Bakan Işıkhan müjdeyi verdi: İsg harcamalarında kamu modeli geliyor!
11:44Tuzla’da çakmak fabrikası alevlere teslim oldu
11:56KARDEMİR’de Stajyer Genç İş Kazasında Hayatını Kaybetti
10:41MASKİ Saha Personeline İSG Eğitimi
12:27Limanlarda İş Güvenliği Hayati Önem Taşıyor
23:16Niğde OSB’de Plastik Fabrikasında Yangın!
14:19Aliağa Nemport Limanı’nda Konteyner Yangını
13:44Sanayide "Çocuk İşçi" Tartışması: 8 Yaşındaki Çırak Tepki Çekti
12:56DeFacto'dan 'Küçülme' Kararı: 450 İşçi İşsiz Kaldı!
12:57Tekirdağ'da Kimyasal Kazana Düşen İşçi Hayatını Kaybetti
İş Sağlığı ve Güvenliği Dernekleri Federasyonu (İSAF) olarak, söz konusu uygulamanın yeniden değerlendirilmesi gerektiğini güçlü bir şekilde ifade ediyoruz.
11.07.2026 - 12:33
YAYINLANMA11.07.2026 - 12:52
GÜNCELLEME
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından bazı İş Sağlığı ve Güvenliği Meslek Yüksekokulu programlarına kontenjan verilmemesi, yalnızca üniversiteleri ilgilendiren idari bir karar değildir. Bu karar; gelecekte iş yerlerinde görev yapacak teknik insan kaynağını, çalışanların yaşam hakkını ve ülkemizin iş sağlığı ve güvenliği sistemini doğrudan ilgilendiren stratejik bir konudur.
İş Sağlığı ve Güvenliği Dernekleri Federasyonu (İSAF) olarak, söz konusu uygulamanın yeniden değerlendirilmesi gerektiğini güçlü bir şekilde ifade ediyoruz.
Türkiye'de iş kazaları ve meslek hastalıkları hâlâ çalışma hayatının en önemli sorunları arasında yer almaktadır. Her yıl yüzlerce çalışan iş kazalarında yaşamını yitirirken, binlercesi yaralanmakta veya kalıcı sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalmaktadır.
Böylesi bir tabloda, iş sağlığı ve güvenliği alanında eğitim veren programların kontenjanlarının azaltılması ya da kaldırılması, çözüm üretmek yerine sorunu derinleştirme riski taşımaktadır.
İSG alanında yetişen her tekniker; iş kazalarının önlenmesine, risklerin erken tespit edilmesine ve güvenli çalışma kültürünün yaygınlaşmasına katkı sunmaktadır. Bu nedenle İSG eğitimine yapılan yatırım, aynı zamanda insan hayatına yapılan yatırımdır.
Bugün sanayi, inşaat, enerji, madencilik, lojistik ve üretim sektörlerinde nitelikli iş sağlığı ve güvenliği personeline duyulan ihtiyaç azalmamış, aksine teknolojik dönüşüm ve yeni çalışma modelleri nedeniyle daha da artmıştır. İnsan kaynağı ihtiyacı devam ederken eğitim kapasitesinin daraltılması, uzun vadede sektörün ihtiyaç duyduğu uzman personelin yetişmesini olumsuz etkileyecektir.
Bu nedenle Yükseköğretim Kurulu'na çağrımız nettir:
İş sağlığı ve güvenliği eğitimi, kısa vadeli planlamalar yerine ülkenin uzun vadeli iş gücü politikalarının ayrılmaz bir parçası olarak değerlendirilmelidir.
İş sağlığı ve güvenliği yalnızca bir eğitim programı değil; çalışanların yaşam hakkını koruyan, üretimde verimliliği artıran ve sürdürülebilir kalkınmayı destekleyen bir kamu politikasıdır. Bu nedenle alınacak kararların yalnızca bugünü değil, gelecekte kurulacak güvenli çalışma ortamlarını da şekillendireceği unutulmamalıdır.
"İSG eğitimini küçültmek, güvenli çalışma kültürünü küçültmektir."
Kontenjanların azaltılması veya kaldırılması, gençlerin mesleğe erişim imkanlarını daraltırken iş dünyasının nitelikli insan kaynağı ihtiyacını da olumsuz etkileyecektir.
Bu kararların yeniden değerlendirilmesi, hem eğitim sistemi hem de çalışma hayatı açısından önemli bir gerekliliktir.
Eğitime getirilen her kısıtlama, güvenli çalışma hayatına getirilen bir kısıtlamadır.
İş Sağlığı ve Güvenliği Dernekleri Federasyonu olarak, Yükseköğretim Kurulu'nu bu uygulamayı yeniden gözden geçirmeye, ilgili tüm paydaşlarla birlikte bilimsel, katılımcı ve ülkemizin ihtiyaçlarını gözeten bir planlama yapmaya davet ediyoruz.
Çünkü iş sağlığı ve güvenliği eğitiminden vazgeçmek, güvenli çalışma hedefinden vazgeçmektir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Mehmet Şeyhmus Ensari İş Sağlığı ve Güvenliği Dernekleri Federasyonu (İSAF)
Genel Başkanı
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir