Ankara'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti 20 işçi yaralandı
12:362025 SGK verileri açıklandı: İş kazalarında artış devam ediyor
04:58Bakan Işıkhan müjdeyi verdi: İsg harcamalarında kamu modeli geliyor!
11:44Tuzla’da çakmak fabrikası alevlere teslim oldu
11:56KARDEMİR’de Stajyer Genç İş Kazasında Hayatını Kaybetti
10:41MASKİ Saha Personeline İSG Eğitimi
12:27Limanlarda İş Güvenliği Hayati Önem Taşıyor
23:16Niğde OSB’de Plastik Fabrikasında Yangın!
14:19Aliağa Nemport Limanı’nda Konteyner Yangını
13:44Sanayide "Çocuk İşçi" Tartışması: 8 Yaşındaki Çırak Tepki Çekti
Farklı sektörlerde yaşanan ve her biri önlenebilir nitelikte olan iş kazaları sonucu yaşanan can kayıpları, çalışma hayatında vahim tabloyu ortaya koymaktadır.
21.02.2026 - 01:10
YAYINLANMA21.02.2026 - 13:11
GÜNCELLEME
Son günlerde ülkemizin farklı bölgelerinde, farklı sektörlerde meydana gelen ve her biri önlenebilir nitelikte olan iş kazaları sonucu yaşanan can kayıpları, çalışma hayatında vahim bir tabloyu ortaya koymaktadır.
Bu ölümler ne münferittir ne de kaçınılmazdır. Açıkça ifade ediyoruz: Yaşananlar “kaza” değil, gerekli önlemlerin alınmaması nedeniyle ortaya çıkan iş cinayetleridir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 17. maddesi uyarınca herkes yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir. Aynı şekilde 49. ve 56. maddeler devlete; çalışanların hayat seviyesini yükseltme, çalışma barışını sağlama ve herkesin sağlıklı ve güvenli bir çevrede yaşamasını temin etme yükümlülüğü yüklemektedir. Bu hükümler açık ve bağlayıcıdır.
Buna rağmen, işyerlerinde temel koruyucu önlemlerin alınmaması, etkin denetimlerin yapılmaması, mevzuatın uygulanmaması ve sorumluların caydırıcı şekilde hesap vermemesi; çalışanların en temel anayasal hakkı olan yaşama hakkının sistematik biçimde ihlal edilmesi anlamına gelmektedir.
İş Sağlığı ve Güvenliği Dernekleri Federasyonu olarak altını önemle vurguluyoruz:
İSG uygulamalarının birçok işyerinde yalnızca evrak düzenlemekten ibaret bırakılması, risk değerlendirmelerinin fiilen uygulanmaması, çalışanların yeterli eğitim almadan tehlikeli işlerde çalıştırılması ve İSG profesyonellerinin uyarılarının dikkate alınmaması; hukuki sorumluluğu doğrudan artıran ağır kusurlu davranışlardır.
Devletin asli görevi, çalışanların hayatını korumaktır. Etkin, düzenli ve bağımsız denetim yapılmadığı sürece işverenin yükümlülüklerini yerine getirmesi tesadüflere bırakılamaz. Denetimsizlik, fiilen ihlale göz yummaktır.
Federasyonumuz;
Hiçbir üretim hedefi, hiçbir ekonomik gerekçe ve hiçbir idari kolaylık insan hayatından üstün değildir. İş kazalarının “normalleşmesi”, hukuk devleti ilkesinin zedelenmesi anlamına gelir.
İSG’de kaybedecek zaman yoktur.
Her ihmal, bir sonraki ölümün zeminini hazırlamaktadır.
İş sağlığı ve güvenliği alanının itibarsızlaştırılmasına, bilimsel ve mesleki uyarıların yok sayılmasına ve çalışanların yaşam hakkının görmezden gelinmesine asla izin vermeyeceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiririz.
Gerekli önlemler alınmadığı ve sorumlular hesap vermediği sürece, yaşanan her ölümün hukuki ve vicdani sorumluluğunun ilgili kişi ve kurumlara ait olduğunu hatırlatıyoruz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Mehmet Şeyhmus Ensari | İş Sağlığı ve Güvenliği Dernekleri Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir