Dr. M. Tahir Soydal: Sıcak hava artık risk değerlendirmesine girmelidir
11:44Tuzla’da çakmak fabrikası alevlere teslim oldu
11:56KARDEMİR’de Stajyer Genç İş Kazasında Hayatını Kaybetti
10:41MASKİ Saha Personeline İSG Eğitimi
12:27Limanlarda İş Güvenliği Hayati Önem Taşıyor
23:16Niğde OSB’de Plastik Fabrikasında Yangın!
14:19Aliağa Nemport Limanı’nda Konteyner Yangını
13:44Sanayide "Çocuk İşçi" Tartışması: 8 Yaşındaki Çırak Tepki Çekti
12:56DeFacto'dan 'Küçülme' Kararı: 450 İşçi İşsiz Kaldı!
12:57Tekirdağ'da Kimyasal Kazana Düşen İşçi Hayatını Kaybetti
Denizli Acıpayam’daki Karanfil krom ocağında birkaç gün önce yaşanan göçük, madencilikte “küçük” görülen ama hayata mal olabilen zafiyetleri bir kere daha hatırlattı.
Göçüğün ardından mahsur kalan işçiler yaklaşık 24–26 saatlik zorlu bir kurtarma sürecinin ardından sağ kurtarıldı. Olay hem yerel hem ulusal basında geniş yer buldu. Bu olay, sahada alınan acil tedbirlerin ve kurtarma kapasitesinin önemini gösterirken; aynı zamanda hâlâ eksik olan önleyici yaklaşımları tartışmaya açıyor.
Nerede duruyoruz? (Rakamsal durum tespiti)
Denizli vakası: denetimler ve alınan önlemler yeterli mi?
Denizli olayında kurtarma ekiplerinin hızlı seferber oluşu ve AFAD/UMKE gibi kurumların sahaya intikali umut vericiydi; ancak gerçek soru, benzer göçüklerin tekrarını engelleyecek önleyici denetim ve uygulamaların sahada ne ölçüde var olduğudur. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile MAPEG’in denetim mekanizmaları ve şev/stabilite kontrollerine ilişkin uygulamaları son dönemde artırma yönünde adımlar attığı, denetim bültenleri ve raporlarda yer alıyor fakat pratikte saha denetimi, izleme ve ceza/uyarı mekanizmalarının etkinliği hâlâ tartışmalı. Kısaca: denetimler yapılmakta; fakat “yapılıyor” raporuyla sahada “etkin ve sürdürülebilir uygulama” arasındaki fark kapanmış mı sorusunun cevabı hala belirsiz durumda. Denizli örneği, risk analizi, şev stabilitesi ve acil durum hazırlıklarının sahada düzenli, bağımsız ve tekrarlanır şekilde uygulanmasının önemini gösteriyor.
Neden hâlâ kaza oluyor?
Ne yapılmalı?
1) Harici ve bağımsız jeoteknik denetimler
Her açık ve yeraltı ocağı için periyodik olarak bağımsız jeoteknik rapor ve üçüncü taraf şev/galeri stabilite denetimi zorunlu hale getirilmeli; kritik saha değişikliklerinde ilave tetkikler istenmeli. Denetim raporları kamuya açık özetlerle paylaşılmalı.
2) Gerçek zamanlı izleme ve erken uyarı sistemleri
3) Teknolojik yatırımlar ve veri entegrasyonu
4) İşçi eğitimi ve güvenlik kültürü
5) Denetimlerin bağımsızlaştırılması ve şeffaflık
6) Acil durum kapasitesi
7) Sosyal ve ekonomik düzenlemeler
Bu öneriler hem kısa vadeli müdahaleler (denetim ve eğitim) hem de orta/uzun vadeli dönüşüm (teknoloji, kültür, şeffaflık) gerektirir.
Son söz: Kâğıt üzerinde değişiklik yetmez
Denizli’deki kurtarma operasyonunun başarıyla sonuçlanması sevindirici; ama bu tür olayların tekrarı, “kurtarma kabiliyeti” ile değil, önleme kapasitesi ile engellenir. 1940’lardan bu yana süregelen kayıplar, teknik tedbirlerin, bağımsız denetimlerin, işçi eğitiminin ve yaptırım mekanizmalarının birlikte çalışmasıyla azaltılabileceğini gösteriyor. Soma’nın acı mirası hâlâ ortada dururken bu mirası sadece anmak değil, somut dönüşümlerle kapatmak zorundayız.
Av. Ahmet Turan YALÇIN | Yazar
Sivas Barosu
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir