Ankara'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti 20 işçi yaralandı
12:362025 SGK verileri açıklandı: İş kazalarında artış devam ediyor
04:58Bakan Işıkhan müjdeyi verdi: İsg harcamalarında kamu modeli geliyor!
11:44Tuzla’da çakmak fabrikası alevlere teslim oldu
11:56KARDEMİR’de Stajyer Genç İş Kazasında Hayatını Kaybetti
10:41MASKİ Saha Personeline İSG Eğitimi
12:27Limanlarda İş Güvenliği Hayati Önem Taşıyor
23:16Niğde OSB’de Plastik Fabrikasında Yangın!
14:19Aliağa Nemport Limanı’nda Konteyner Yangını
13:44Sanayide "Çocuk İşçi" Tartışması: 8 Yaşındaki Çırak Tepki Çekti
Ekonomik baskıların arttığı dönemlerde iş sağlığı ve güvenliği (İSG) harcamaları birçok kurumda “ertelenebilir gider” olarak görülüyor.
30.12.2025 - 13:00
YAYINLANMA30.12.2025 - 13:00
GÜNCELLEME
Ancak küresel veriler, güvenlik yatırımlarındaki her kesintinin uzun vadede insan hayatı, hukuki sorumluluk ve ciddi mali kayıplar olarak geri döndüğünü ortaya koyuyor.
Dünya genelinde şirketler daralan bütçeler, düşen kâr marjları ve artan maliyetlerle mücadele ederken, iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları çoğu zaman ilk sorgulanan kalemler arasında yer alıyor. Eğitimlerin ertelenmesi, bakım-onarım faaliyetlerinin geciktirilmesi ve İSG kadrolarının küçültülmesi bu süreçte sıkça başvurulan yöntemler olarak öne çıkıyor.
Uzmanlara göre bu yaklaşım, güvenliği “geçici bir maliyet” olarak görme yanılgısına dayanıyor. Oysa iş sağlığı ve güvenliği, doğrudan kayıpları önleyen temel bir risk kontrol mekanizması olarak değerlendiriliyor. Bugün tasarruf edilen her güvenlik harcaması, ilerleyen süreçte iş kazaları, meslek hastalıkları, üretim kayıpları ve hukuki yaptırımlar şeklinde çok daha ağır bedellerle geri dönebiliyor.

Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) verilerine göre, iş kazaları ve işle bağlantılı hastalıkların küresel ekonomiye yıllık maliyeti, dünya gayrisafi yurt içi hasılasının yaklaşık yüzde 4’üne ulaşıyor. Bu oran, trilyonlarca dolarlık bir kaybın her yıl üretken ekonomilerden çekildiğini gösteriyor.
ILO değerlendirmeleri, söz konusu kayıpların büyük bölümünün öngörülebilir ve önlenebilir nitelikte olduğuna işaret ediyor. Etkin risk yönetimi, mevzuata uyum ve sürdürülebilir İSG politikaları sayesinde bu kayıpların önemli ölçüde azaltılabileceği vurgulanıyor.
Küresel rakamlar tabloyu ortaya koysa da asıl etki, işletmelerin günlük faaliyetlerinde hissediliyor. İş kazaları nedeniyle kaybedilen iş günleri üretim kapasitesini düşürürken, kalan çalışanlar üzerindeki iş yükü ve stres artıyor. Bu durum, yeni kazalar için de zemin hazırlayabiliyor.
Öte yandan iş kazaları ve meslek hastalıkları, sigorta primlerinde artışa yol açarken bazı sektörlerde işletmelerin sigortalanmasını dahi zorlaştırabiliyor. Ağır vakalar ise idari soruşturmalar, tazminat davaları ve bazı ülkelerde üst düzey yöneticiler için cezai sorumluluk riskini beraberinde getiriyor.
İSG profesyonelleri ve risk yönetimi uzmanları, bütçe baskısı altında alınan kısa vadeli tasarruf kararlarının uzun vadede çok daha büyük maliyetler doğurduğu konusunda hemfikir. Güvenlik yatırımları; iş sürekliliğini, çalışan sağlığını ve kurumsal itibarı koruyan stratejik bir unsur olarak değerlendiriliyor.
Ekonomik koşullar ne olursa olsun, iş sağlığı ve güvenliğinin pazarlık konusu yapılmaması gerektiğini vurgulayan uzmanlar, “Güvenliğin maliyeti ölçülebilir; ancak ihmalin bedeli çoğu zaman telafi edilemez” değerlendirmesinde bulunuyor.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir