x


x
x
İş güvenliği uzmanı sanık sandalyesinde: Türkiye dünyadan neden ayrışıyor?

Dr. Hakan ERDOĞAN

A sınıfı İş güvenliği Uzmanı

Makine Y. Mühendisi

 

Türkiye'de ölümlü bir iş kazasının ardından soruşturma dosyasına giren isimlerden biri neredeyse her zaman iş güvenliği uzmanıdır. Oysa uzman, işin nasıl yapılacağına karar veren, bütçe ayıran ya da makineyi durduran kişi değildir. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, uzmanı işverene "rehberlik ve danışmanlık" yapan bir meslek insanı olarak tanımlar. AB'den İngiltere'ye, Almanya'dan ABD'ye kadar gelişmiş İSG sistemlerinde ceza sorumluluğunun ağırlık merkezi işverendir. Türkiye'de ise uzmanlar giderek "sorumlu" sandalyesine oturtuluyor.

 

TÜRKİYE: YETKİSİ SINIRLI, SORUMLULUĞU GENİŞ

Kanunun 4. maddesine göre tedbir alma, organizasyon kurma ve kaynak sağlama yükümlülüğü işverene aittir. Uzmanın görevi ise 8. maddede tanımlanır: İşverene iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili konularda rehberlik ve danışmanlık yapmak, görev aldığı işyerinde göreviyle ilgili mevzuat ve teknik gelişmeleri göz önünde bulundurarak iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili eksiklik ve aksaklıkları, tedbir ve tavsiyeleri belirleyerek yazılı olarak bildirmek. Eksiklik ve aksaklıkların düzeltilmesinden, tedbir ve tavsiyelerin yerine getirilmesinden işveren sorumludur.

Türkiye’de eksiklik ve aksaklıkların acil durdurmayı gerektirmesi veya yangın, patlama, göçme, kimyasal sızıntı ve benzeri acil ve hayati tehlike arz etmesi, meslek hastalığına sebep olabilecek ortamların bulunmasına rağmen işveren tarafından gerekli tedbirlerin alınmaması hâlinde, bu durum işyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı ve/veya ortak sağlık ve güvenlik birimi yönetimi tarafından Bakanlığın yetkili birimine, varsa yetkili sendika temsilcisine, yoksa çalışan temsilcisine bildirilmesi hususu da vardır.

İş güvenliği uzmanı bir kamu denetçisi değildir: para cezası kesemez, disiplin cezası veremez, işi kendi kararıyla durduramaz. Buna rağmen ceza yargılamasında iş güvenliği uzmanı, işverenle aynı maddeden yargılanır: taksirle öldürme.

İşyeri dışındaki uzman kişi ve kuruluşlardan hizmet alınması, işverenin sorumluluklarını ortadan kaldırmaz. İşveren, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak ve araç-gereçleri noksansız bulundurmakla yükümlüdür.

 

Yargıtay'ın çizgisi tek yönlü değildir. 12. Ceza Dairesi, tehlikeyi onaylı deftere düzenli kaydeden uzmanın mahkûmiyetini 2022'de bozdu (2020/9319 E., 2022/9944 K.). Risk analizinde tehlikeyi somut gösteren uzman için de 2018'de beraat gerektiğine hükmetti (2017/392 E., 2018/9085 K.). Öte yandan 4,80 metreden düşerek ölen işçi dosyasında haftada bir gün gelen iki A sınıfı uzmanın mahkûmiyetini 2020'de onadı (2018/1129 E., 2020/6401 K.). Mesaj açıktır: Kısmi süreli çalışmak tek başına cezai sorumluluğu ortadan kaldırmıyor. Kazaya neden olan tehlikenin ve gerekli önlemlerin somut biçimde yazılı bildirilmesi, uzmanın görevini yerine getirdiğinin değerlendirilmesinde önemli bir delil oluşturuyor; ancak tek başına her olayda beraat garantisi sağlamıyor.

 

Buradaki trajikomik diğer tablo da şudur: birden fazla firmaya kısmi süreli hizmet verilirken, o gün anlık olarak gelişen bir ihmalden veya yerinden sökülen bir korkuluktan dolayı uzmanı "taksirle ölüme sebebiyet vermekten" tutuklamak, ceza hukukundaki "kusurun şahsiliği" ve "illiyet bağı" ilkelerini zorlar. Tutuklama bir tedbirdir; kusur ise yargılamanın sonunda belirlenir. İlk derecedeki tutuklamalar, uzun yargılamalar ve bilirkişi raporlarındaki yüzdelik kusur dağılımları, uzmanı fiilen işverenle eşitliyor.

 

 

DÜNYA NE YAPIYOR?

Avrupa Birliği. 89/391/AET Direktifi'nin 5. maddesi açıktır: işveren dışarıdan yetkin kişi veya hizmet alsa bile bu, onu sorumluluğundan kurtarmaz. Sorumluluk aktarılamaz.

ILO. 161 sayılı İşyeri Sağlık Hizmetleri Sözleşmesi, bu hizmetleri esasen önleyici ve danışmanlık işlevi gören birimler olarak tanımlar. Görevlerini her işverenin kendi sorumluluğu saklı kalmak kaydıyla sayar ve personele işverenden tam mesleki bağımsızlık güvencesi verir. Türkiye bu sözleşmeyi onaylamıştır; yani bağımsızlık bir tavsiye değil, uluslararası bir yükümlülüktür.

Almanya. İş Güvenliği Yasası'nın 6. maddesi uzmanın danışmanlık, inceleme, eksiklikleri bildirme ve önlemleri takip etme görevlerini belirler. 8. madde mesleki konularda talimat bağımsızlığı tanır ve uzmanı doğrudan işletme yöneticisine bağlar. Önerisi reddedilirse işveren bunu yazılı olarak gerekçelendirmek zorundadır. Uzman yönetim sorumluluğu taşımaz; önerilerin uygulanmasından yöneticiler sorumludur. Nürnberg Yüksek Bölge Mahkemesi de işverenin güvenlik sorumluluğunu uzmana devrederek kendini kurtaramayacağına hükmetmiştir (17.06.2014, 4 U 1706/12).

İngiltere. Yasal yük işverendedir; yetkin danışman (competent person) atanması işverenin sorumluluğunu kaldırmaz. Ağır ihmallerde şirkete milyonlarca sterlinlik para cezaları verilebilir. Danışmanlar da kovuşturulabilir, ancak bu genellikle kendi tavsiyelerindeki yetersizlik üzerinden olur ve çoğunlukla para cezasıyla sonuçlanır. Örneğin yetersiz risk tavsiyesi veren bir danışman 2020'de 1.400 sterlin para cezasına çarptırıldı.

 

ABD. Federal OSH Act'in 17(e) maddesi cezai yaptırımı "işveren" ile sınırlar ve ölümle sonuçlanan kasıtlı ihlalde bile üst sınır altı ay hapistir. Müfettişler uygunsuzluk tespit ettiğinde cezayı işverene keser. Ağır vakalarda eyalet savcıları adam öldürme suçlamasına başvurabiliyor; ancak hedef genellikle şirket sahibi ve yöneticiler oluyor.

Kısacası, kazadan sonra ilk muhatap Almanya'da işveren ve hat yöneticileri, İngiltere'de şirket ve yönetim kurulu, ABD'de işverendir. Türkiye'de ise işverenle birlikte iş güvenliği uzmanıdır.

 

DANIŞMANI CEZALANDIRMAK İŞ KAZALARINI AZALTMAZ

Dünyadaki başarılı sistemlerin ortak noktası şudur: güvenliği sağlayan, kararı ve parayı kontrol eden kişidir; ceza da ağırlıkla oraya yönelmelidir. Danışmanı sanık sandalyesine oturtmak asıl karar vericiyi gölgede bırakır. Uzmanı günah keçisi ilan etmek en kolay yoldur, ama işçiyi korumaz. Bunun için:

-Uzmanın ceza sorumluluğu, kanunda bildirim ve takip yükümlülüğünün ihlaliyle sınırlı biçimde tanımlanmalıdır.

-Ağır ihmal dışında tutuklama yerine 6331 sayılı Kanun'un öngördüğü mesleki yaptırımlar (belge askısı) uygulanmalıdır.

-ILO 161'in öngördüğü mesleki bağımsızlık güvenceye alınmalı; uzmanların bildirimlerine işverenin verdiği yanıt ve aldığı tedbirler izlenebilir hâle getirilmeli, misillemeye karşı koruma hızlı işletilmelidir.

-Bilirkişi heyetleri kazanın gerçekleştiği sektör ve teknik konuyla uyumlu seçilmeli; bilirkişiler ve yargı mensupları İSG'deki rol ve sorumluluk dağılımı konusunda düzenli eğitilmelidir.

-Hayati tehlike bildirimine rağmen işi sürdüren işverene yönelik yaptırımlar ağırlaştırılmalıdır.

-Uzmanların yargılandığı dosyalara ilişkin anonim veriler; mahkûmiyet, beraat, bozma ve kesinleşme ayrımıyla yayımlanmalıdır.

İş kazasında yaşamını yitiren çalışanın hakkını korumak ile görevini yerine getiren uzmanın özgürlüğünü korumak aynı adalet anlayışının parçalarıdır. Türkiye'nin ihtiyacı; karar yetkisini, önleme imkânını ve kişisel kusuru birlikte değerlendiren bir uygulamadır. İş kazalarını durdurmanın yolu, sahadaki rehberi cezalandırmaktan değil, işvereni güvenli çalışma ortamı kurmaya mecbur bırakacak bağımsız ve tavizsiz bir denetim mekanizması kurmaktan geçer.

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar (0 Yorum)
Yorum Sıralaması:
Eğitim Yaşam Çevre Tarım Bursa Gunlugu Asayiş Dünya Resmi İlanlar Siyaset
Anasayfa Kategoriler YOUTUBE
ÜYE VE KÖŞE YAZARI GİRİŞİ
GİRİŞ BAŞARILI YÖNLENDİRİLİYOR
GİRİŞ BAŞARISIZ !