x


x
x

Fikret A.’nın avukatı Toygar Öztürk yazdı: “Fikret İçin Adalet!”


O sabah kafeteryada konuşurken adaletin yerini bulacağına inanıyorduk. Bugün de inanmak istiyorum. Fikret’in hukuk mücadelesi, o sabah yarım kalan konuşmamızla birlikte devam ediyor. Dileğim, bir sonraki konuşmamızı yine özgürce, aynı masada yapabilmek.

Birkan Burkan

Birkan Burkan

EDİTÖR

21.10.2026 - 08:57

YAYINLANMA

21.10.2026 - 09:03

GÜNCELLEME
Fikret A.’nın avukatı Toygar Öztürk yazdı: “Fikret İçin Adalet!”

Fikret İçin Adalet!

Fikret ile 13 Ekim Salı, Saat: 10:00 sıralarında, İzmir Adalet Sarayı’nın hemen karşısındaki kafeteryadayız. Havanın güzel olduğunu, bu güzel günün esenliğinin duruşmaya da yansıyacağını umuyor ve muhtelif hukuki ihtimallerden söz ediyorduk.

Fikret oldukça umutluydu. Dava konusu kazanın kendisinden kaynaklanmadığını, kazanın oluşunda hiçbir kusurunun olmadığını biliyor ve adaletli bir karar neticesinde aklanacağını düşünüyordu. Yalan değil, ben de müdafi olarak aynı fikri paylaşıyor ve davanın oldukça olumlu bir karar ile sonuçlanacağına ilişkin mülahazalarımı iletiyordum. Ancak Fikret’in üzerinde 30 Aralık 2022’den bu yana devam eden bir yargılamanın ağırlığı ve yorgunluğu da yer yer kendisini hissettiriyordu.

Dosyanın gidişatına ilişkin oldukça zor sorular soruyor, iş güvenliği uzmanlarını ister istemez hukukçulaştıran iş görme şeklinin kendisine yönelik yansımalarını fazlasıyla hissettiriyordu.

Duruşma saati yaklaştıkça mevzuat, tespit öneri defteri, risk değerlendirmesi, KKD, OSGB, İSG-Katip, kısmi zamanlı çalışma gibi bir dizi can sıkıcı konu hakkında hızla fikir teatisi gerçekleştiriyorduk. Neyse ki artık adliye binasındaydık.

Hayatı boyunca hukuka saygıyla yaşamış biriydi Fikret. Ama işte kaderin cilvesi onu da adliyenin kasvetli koridorlarına sürüklemişti.

Yüksek sesli biri dosya numaramızı ve uygun gördüğü birkaç sanığın adını okudu. Artık içerideydik. Fikret sanık sandalyesinde, ben ise görevimin başında. Savunmalarımızı yaptık. Uzman nedir? Kime denir? Rehberlik ve danışmanlık etmek nedir? İşveren kimdir? Tespit öneri defteri ne işe yarar? Risk değerlendirmesi neden bir ekip işidir? Ve benzeri birçok hususu dile getirdikten sonra, savunmayı bitirmiş olmanın huzuru ile bekler olduk.

İşveren, uzmanlar görevlendirmişti. Daha ne yapsındı; gibi klasik savunmaların ardından bir süredir sosyal medyada tartışılan ve uzmanları tedirgin eden o karar açıklandı.

Yargılamanın başından bu yana tüm duruşmalara katılan Fikret, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 12 Nisan 2011’de verdiği bir kararla hukuk hayatımıza giren ve kanunda karşılığı olmayan ne deve ne kuş bir hukuki müessese ile tutuklanmıştı. Uygulamada buna “hükmen tutuklama” denmişti. Yasada yoktu. Uygulamada azami tutukluluk sürelerinin aşılmasını önlemek amacıyla içtihatla geliştirilen bu müesseseden artık Fikret de nasibini almıştı. Artık o da “hüküm özlü” ya da “hükmen tutuklu” idi. Hiçbir suç kaydı olmayan ve kuvvetle muhtemel hayatı boyunca da bir suç kaydı olmayacak olan Fikret, kusur yönünden birbirine tamamen zıt olan üç farklı bilirkişi raporuna rağmen toplumdan yalıtılmıştı.

Fikret’in hukuk mücadelesi devam ediyor. Zira o işveren değil, işverene rehberlik ve danışmanlık eden biri.

6331 sayılı Kanun’un kurduğu sistemde iş güvenliği uzmanı; işverene rehberlik eden, riskleri ve alınması gereken tedbirleri belirleyerek işverene aktaran bir profesyoneldir. İşin organizasyonunu kurmak, gerekli kaynakları sağlamak ve güvenlik tedbirlerini uygulamak konusundaki işveren yükümlülükleri, bir uzman görevlendirilmesiyle ortadan kalkmıyor.

Elbette uzmanın da yerine getirmek zorunda olduğu görevleri var… Ancak uzmanın ceza sorumluluğu değerlendirilirken hangi somut yükümlülüğünü ihlal ettiği, kendisinden beklenebilecek davranışın ne olduğu ve bu ihlalin kazanın meydana gelmesine nasıl etki ettiği ortaya konulmalıdır. Nitekim ki ceza hukukunda sorumluluk, meslek unvanından hareketle değil, kişinin kendi davranışı ve kusuru üzerinden belirlenir.

Bu ayrımın gözden kaçırılması, iş güvenliği uzmanlığını sınırları belirsiz bir sorumluluğa dönüştürüyor. Her kazadan sonra, kazaya giden süreçte kimin hangi kararı verdiğini, hangi tedbiri almadığını ve hangi uyarıyı karşılıksız bıraktığını ayrı ayrı değerlendirmek gerekiyor. Fikret için istediğimiz de bu: Görevinin, yetkisinin ve davranışlarının dosyadaki bütün delillerle birlikte değerlendirilmesi.

O sabah kafeteryada konuşurken adaletin yerini bulacağına inanıyorduk. Bugün de inanmak istiyorum. Fikret’in hukuk mücadelesi, o sabah yarım kalan konuşmamızla birlikte devam ediyor. Dileğim, bir sonraki konuşmamızı yine özgürce, aynı masada yapabilmek.

 

Av. Toygar Öztürk

 

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar (0 Yorum)
Yorum Sıralaması:

Benzer Haberler




next
Eğitim Yaşam Çevre Tarım Bursa Gunlugu Asayiş Dünya Resmi İlanlar Siyaset
Anasayfa Kategoriler YOUTUBE
ÜYE VE KÖŞE YAZARI GİRİŞİ
GİRİŞ BAŞARILI YÖNLENDİRİLİYOR
GİRİŞ BAŞARISIZ !