x


x
x
Sıcak hava artık iş sağlığı meselesidir

Sıcak hava artık iş sağlığı meselesidir

Aşırı sıcaklar ve iş kazalarına iş sağlığı perspektifinden bir bakış

Dr. M. Tahir Soydal
İş Sağlığı Bilim Doktoru

Yaz aylarında çoğumuzun ilk sorusu "Bugün hava kaç derece olacak?" oluyor. Oysa iş sağlığı açısından asıl soru farklıdır:

Bu sıcaklık, hangi çalışanı, hangi işi yaparken ve hangi risklerle karşı karşıya bırakacak?

Çünkü sıcak hava, bazı çalışanlar için yalnızca bunaltıcı bir yaz günü değildir. İnşaatta çalışan kalıp ustası, asfalt işçisi, tarım çalışanı, belediye temizlik personeli, enerji hattında görev yapan teknisyen, kurye, güvenlik görevlisi veya açık alanda çalışan herhangi bir emekçi için sıcaklık, çalışma ortamının ayrılmaz bir parçasıdır. Dolayısıyla konu artık yalnızca meteorolojinin değil, iş sağlığı ve güvenliğinin de konusudur.

Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) ve Copernicus İklim Değişikliği Servisi tarafından yayımlanan raporlar, iklim değişikliği ile sıcak hava dalgalarının sıklığı ve şiddetindeki artış arasında güçlü bir ilişki bulunduğunu ortaya koymaktadır. Türkiye de bu değişimden etkilenen ülkeler arasındadır. Bu nedenle özellikle yaz aylarında açık alanda yürütülen işlerde mevcut mesleki riskler daha belirgin hâle gelmektedir.

Buna rağmen iş kazalarının değerlendirilmesinde çevresel sıcaklığın etkisi çoğu zaman yeterince dikkate alınmamaktadır. Kaza incelemelerinde sıklıkla "kişisel hata", "dikkatsizlik" veya "güvensiz davranış" üzerinde durulurken, çalışanın maruz kaldığı termal yük ikinci planda kalmaktadır. Oysa insan performansı, içinde bulunduğu çalışma ortamından bağımsız değildir. Yüksek sıcaklık altında çalışan bir kişiden, uygun termal koşullarda çalışan biriyle aynı dikkat, aynı reaksiyon süresi ve aynı karar verme performansını göstermesini beklemek gerçekçi değildir.

Isı stresi yalnızca sıcak çarpması değildir

İnsan organizması metabolik faaliyetleri sırasında sürekli ısı üretir. Fiziksel çalışma ile oluşan bu metabolik yüke yüksek ortam sıcaklığı, güneş radyasyonu, nem ve yetersiz hava hareketi de eklendiğinde vücudun ısı dengesi zorlanmaya başlar.

Başlangıçta terleme ve deri damarlarının genişlemesiyle vücut sıcaklığı dengelenmeye çalışılır. Ancak sıcaklığın yüksek olduğu, fiziksel iş yükünün arttığı veya dinlenme olanaklarının yetersiz kaldığı durumlarda bu mekanizmalar yetersiz kalabilir. Çekirdek vücut sıcaklığı yükselir, kardiyovasküler sistem üzerindeki yük artar ve sıvı-elektrolit dengesi bozulur.

Bu fizyolojik değişiklikler merkezi sinir sistemini de etkiler. Dikkat azalır, reaksiyon süresi uzar, karar verme güçleşebilir ve koordinasyon bozulabilir. Özellikle yüksekte çalışma, araç ve iş makinesi kullanımı, ağır yük kaldırma veya hassas ekipmanlarla çalışma gibi işlerde bu değişiklikler ciddi güvenlik sorunlarına dönüşebilir.

Bu nedenle sıcak havalarda meydana gelen iş kazalarını yalnızca çalışanın bireysel davranışlarıyla açıklamak yeterli değildir. Çevresel maruziyet de kazanın oluşumunda önemli bir etkendir.

Bilimsel kanıtlar ne söylüyor?

Son yirmi yılda yayımlanan epidemiyolojik çalışmalar, sistematik derlemeler ve meta-analizler, ortam sıcaklığı arttıkça iş kazası riskinin de yükseldiğini göstermektedir. Bu ilişkinin özellikle açık alanda çalışanlarda, ağır fiziksel iş yapanlarda, sıcak ortama henüz uyum sağlamamış çalışanlarda ve kronik hastalığı bulunan bireylerde daha belirgin olduğu bildirilmektedir. Bazı çalışmalarda iş kazası riskindeki artışın belirli sıcaklık eşiklerinden sonra daha belirgin hâle geldiği de gösterilmiştir.

Literatürde ayrıca sıcaklığın artmasıyla birlikte dikkat azalması, yorgunluk, dehidrasyon ve reaksiyon süresinde uzama arasında ilişki olduğu gösterilmiştir. Bu değişiklikler tek başına kazaya neden olmayabilir; ancak mevcut riskleri artırarak hata yapma olasılığını yükseltir.

Isı stresi açısından en duyarlı gruplardan biri de işe yeni başlayan çalışanlardır. Aklimatizasyon olarak adlandırılan fizyolojik uyum süreci birkaç gün içinde tamamlanmadığından, ilk günlerde sıcaklığa bağlı sağlık sorunları ve performans kaybı daha sık görülebilmektedir. Bu nedenle NIOSH ve OSHA rehberleri, yeni başlayan çalışanların sıcak ortama kademeli olarak alıştırılmasını önermektedir.

Risk değerlendirmesinde sıcaklık nasıl ele alınmalıdır?

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), Dünya Sağlık Örgütü (WHO), NIOSH ve OSHA, aşırı sıcakları yönetilmesi gereken fiziksel risk etmenleri arasında değerlendirmektedir.

Çalışanların maruz kaldığı termal yükün değerlendirilmesinde en yaygın kullanılan göstergelerden biri WBGT (Wet Bulb Globe Temperature – Yaş Termometre Küre Sıcaklığı) indeksidir. Bu yöntem yalnızca hava sıcaklığını değil; nemi, güneş radyasyonunu ve hava hareketini de birlikte değerlendirerek çalışma ortamındaki gerçek termal yükü ortaya koymaktadır.

Benzer şekilde ISO 45001 standardı da değişen çalışma koşullarından kaynaklanan yeni tehlikelerin belirlenmesini ve risk değerlendirmelerinin güncellenmesini öngörmektedir. İklim değişikliğine bağlı sıcaklık artışları da bu kapsamda değerlendirilmesi gereken çevresel riskler arasındadır.

Türkiye'de ise 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, işverenlere çalışma ortamından kaynaklanan tüm tehlikeleri belirleme, riskleri değerlendirme ve gerekli önlemleri alma yükümlülüğü getirmektedir. Bu kapsamda yüksek sıcaklık da diğer fiziksel risk etmenleri gibi değerlendirilmelidir.

Risk değerlendirmesinde yalnızca hava sıcaklığına bakılması yeterli değildir. Yapılan işin fiziksel yükü, çalışma süresi, mola düzeni, nem, güneş altında çalışma, kişisel koruyucu donanımlar ve çalışanın bireysel özellikleri birlikte değerlendirilmelidir.

Ne yapılmalı?

Sıcak hava dönemlerinde;

  • çalışma saatleri mümkün olduğunca günün serin saatlerine planlanmalı,
  • ağır fiziksel işler sınırlandırılmalı,
  • gölgelik ve serin dinlenme alanları oluşturulmalı,
  • çalışanların yeterli suya kolay erişimi sağlanmalı,
  • sıcak bitkinliği ve sıcak çarpması belirtileri konusunda çalışanlar ve yöneticiler eğitilmeli,
  • yeni başlayan çalışanlar sıcak ortama kademeli olarak alıştırılmalı,
  • risk değerlendirmeleri sıcak hava koşullarına göre gözden geçirilmelidir.

Bu önlemler yalnızca iyi uygulama örnekleri değil, koruyucu iş sağlığı yaklaşımının temel unsurlarıdır.

Sonuç

İş kazaları çoğu zaman tek bir nedene bağlı olarak ortaya çıkmaz. İnsan, ekipman, iş organizasyonu ve çalışma ortamı birlikte değerlendirilmelidir. Aşırı sıcaklar da bu bütün içinde giderek daha fazla önem kazanan çevresel risklerden biridir.

İş kazalarını yalnızca "dikkatsizlik" kavramıyla açıklamak, çoğu zaman olayın yalnızca görünen kısmını değerlendirmek anlamına gelir. Oysa koruyucu iş sağlığı yaklaşımı, kazanın nedenlerini olaydan sonra tartışmayı değil, riskleri ortaya çıkmadan önce belirlemeyi ve yönetmeyi hedefler.

Artık sıcaklığı yalnızca termometrede değil; şantiyede, tarlada, belediye sahasında, kuryenin motosikletinde, güvenlik görevlisinin kulübesinde ve yol bakım ekibinin çalışma alanında da okumak zorundayız.

Çünkü sıcak hava artık sadece hava durumu değildir.

Sıcak hava, iş sağlığı meselesidir.

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar (0 Yorum)
Yorum Sıralaması:
Eğitim Yaşam Çevre Tarım Bursa Gunlugu Asayiş Dünya Resmi İlanlar Siyaset
Anasayfa Kategoriler YOUTUBE
ÜYE VE KÖŞE YAZARI GİRİŞİ
GİRİŞ BAŞARILI YÖNLENDİRİLİYOR
GİRİŞ BAŞARISIZ !