yapar, giriş-çıkışı engellerim ve konteynerlerin kullanılmamasını sağlarım demiştir.
İcrai yaptırım gücü olmayan iş güvenliği uzmanının, operasyonel kuralı uygulamayan işverenin ihmalinden ve yönetimsel kusurlarından sorumlu tutulması, ceza hukukunun illiyet bağı ve suçun şahsiliği ilkelerine aykırıdır.
Kusur, unvanla değil; somut delillerle belirlenmelidir!
İş kazalarının ardından bütün sorumluluğu iş güvenliği uzmanlarının üzerine yıkmak, işyerlerindeki tehlikeleri ortadan kaldırmaz. Uzmanları cezalandırmak, çalışma alanlarını güvenli hâle getirmez.
Gerçek sorumluları belirlemeden, gerçek nedenleri ortaya çıkarmadan, gerekli önlemleri almadan iş kazalarını önleyemeyiz!
Biz ayrıcalık istemiyoruz. Kimseye dokunulmasın demiyoruz. Hiç kimse sorumluluktan muaf tutulsun demiyoruz!
Herkes kendi eyleminden, kendi kusurundan ve kendi sorumluluğundan hesap versin diyoruz!
Bu nedenle;
Fikret hakkında verilen kararın bütün deliller ışığında yeniden incelenmesini istiyoruz!
Çelişkili olduğu belirtilen bilirkişi raporlarının açıklığa kavuşturulmasını, gerekiyorsa bağımsız ve yetkin bir heyetten yeni değerlendirme alınmasını istiyoruz!
İşverenin, şantiye/işyeri yönetiminin ve vinç operasyonunda görev alan herkesin somut sorumluluklarının araştırılmasını istiyoruz!
Fikret’in tutukluluk durumunun hukuka ve ölçülülük ilkesine uygun biçimde yeniden değerlendirilmesini; serbest bırakılmasını istiyoruz.
İş güvenliği uzmanlarına yönelik yaptırımlar adli yargıya taşınmadan yalnızca ceza puanı gibi idari tedbirlerle sınırlı tutulmalıdır. REHBERLİKTİR İŞİMİZ, SAHADIR YERİMİZ
Ve iş güvenliği uzmanlarının mesleki bağımsızlıklarının, bildirim haklarının ve iş güvencelerinin korunmasını istiyoruz!
Çünkü Sahada o an olmayan kısmi zamanlı uzmanın, anlık kural ihlallerini bilip eş zamanlı olarak Bakanlığa bildirmesi fiilen imkânsızdır ve ceza gerekçesi yapılamaz. Cezalar; Tedbirleri fiilen hayata geçirmeyen asıl sorumlulara uygulanmalıdır.
Değerli arkadaşlar,
Altı işçinin yaşam hakkı ile Fikret’in adil yargılanma hakkı birbirine karşıt değildir!
İşçilerin aileleri adalet ararken biz de adalet arıyoruz. Çünkü gerçek adalet, bir tarafın acısını diğer tarafın hakkına karşı kullanmaz. Gerçek adalet, bütün gerçekleri ortaya çıkarır ve sorumluluğu doğru yere yükler!
Bugün Fikret için buradayız. Ama mücadelemiz yalnızca Fikret için değil!
Bu mücadele, iş cinayetlerinin gerçek nedenlerinin ortaya çıkarılması için!
Bu mücadele, uzmanlara yönelik yaptırımlar Öneri ve tavsiye eksikliği mevcutsa adli yargıya taşınmadan yalnızca ceza puanı gibi idari tedbirlerle sınırlı tutulmalıdır.
Bu mücadele yaşam hakkı içindir! Uzmanları haksızca cezalandırmak sahaları rehberlikten, işçiyi güvenlikten mahrum etmektir; mücadelemiz
Bu mücadele; 6331 sayılı yasa gereği uygulama, bütçe ve denetim yükümlülüğünün Uzmanda değil, bütünüyle işverende olduğunu hatırlatmak içindir!”
Fikret yalnız değildir!
Biz buradayız.
Meslektaşlarımızla dayanışma içindeyiz.
Uzmana adalet, işçiye güvenli yaşam! Hakkımızı ve canımızı savunmaya omuz omuza devam edeceğiz.Adalet sağlanana kadar sorularımızı sormaktan vazgeçmeyeceğiz!
Biz ADALET istiyoruz!
Kusurun unvanla değil, DELİLLE belirlenmesini istiyoruz!
İş cinayetlerinin gerçek sorumlularının ortaya çıkarılmasını istiyoruz!
FİKRET İÇİN ADALET!
UZMANIZ, GÜNAH KEÇİSİ DEĞİLİZ.
KAZALAR OLMASIN, İNSANLAR ÖLMESİN.
HAKSIZ YERE SUÇLANMAK İSTEMİYORUZ.
REHBERLİKTİR İŞİMİZ HAPİS DEĞİL YERİMİZ
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir