x


x
x
Türkiye’nin Madencilikte “Kayıp” Güvenlik Kültürü

Av. Ahmet Turan YALÇIN Yazdı: Türkiye’nin Madencilikte “Kayıp” Güvenlik Kültürü

Denizli Acıpayam’daki Karanfil krom ocağında birkaç gün önce yaşanan göçük, madencilikte “küçük” görülen ama hayata mal olabilen zafiyetleri bir kere daha hatırlattı.

Göçüğün ardından mahsur kalan işçiler yaklaşık 24–26 saatlik zorlu bir kurtarma sürecinin ardından sağ kurtarıldı. Olay hem yerel hem ulusal basında geniş yer buldu. Bu olay, sahada alınan acil tedbirlerin ve kurtarma kapasitesinin önemini gösterirken; aynı zamanda hâlâ eksik olan önleyici yaklaşımları tartışmaya açıyor.

Nerede duruyoruz? (Rakamsal durum tespiti)

  • İşçi güvenliğinin makro fotoğrafında 2024 yılı Türkiye için karanlık bir tablo sundu: bağımsız raporlar 2024’te en az 1.897 işçi hayatını kaybettiğini bildiriyor. Bu, iş güvenliğinin yalnızca birkaç sektörde önemli olmadığını, geniş bir toplumsal sorun olduğunun göstergesidir.
  • Madencilik sektörü ise uzun yıllardır iş kazaları açısından yüksek risk barındırıyor; akademik analizler ve sektör raporları madencilikte kaza ve ölüm oranlarının diğer sektörlere göre görece yüksek olduğunu vurguluyor.
  • Tarihsel perspektifte Türkiye’de madencilik kazalarının ağır maliyeti de biliniyor: Soma faciası gibi büyük başlıklar (301 can kaybı) hâlâ hafızalarda ve güvenlik kültürünün yetersizliğine işaret ediyor.
  • Yönetim verilerine göre 2024’te ruhsatlı ve işletme halinde birçok maden sahası bulunuyor; saha sayısındaki yoğunluk, etkin bir denetim mekanizmasını zorunlu kılıyor. Bu rakamlar, “kazalar olur” yerine “kazaların olma nedenlerine müdahale edilebileceği” argümanını güçlendiriyor.

Denizli vakası: denetimler ve alınan önlemler yeterli mi?

Denizli olayında kurtarma ekiplerinin hızlı seferber oluşu ve AFAD/UMKE gibi kurumların sahaya intikali umut vericiydi; ancak gerçek soru, benzer göçüklerin tekrarını engelleyecek önleyici denetim ve uygulamaların sahada ne ölçüde var olduğudur. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile MAPEG’in denetim mekanizmaları ve şev/stabilite kontrollerine ilişkin uygulamaları son dönemde artırma yönünde adımlar attığı, denetim bültenleri ve raporlarda yer alıyor fakat pratikte saha denetimi, izleme ve ceza/uyarı mekanizmalarının etkinliği hâlâ tartışmalı. Kısaca: denetimler yapılmakta; fakat “yapılıyor” raporuyla sahada “etkin ve sürdürülebilir uygulama” arasındaki fark kapanmış mı sorusunun cevabı hala belirsiz durumda. Denizli örneği, risk analizi, şev stabilitesi ve acil durum hazırlıklarının sahada düzenli, bağımsız ve tekrarlanır şekilde uygulanmasının önemini gösteriyor.

Neden hâlâ kaza oluyor?

  1. Teknik eksiklikler: Yetersiz jeoteknik etüd, düzensiz şev/galeri stabilite takibi, uygun trafik/arayüz güvenliği yokluğu.
  2. İnsan faktörü ve eğitim eksikliği: Yeterli mesleki eğitim, sürekli güvenlik eğitimi ve öz yönetimli ekip kültürü henüz yaygın değil.
  3. İzleme ve denetim boşlukları: Denetim sıklığı, bağımsızlığı ve yaptırım mekanizmaları arzu edilen etkiyi yaratamıyor.
  4. Taşeronlaşma ve kayıt-dışı çalışma: Saha işlerinde taşeron/alt yüklenici zincirleri risk yönetimini zayıflatabiliyor. (Soma raporu da bu sorunu vurgulamıştır.)

Ne yapılmalı?

1) Harici ve bağımsız jeoteknik denetimler

Her açık ve yeraltı ocağı için periyodik olarak bağımsız jeoteknik rapor ve üçüncü taraf şev/galeri stabilite denetimi zorunlu hale getirilmeli; kritik saha değişikliklerinde ilave tetkikler istenmeli. Denetim raporları kamuya açık özetlerle paylaşılmalı.

2) Gerçek zamanlı izleme ve erken uyarı sistemleri

  • Şev hareketi, çatlak izleme, yer altı boşluk basıncı gibi parametreler için sensör tabanlı izleme (inclinometer, piezometre, GPS/total station, akustik emisyon vb.) kurulmalı.
  • Göçük riski yüksek sahalarda ani alarm ve otomatik işçi tahliye prosedürleri çalışır hâle getirilmeli.

3) Teknolojik yatırımlar ve veri entegrasyonu

  • Drone ile yüzey taraması, LIDAR/photogrammetry ile şev profili takibi, yeraltında uzaktan kumandalı ekipman kullanımının yaygınlaştırılması.
  • Tüm veri Maden Sahibinin, Çalışma Bakanlığı ve MAPEG’in erişebileceği merkezî bir platforma aktarılmalı; risk skorlaması yapılmalı.

4) İşçi eğitimi ve güvenlik kültürü

  • Saha içi periyodik zorunlu eğitimler (acil durum tatbikatları dahil), “güvenlik gözlemcisi” programları, hata/belirti bildirimi için koruma (whistleblower) mekanizmaları.
  • Taşeron ve alt yüklenicilere ayrı sertifikasyon zorunluluğu; denetimler taşeron zincirini de kapsamalı.

5) Denetimlerin bağımsızlaştırılması ve şeffaflık

  • Denetim sonuçları, tespit edilen riskler ve alınan düzeltici aksiyonların takibi kamuya özet raporlarla açıkladırılmalı.
  • Ciddi ihlallerde hızlı yaptırımlar (üretim durdurma, ağır idari para cezaları, işletme ruhsatı askıya alma) uygulanmalı.

6) Acil durum kapasitesi

  • Her bölgede yerel, eğitilmiş madenci arama-kurtarma ekipleri (özel ekipmanlı) bulunmalı; AFAD/UMKE ile birlikte düzenli ortak tatbikatlar yapılmalı.

7) Sosyal ve ekonomik düzenlemeler

  • İş güvencesi, kayıtlı istihdam teşviği ve madencilikte güvenli çalışma koşullarına yönelik mali teşvikler (ör. teknolojik yatırımları destekleyecek hibe/kredi programları) geliştirilmeli.

Bu öneriler hem kısa vadeli müdahaleler (denetim ve eğitim) hem de orta/uzun vadeli dönüşüm (teknoloji, kültür, şeffaflık) gerektirir.

Son söz: Kâğıt üzerinde değişiklik yetmez

Denizli’deki kurtarma operasyonunun başarıyla sonuçlanması sevindirici; ama bu tür olayların tekrarı, “kurtarma kabiliyeti” ile değil, önleme kapasitesi ile engellenir. 1940’lardan bu yana süregelen kayıplar, teknik tedbirlerin, bağımsız denetimlerin, işçi eğitiminin ve yaptırım mekanizmalarının birlikte çalışmasıyla azaltılabileceğini gösteriyor. Soma’nın acı mirası hâlâ ortada dururken bu mirası sadece anmak değil, somut dönüşümlerle kapatmak zorundayız.

Av. Ahmet Turan YALÇIN | Yazar
Sivas Barosu   

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar (0 Yorum)
Yorum Sıralaması:
Eğitim Yaşam Çevre Tarım Bursa Gunlugu Asayiş Dünya Resmi İlanlar Siyaset
Anasayfa Kategoriler YOUTUBE
ÜYE VE KÖŞE YAZARI GİRİŞİ
GİRİŞ BAŞARILI YÖNLENDİRİLİYOR
GİRİŞ BAŞARISIZ !