Fikret A. için adalet buluşmalarının ilki İzmir’de gerçekleşti
12:06Afşin-Elbistan Termik Santralinde Patlama Sonrası Yangın
09:38Ankara'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti 20 işçi yaralandı
12:362025 SGK verileri açıklandı: İş kazalarında artış devam ediyor
04:58Bakan Işıkhan müjdeyi verdi: İsg harcamalarında kamu modeli geliyor!
11:44Tuzla’da çakmak fabrikası alevlere teslim oldu
Mahkemenin mevsimlik işçi olmadıklarına dair kararına rağmen Eskişehir Büyükşehir Belediyesinde park ve bahçe işlerinde çalışan işçiler yılın 7 ayı çalıştırılıp geri kalanında işsiz bırakılıyor.
23.10.2026 - 09:44
YAYINLANMA23.10.2026 - 09:50
GÜNCELLEME
Eskişehir Büyükşehir Belediyesinin şirketi Espark bünyesindeki park ve bahçe işlerinde 14-15 yıldır çalışan işçiler, her yıl yedi ay çalıştırılıp beş ay işsiz bırakılıyor. Aynı işi yapan daimi işçilerle eşit haklardan yararlandırılmadıklarını belirten işçiler, yıllık izin haklarını almak için açtıkları davalarda Eskişehir 6. İş Mahkemesinde lehlerine kararlar aldı. Ancak kararlar henüz kesinleşmedi. Türk-İş’e bağlı Belediye-İş’in kendilerini yalnız bıraktığını belirten işçiler, haklarını aramak istediklerinde “Bu işlere girmeyin, başınız yanar” denildiğini anlattı.
Eskişehir 6. İş Mahkemesi, işçilerin mevsimlik işçi olmadıklarına ve yıllık izin haklarının bulunduğuna karar verdi. Ancak belediye ve Espark şirketinin başvurusu üzerine dosya, Ankara Bölge Adliye Mahkemesine (istinaf) taşındı. Avukat Buğra Sarı, başlatılan icra takiplerine rağmen ödemelerin istinaf süreci nedeniyle bekletildiğini ve işçilerin haklarına ulaşmasının geciktiğini belirtti. Sarı ayrıca, halen çalışan işçilerin yıllık izin hakları ve kullanım tarihlerinin belirlenmesi için belediyeye başvuracaklarını ifade etti.
2018'deki kadro düzenlemesinden yararlandırılmayan park ve bahçe işçileri, işlerin kışın da devam etmesine rağmen her yıl 5 ay gelirden yoksun bırakılmalarına ve 12 aylık daimi çalışanlarla aynı haklardan yararlanamamalarına tepkili. 15 yıllık bir işçi, kışın da temizlik ve bakım işlerinin sürdüğünü vurgulayarak, “31 Ekim’de bizden çıkış alınıyor. Çıktıktan sonra parklara kilit mi vuruluyor? Çalışılmıyor mu? Çöp alınmayacak mı?” diye tepki gösterdi.
Avukat Buğra Sarı kışın da yeni işçi alındığının İŞKUR kayıtlarıyla sabit olduğunu ve park-bahçe işlerinin yıl boyunca kesintisiz sürdüğünü ifade etti. Sarı, 2018’de çıkarılan 696 sayılı KHK ile taşeron işçilerin kadroya geçirilmesinin amaçlandığını, ancak düzenlemedeki istisnaların bazı belediyeler tarafından işçileri geçici ya da mevsimlik statüde çalıştırmayı sürdürmek için kullanıldığını ifade etti. İlgili düzenlemedeki istisnanın yıl boyunca devam etmeyen işler bakımından geçerli olduğunu belirten Sarı, park ve bahçe işlerinin ise yılın tamamında devam ettiğine, 696 sayılı KHK’de de yıl boyunca devam eden işlerden sayıldığına dikkat çekti.
Düzenli gelirleri olmadığı için kredi kartlarını kullanmak ve kredi çekmek zorunda kaldıklarını anlatan bir işçi yaşadığı ekonomik sıkıntıyı şöyle anlattı: “Kışın beş ay boyunca kredi kartlarını harcıyoruz. Yedi aylık o kredi kartlarına borçlanıyoruz. Kredi çekiyoruz. Beş ay o krediyi idare edeceğim. Başka bir şey yok. Her sene ben en az 110 bin lira açıkla giriyorum içeri.” Park ve bahçe işlerinde çalışan bir kadın işçi ise, işsiz kaldığı dönemde geçimini ailesinin desteğiyle sürdürmek zorunda kaldığını belirtiyor. İşçiler, yaşları nedeniyle başka iş bulmakta da zorlanıyor. Süreli çalışma nedeniyle başka bir işe girmeleri de zor oluyor.
İşçilerin tepkisinin odağında, üyesi oldukları Belediye-İş Sendikasının tutumu da bulunuyor.
Haklarını aramak istediklerinde Belediye-İş’ten destek göremediklerini söyleyen işçilerin aktardığına göre sendika temsilcileri, hak arama girişimlerinden vazgeçmeleri için “Bu işlere girmeyin, başınız yanar” uyarısında bulundu.
Avukat Buğra Sarı’nın aktardığına göre işçiler sendikaya başvurduklarında kendilerine bu işlerle uğraşmamaları, aksi halde başlarının yanacağı söylenmiş. İşçiler hukuki yola başvurmak ve avukat tutmak için para toplamaya başladıklarında ise bu kez davalardan vazgeçmeleri yönünde telkinlerle karşılaşmış. Sarı, dava sürecinde sendikadan talep edilen belgelerin mahkemeye gönderilmediğini de belirtti. Sarı’nın aktardığına göre sendika temsilcileri tarafından, kendilerine başvuran işçilere başka avukatlarla çalıştıkları gerekçesiyle “Siz bize gelmediniz, başka avukatlara gittiniz. Gidin kendi işinizi kendiniz çözün” denilmiş.
Belediye-İş’e üye olan işçiler, her ay ücretlerinden 2 bin liranın üzerinde aidat kesildiğini, buna karşın yedi aylık çalıştıkları gerekçesiyle sendika seçimlerinde oy kullanmalarına izin verilmemesine, karar süreçlerinin dışında bırakılmalarına tepkili.
İşçilerin avukatlarından Burak Ağıldere de sendikanın işçilerin bireysel olarak dava açmasını beklemek yerine haklarının sendika tarafından takip edilmesi gerektiğini vurguladı.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir