Dr. M. Tahir Soydal: Sıcak hava artık risk değerlendirmesine girmelidir
11:44Tuzla’da çakmak fabrikası alevlere teslim oldu
11:56KARDEMİR’de Stajyer Genç İş Kazasında Hayatını Kaybetti
10:41MASKİ Saha Personeline İSG Eğitimi
12:27Limanlarda İş Güvenliği Hayati Önem Taşıyor
23:16Niğde OSB’de Plastik Fabrikasında Yangın!
14:19Aliağa Nemport Limanı’nda Konteyner Yangını
13:44Sanayide "Çocuk İşçi" Tartışması: 8 Yaşındaki Çırak Tepki Çekti
12:56DeFacto'dan 'Küçülme' Kararı: 450 İşçi İşsiz Kaldı!
12:57Tekirdağ'da Kimyasal Kazana Düşen İşçi Hayatını Kaybetti
Pandemiyle birlikte “özgür çalışma modeli” olarak sunulan evden çalışma sistemi, çağrı merkezi çalışanları için ağır denetim, mobbing ve güvencesizliğin yeni adı haline geldi.
25.05.2026 - 11:20
YAYINLANMA11.06.2026 - 23:38
GÜNCELLEME
Özellikle Turkcell iştiraki olan Turkcell Global Bilgi bünyesinde çalışan işçiler, düşük ücretler, kırpılan primler ve banka promosyonlarının şeffaf olmayan biçimde dağıtılmasına karşı örgütlü mücadele başlattı.
Çağrı merkezi çalışanları, evden çalışma modelinin şirketlerin maliyetlerini işçilerin sırtına yüklediğini belirtiyor. Elektrik, internet, yemek ve ekipman giderlerinin büyük bölümünün çalışanlar tarafından karşılandığı sistemde, işçiler aynı zamanda sürekli dijital gözetim altında tutulduklarını ifade ediyor. Sektörde kullanılan SLA (Hizmet Seviyesi Anlaşması) ve AHT (Ortalama Çağrı Süresi) gibi performans kriterlerinin, çalışanlar üzerinde yoğun baskı oluşturduğu belirtiliyor. İşçiler, birkaç saniyelik gecikmenin bile performans düşüklüğü gerekçesiyle mobbing, savunma talebi veya prim kesintisiyle sonuçlanabildiğini aktarıyor.
Evden çalışma sisteminde kullanılan yazılımlar nedeniyle çalışanların sürekli denetlendiğini savunan işçiler, bilgisayar başında geçirilen sürenin saniye saniye takip edildiğini, ekran görüntülerinin alındığını ve bazı durumlarda kameraların açık tutulmasının istendiğini öne sürüyor. Çalışanlara göre bu durum, ev ortamını dahi bir çalışma alanından öte “sürekli gözetlenen bir üretim merkezine” dönüştürüyor.
Çağrı merkezi çalışanları, esnek çalışma adı altında fazla mesainin kalıcı hale geldiğini dile getiriyor. Vardiya sonlarında çağrı yoğunluğu gerekçesiyle sistemden çıkış yapılmasına izin verilmediğini belirten işçiler, ücretsiz ek mesainin yaygınlaştığını ifade ediyor. Uzun süre bilgisayar başında çalışmanın ise bel ve boyun rahatsızlıkları, işitme problemleri ve ses teli hastalıklarına yol açtığı belirtiliyor. Çalışanlar ayrıca yoğun performans baskısının psikolojik sorunları artırdığını savunuyor.
İşçilerin öne çıkardığı başlıca talepler şöyle sıralanıyor:
Çalışanlar, şirketin sosyal medya platformlarında yükselen tepkileri bastırmaya çalıştığını savunurken, dijital kampanyalar ve dayanışma ağlarıyla seslerini duyurmaya devam ediyor.
Çağrı merkezi çalışanları, uzaktan çalışma modelinin işçileri yalnızlaştırmayı hedeflediğini ancak son süreçte bunun tersine dayanışmayı büyüttüğünü ifade ediyor. İşçiler, İletişim-İş Sendikası çatısı altında örgütlenerek ortak mücadele yürütüyor. Çalışanlar, taleplerinin yalnızca ücret artışı değil, “insanca çalışma koşulları ve güvenceli yaşam” olduğunu vurguluyor.
Sektörde büyüyen tepkinin, çağrı merkezi çalışanlarının çalışma koşullarına ilişkin yeni bir tartışma başlatması bekleniyor.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir