Fikret A. için adalet buluşmalarının ilki İzmir’de gerçekleşti
12:06Afşin-Elbistan Termik Santralinde Patlama Sonrası Yangın
09:38Ankara'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti 20 işçi yaralandı
12:362025 SGK verileri açıklandı: İş kazalarında artış devam ediyor
04:58Bakan Işıkhan müjdeyi verdi: İsg harcamalarında kamu modeli geliyor!
11:44Tuzla’da çakmak fabrikası alevlere teslim oldu
Avrupa İş Sağlığı ve Güvenliği Ajansı (EU-OSHA), iklim değişikliğinin iş sağlığı ve güvenliği üzerindeki etkilerine dikkat çekerek bir tematik web bölümü açtı.
14.01.2026 - 14:22
YAYINLANMA14.01.2026 - 14:22
GÜNCELLEME
Artan sıcaklıklar, aşırı hava olayları, hava kirliliği ve UV radyasyonu, neredeyse tüm sektörlerde çalışanlar için yeni riskler yaratıyor.

EU-OSHA tarafından yayımlanan değerlendirmeye göre iklim değişikliği, yalnızca çevresel bir sorun olmaktan çıkarak doğrudan iş sağlığı ve güvenliğini ilgilendiren bir konu haline geldi. Aşırı sıcaklar, UV radyasyonu, hava kirliliği ve ekstrem hava olayları; mevcut mesleki riskleri artırırken, yeni sağlık ve güvenlik tehditlerini de beraberinde getiriyor.
Bu etkiler; ısıya bağlı hastalıklar, iş kazaları, enfeksiyon hastalıkları, alerjiler ve kanser risklerinde artışa yol açıyor. Fiziksel etkilerin yanı sıra, iklim değişikliğinin çalışanların ruh sağlığını da olumsuz etkilediği vurgulanıyor.
EU-OSHA verilerine göre iklim değişikliği, halihazırda işyerlerini etkilemeye başlamış durumda. Avrupa Birliği genelinde çalışanların yaklaşık üçte biri aşırı sıcak, ekstrem hava olayları veya kötü hava kalitesi gibi çevresel risklere maruz kalıyor.
EU-OSHA’nın 2025 tarihli OSH Pulse anketine göre ise çalışanların yüzde 31’i, çevresel risklerin iş sağlığı ve güvenliği üzerindeki etkilerinden endişe duyuyor. Bu durum, iklim kaynaklı risklerin işyerlerinde giderek daha görünür hale geldiğini ortaya koyuyor.

Raporda özellikle artan sıcaklıkların hem açık hem kapalı alanlarda çalışanlar için ciddi bir tehdit oluşturduğuna dikkat çekiliyor. Isı stresi; yorgunluk, susuz kalma, kronik hastalıkların ağırlaşması ve ciddi ısıya bağlı rahatsızlıklara neden olabiliyor. Ayrıca sıcaklık artışı, dikkat ve muhakeme yetisini zayıflatarak iş kazası riskini artırıyor. Aşırı hava olaylarının sayısı ve şiddetinin artması da önemli riskler arasında yer alıyor. Sel ve orman yangınları, yaralanma ve can kayıplarına yol açarken; acil durum çalışanları toksik gazlar, patlamalar ve yoğun psikolojik baskı gibi ek tehlikelerle karşı karşıya kalıyor.

İklim değişikliğinden en fazla etkilenen gruplar arasında açık alanda çalışanlar öne çıkıyor. Tarım, ormancılık, inşaat ve acil müdahale hizmetlerinde çalışanlar; aşırı sıcak, UV ışınımı, hava kirliliği ve vektör kaynaklı hastalıklara daha fazla maruz kalıyor. Güneşe maruz kalma, cilt kanseri riskini artırırken bilişsel performansı da olumsuz etkiliyor. Ayrıca Lyme ve dengue gibi hastalıkların coğrafi yayılımının genişlemesi, çalışan sağlığı açısından yeni tehditler oluşturuyor.
EU-OSHA, iklim değişikliğinin yalnızca açık alanlarda değil, kapalı alanlarda çalışanlar için de ciddi riskler yarattığına dikkat çekiyor. Yetersiz havalandırılan veya soğutması olmayan binalarda sıcak hava dalgaları; bilişsel performans kaybına ve “hasta bina sendromu”nun ağırlaşmasına neden olabiliyor. Özellikle kişisel koruyucu donanım kullanmak zorunda olan sağlık çalışanları, sıcak koşullarda tükenmişlik ve solunum zorlukları yaşayabiliyor. Isı dalgaları, sağlık hizmetlerine olan talebi artırarak çalışanlar üzerindeki iş yükünü de yükseltiyor.
EU-OSHA, AB üyesi ülkelerde işverenlerin iklim kaynaklı riskleri de kapsayan risk değerlendirmeleri yapmasının zorunlu olduğuna işaret ediyor. Önleyici tedbirlerin, kontrol hiyerarşisine uygun şekilde; öncelikle teknik ve organizasyonel önlemlerle hayata geçirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Bazı AB ülkelerinde çalışma sıcaklıklarına ilişkin sınır değerler mevzuat veya toplu iş sözleşmeleriyle düzenlenirken, iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında hayata geçirilen “yeşil dönüşüm” uygulamalarının da yeni İSG riskleri doğurabileceğine dikkat çekiliyor.
Ajans, işyerlerinde ısıya bağlı risklerin yönetilmesi için çalışma saatlerinin düzenlenmesi, dinlenme alanları oluşturulması, yeterli su ve serinleme imkânlarının sağlanması gibi önlemlerin önemine işaret ediyor. İşverenlerin ısı eylem planları hazırlaması, dijital erken uyarı sistemleri ve ısı alarm cihazlarından yararlanması öneriliyor.
EU-OSHA ayrıca, çalışanların alınan önlemler konusunda bilgilendirilmesi ve sürece aktif katılımının sağlanmasının, iklim değişikliğine uyum açısından kritik olduğunu vurguluyor.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir