Ankara'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti 20 işçi yaralandı
12:362025 SGK verileri açıklandı: İş kazalarında artış devam ediyor
04:58Bakan Işıkhan müjdeyi verdi: İsg harcamalarında kamu modeli geliyor!
11:44Tuzla’da çakmak fabrikası alevlere teslim oldu
11:56KARDEMİR’de Stajyer Genç İş Kazasında Hayatını Kaybetti
10:41MASKİ Saha Personeline İSG Eğitimi
12:27Limanlarda İş Güvenliği Hayati Önem Taşıyor
23:16Niğde OSB’de Plastik Fabrikasında Yangın!
14:19Aliağa Nemport Limanı’nda Konteyner Yangını
13:44Sanayide "Çocuk İşçi" Tartışması: 8 Yaşındaki Çırak Tepki Çekti
PTT'de posta ve kargo hacmi artarken taşeron işçilerin primlerinin düştüğünü belirten Haber-Sen Şube Başkanı Yaşar Polat, prim sisteminin şeffaflaştırılmasını ve işçilerin hak kayıplarının giderilmesini istedi.
19.08.2026 - 01:13
YAYINLANMA19.08.2026 - 13:15
GÜNCELLEME
KESK’e bağlı Haber-Sen 2 No’lu Şube Başkanı Yaşar Polat, PTT’de taşeron işçilerin artan iş yükü karşısında primlerinin düşmesine dair açıklama yaptı. “Taşeron’a kadro istiyoruz” diye sosyal medyada paylaşım yapan bir işçinin de Kod 49 ile işten çıkarıldığı iddiaları olduğunu ifade eden Polat, tüm bu yaşananlarda PTT’nin de sorumluluğu olduğunu hatırlatan Polat, taşeron işçilerin prim sistemi derhal şeffaflaştırılmasını, prim hesaplama yöntemi bütün işçilere yazılı olarak açıklanmasını ve işçilerin prim kayıpları tespit edilerek hak kayıplarının giderilmesini talep ettiklerini söyledi.
PTT'de taşeron olarak çalışan işçiler yıllardır ağır çalışma koşulları altında, posta ve kargoları vatandaşlara ulaştırıyor. Polat, her gün yüzlerce gönderiyi hava koşullarına, trafik riskine ve zaman baskısına rağmen vatandaşlara ulaştıran, PTT'nin hizmetinin sahadaki gerçek gücünü oluşturan taşeron işçilerin prim adı altında sömürüldüklerini ifade etti. 2026 yılının ilk altı ayında 210 milyon posta ve kargo gönderisinin taşındığı, kargo hacminin geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 17 arttığı ve günlük kabul-teslim işlemlerinin 1 milyonun üzerine çıktığını ifade eden Polat, “Yoğun dönemlerde ise günlük sayı 3 milyonun üzerine çıkıyor. Fakat bu operasyonun yükünü çeken işçilerin emeği büyürken aldıkları prim küçülüyor” dedi.
Eski sistemde işçilerin aldıkları primlerin daha net olduğunu belirten Polat, “Taşeron işçilere uygulanan önceki sistemde gönderinin ağırlığına göre belirli çarpanlar uygulanıyordu. Misal, 1 kilograma kadar olan gönderi 1 sayı, 5 kilograma kadar olan gönderi ise 2 sayı olarak kaydediliyor. Bu sistem üzerinden işçiler teslim ettikleri gönderilerin ağırlığına göre puan/çarpan elde ediyordu. Ve prim tavan ücretlerine ulaşabiliyordu. Bugün ise tablo değişmiş durumda. Yeni uygulamada işçilerin anlatımına göre 100 teslimat gerçekleştirilse bile bunların tamamı prim hesabında aynı şekilde değerlendirilmemekte; bazı gönderiler 3-5 kargo şeklinde sayılmadan veya performans hesabının esasına eksik yansıtılarak işçinin prim hakkı düşürülmektedir” ifadelerini kullandı.
Yüzlerce kargoyu vatandaşa ileten taşeron işçilere 400-700 TL arasında performans ödemesi çıkarıldığını söyleyen Polat, “İşçinin performansı gerçekten mi düştü, yoksa performansın hesaplanma yöntemi mi değiştirildi? Çünkü performans sistemi işçinin daha fazla çalışmasına rağmen daha az kazanmasına dönüşüyorsa bunun adı performansı ödüllendirmek değil, emeğin karşılığını aşağı çekmektir. Bir işçinin günlük teslimat sayısını artırmak kolay değildir. Her teslimatın arkasında yürümek, araç kullanmak, yük taşımak, adres bulmak, müşteriyle iletişim kurmak, tekrar teslimata gitmek ve bütün bunları zaman baskısı altında yapmak vardır. Kâğıt üzerinde bir ‘teslimat’ görünen işin arkasında gerçek bir insan emeği vardır” dedi.
Bu sisteme karşı çıkan, hakkını savunan işçiler üzerinde baskı oluşturulduğu, son eylem sürecinde iki işçinin işten çıkarıldığı yönündeki iddialar olduğunu ifade eden Polat, “İşçilerin aktardığı bir başka son derece ciddi iddia ise, sosyal medyada ‘taşerona kadro istiyoruz’ şeklinde paylaşım yapan bir taşeron işçinin Kod 49 gerekçesiyle işten çıkarıldığı yönündedir. Eğer bu işçi yalnızca taşeron işçilerin kadro talebini dile getirdiği için işten çıkarıldıysa, bu durum mutlaka kamuoyuna ve ilgili kurumlara açıklanmalıdır. Bir işçinin anayasal ve yasal hakları çerçevesinde çalışma koşullarını ve kadro talebini dile getirmesi, işten çıkarma baskısının gerekçesi haline getirilmemelidir” diye ifade etti.
Tüm bu yaşananlarda PTT’nin de sorumluluğu olduğunu hatırlatan Polat, taşeron işçilerin prim sistemi derhal şeffaflaştırılmasını, prim hesaplama yöntemi bütün işçilere yazılı olarak açıklanmasını ve işçilerin prim kayıpları tespit edilerek hak kayıplarının giderilmesini talep ettiklerini söyledi.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir