Ankara'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti 20 işçi yaralandı
12:362025 SGK verileri açıklandı: İş kazalarında artış devam ediyor
04:58Bakan Işıkhan müjdeyi verdi: İsg harcamalarında kamu modeli geliyor!
11:44Tuzla’da çakmak fabrikası alevlere teslim oldu
11:56KARDEMİR’de Stajyer Genç İş Kazasında Hayatını Kaybetti
10:41MASKİ Saha Personeline İSG Eğitimi
12:27Limanlarda İş Güvenliği Hayati Önem Taşıyor
23:16Niğde OSB’de Plastik Fabrikasında Yangın!
14:19Aliağa Nemport Limanı’nda Konteyner Yangını
13:44Sanayide "Çocuk İşçi" Tartışması: 8 Yaşındaki Çırak Tepki Çekti
Mersin Limanı’nda sendikaya üye olduktan sonra işten çıkarılan işçiler, 231 gündür liman önünde eylemlerini sürdürüyor. Geçim sıkıntısının ağırlaştığını anlatan işçiler, sendikalı ve güvenceli olarak işe dönmek istiyor.
19.08.2026 - 01:16
YAYINLANMA19.08.2026 - 13:17
GÜNCELLEME
Mersin Uluslararası Limanı’nda (MIP) yükleme-boşaltma (elleçleme) işini yapan alt işveren Özgüneş Taşımacılık bünyesinde çalışırken, anayasal haklarını kullanarak Tüm Taşıma İşçileri Sendikası’na (TÜMTİS) üye olan işçiler 31 Aralık 2025 tarihinde işten atıldı. İşten atılmasına karşı işçiler, 231 gündür yağmur, çamur ve kavurucu sıcaklığa rağmen eylemlerini kararlı bir şekilde sürdürüyor.
İşçilerden Abdulbaki Çapın, anayasal bir hak olan sendikal haklarını kullandıkları için işten çıkarılmasına karşı yaklaşık 8 aydır eylemde olduklarını söyledi. 3 çocukla birlikte 5 kişilik bir aile olduklarını söyleyen Çapın, “Ekonomik kriz var. Aylık mutfak gideri ve diğer yan giderlerle birlikte aylık giderim 50 bin TL buluyor. Biz boğazımızdan kısmak zorunda kalarak geçinmeye çalışıyoruz. Önümüzdeki ay okullar açılıyor ve 2 öğrencim var işim yok benim için zor geçecek” dedi.
Aylardır liman önünde işlerine geri dönebilmek için eylemde olduklarını belirten Çapın, “Tek talebimiz sendikalı bir şekilde işimize geri dönebilmektir. Çünkü sendikalı olmak bir haktır ve biz bu hakkı kazandık. Bu hakkı kazandığımız için taşeron firma bizi işten attılar. Herkesin bize sahip çıkmasını istiyoruz. Bize haksızlık yapıldı. Taşeron firma bizi işten attı, tekrardan taşeron firmada çalışmamızı istiyorlar. Biz bunu kabul etmiyoruz. Çünkü bu iş taşeron firmanın değil ana firmanı işidir. Taşeron firmada ana firmanın işçisidir. Ana firmada bizi kandırdığı gibi devleti de kandırıyor. Taşeronda aynı zamanda hem bizi hem devleti kandırıyor ve zarara uğratıyor” diye konuştu.
Serhat Erdem, işten atıldıktan bu yana haftanın 5 günü liman kapısı önünde eylemde olduklarını ifade etti. Erdem 7 kişilik bir aile olduklarını ve ayda 15 bin TL kira verdiklerini ve 30 ile 40 bin TL arası mutfak giderlerinin olduğunu ifade etti. “İşimize geri dönene kadar buradan ayrılmayacağız” diyen Erdem, ülkede adalet olmadığı için hep işçiler ve yoksulların haksızlığa uğradığını söyledi.
Mersin Limanı’nda 2015'ten 2025'in Aralık ayına kadar çalıştığını dile getiren Burhan Yılgın, 31 Aralık tarihinden bu yana yaklaşık 8 aydır işten atıldıklarını ve bu sürede yaşadıkları zorluğu şöyle ifade etti: “Ekonomik sıkıntılar içerisindeyiz. İki çocuğum var ve okula gidiyorlar. Geçen yıl servis ücretini ödeyemediğim için okula göndermedim. Sıkıntılar içinde yaşıyoruz ve yetkililerden olumlu bir haber gelerek işimize geri dönmek istiyoruz. Haftanın 5 günü sabah saat 7'den 12’ye kadar buradaki eylemimizi sürdürüyoruz. Ondan sonra part time iş bulursak en ağır işler olsa da çalışmak zorunda kalıyoruz. Çünkü ailemizi geçindirmek zorundayız. 8 aydır işsizlik maaşıyla ve kendimizden kısıtlayarak geçinmeye çalışıyoruz. Aylık giderimiz 50 bin TL ama biz ise aylık 25 bin alabiliyoruz. Evde benden başka çalışan da yok. Önümüzdeki ay okullar açılacak ve şimdiden okul masraflarını düşünüyorum. Bunu için ne yapacağımı bilmiyorum. Bunu düşündükçe intiharı bile düşündüğüm oluyor. 8 aydır açlık sınırın altında geçinmeye çalışıyorum.”
Tüm arkadaşlarının işlerine dönene kadar eylemlerinde kararlı olduklarını altını çizen TÜMTİS Mersin Şubesi Başkanı Savaş Gürkan, bugüne kadar Ulaştırma Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı, Mersin Valisi ve MIP’e bağlı taşeron firma olan LDH ile toplantılar yapıldığını belirtti.
Yapılan toplantılar hakkında bilgi veren Gürkan, “İşçi arkadaşlarımızın talepleri bu konuda nettir. Limanda asıl işi yapıyoruz ve limanda kadrolu olarak çalışmak istiyoruz. Eğer taşeron firma olacaksa da bizim özlülük haklarımız yasalarca güvence altına alınmalı. Özü itibariyle sendikalı, toplu iş sözleşmeli bir sistemde çalışmak istiyoruz. Arkadaşlarımızın talepleri bizim taleplerimizdir. Bu yönde müzakerelerimiz devam ediyor. Kararlı bir şekilde mücadelemiz devam edecek” diye konuştu.
Türkiye’deki işçilere yönelik haksız ve hukuksuzlukların sermayedarlar ve patronların kâr hırsından kaynakladığını dile getiren Gürkan, her yüz işçiden 93'ünün güvencesiz ve kötü koşullarda çalıştığını dile getirdi.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir