Ankara'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti 20 işçi yaralandı
12:362025 SGK verileri açıklandı: İş kazalarında artış devam ediyor
04:58Bakan Işıkhan müjdeyi verdi: İsg harcamalarında kamu modeli geliyor!
11:44Tuzla’da çakmak fabrikası alevlere teslim oldu
11:56KARDEMİR’de Stajyer Genç İş Kazasında Hayatını Kaybetti
10:41MASKİ Saha Personeline İSG Eğitimi
12:27Limanlarda İş Güvenliği Hayati Önem Taşıyor
23:16Niğde OSB’de Plastik Fabrikasında Yangın!
14:19Aliağa Nemport Limanı’nda Konteyner Yangını
13:44Sanayide "Çocuk İşçi" Tartışması: 8 Yaşındaki Çırak Tepki Çekti
Şehirlerimizin damarları asfaltın altında atıyor. Elektrik kabloları, gaz boruları, su şebekeleri ve telekomünikasyon hatları. Modern hayatı mümkün kılan bu karmaşık ağ, aynı zamanda her kazı çalışmasında ölümcül bir risk barındırıyor. Bir iş makinesi operatörünün yanlış bir hamlesi veya bir işçinin kazmayı yanlış yere vurması, sadece bir mahalleyi karanlıkta bırakmakla kalmaz; ciddi yaralanmalara, hatta ölümlere yol açabilir. Yer altı kabloları, gaz boruları, su, kanalizasyon ve diğer dağıtım sistemlerinin yerleri belirlenmeli ve bunlardan kaynaklanabilecek tehlikeleri asgariye indirmek için gerekli tedbirler alınmalıdır
Elimizdeki veriler ve iş güvenliği rehberleri (HSE kaynaklı HSG47), yeraltı hizmetleriyle çalışmanın şansa bırakılamayacak kadar ciddi bir iş olduğunu haykırıyor. Peki, bu "görünmeyen tehlike" ile nasıl başa çıkacağız? Cevap üç temel unsurdan oluşan güvenli bir çalışma sisteminde yatıyor: Planlama, Tespit Etme ve Güvenli Kazı.
Yıllardır süregelen en büyük yanılgılardan biri, sadece mevcut altyapı planlarına bakarak kazı yapmaktır. Elbette planlar bir başlangıç noktasıdır ancak asla tek başına yeterli değildir. Altyapı planları ölçek hataları içerebilir, referans noktaları (kaldırım kenarları gibi) zamanla değişmiş olabilir veya kablolar planda düz görünse de yeraltında kıvrılarak ilerleyebilir. Hatta bazı eski hatların kayıtları hiç tutulmamış olabilir.
Bu nedenle, modern bir kazı çalışması "tahmin etmeye" değil, "aramaya" dayanmalıdır. Çalışma alanı, işe başlamadan önce kablo ve boru tarama cihazları (dedektörler) ile kapsamlı bir şekilde taranmalıdır. Unutmayın, planda görünmeyen bir kablo, kazmanın ucunda sizi bekliyor olabilir. Genellikle bir kaza olduğunda gözler sahada çalışan işçiye çevrilir. Oysa güvenlik, ofiste başlar. İşverenler, yeraltı hizmetleri hakkında makul araştırmaları yapmak ve bu bilgileri yüklenicilere iletmekle yükümlüdür.
Eğer kaçınmak mümkün değilse, risk minimize edilmelidir. Örneğin, elektrik kablolarının olduğu bir bölgede çalışılıyorsa, şirketlerle iletişime geçilip hatların enerjisinin kesilmesi sağlanmalıdır. Bir kabloyu "ölü" (enerjisiz) hale getirmek, riski yönetmenin en kesin yoludur.

İş makineleri hız demektir, ancak yeraltı hatları söz konusu olduğunda hız felaket getirebilir. Özellikle gaz borularının yakınında mekanik kazıcılar kullanmak, el aletlerine göre çok daha büyük bir patlama riski taşır. Elektrik kablolarında ise durum tam tersidir; el aletleri (kazma, kırıcı vb.) kabloya doğrudan temas riski nedeniyle operatör için daha tehlikeli olabilir. Bu yüzden, hizmet hatlarının yerleri tam olarak belirlenene kadar, dikkatli bir şekilde ve yalıtımlı el aletleriyle "deneme çukurları" açılmalıdır.

Yanıklar, patlamalar, elektrik çarpmaları... Hepsi önlenebilir. Yeraltında ne olduğunu varsaymayın; planlayın, tarayın ve güvenli bir şekilde kazın. Çünkü görünmeyen tehlike, en çok ihmal edildiğinde ortaya çıkar. Güvenli çalışma prosedürleri (SSoW) oluşturulmalıdır. İş izin sistemi (PTW) uygulanmalıdır. Risk değerlendirmeleri yapılmalıdır…Kısaca İSG adına her türlü önleyici tedbir proaktif olarak ele alınmalıdır.
Bu yazı, Yeraltı Hizmetlerinden Kaynaklanan Tehlikelerden Kaçınma (HSG47) rehberindeki güvenlik prosedürleri, yasal sorumluluklar ve kaza analizleri temel alınarak hazırlanmıştır.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir