Fikret A. için adalet buluşmalarının ilki İzmir’de gerçekleşti
12:06Afşin-Elbistan Termik Santralinde Patlama Sonrası Yangın
09:38Ankara'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti 20 işçi yaralandı
12:362025 SGK verileri açıklandı: İş kazalarında artış devam ediyor
04:58Bakan Işıkhan müjdeyi verdi: İsg harcamalarında kamu modeli geliyor!
11:44Tuzla’da çakmak fabrikası alevlere teslim oldu
Asbest Söküm Uzmanları Derneği (ASUD), asbestin yalnızca solunum yoluyla değil tüm vücudu etkileyen ölümcül bir madde olduğunu vurguladı.
12.01.2026 - 12:43
YAYINLANMA12.01.2026 - 12:43
GÜNCELLEME
Asbest Söküm Uzmanları Derneği (ASUD), Avrupa Komisyonu’nun 2025 tarihli Meslek Hastalıkları Tavsiye Kararı’nı hatırlatarak, asbestin yalnızca solunum yoluyla değil tüm vücudu etkileyen ölümcül bir madde olduğunu vurguladı.
Dernek, Türkiye’de asbeste bağlı hastalıkların hâlâ büyük ölçüde gizlendiğine dikkat çekti.
Avrupa Komisyonu’nun 2025 raporunda, asbeste bağlı meslek hastalıklarının kapsamının genişletildiği ve bilimsel kanıtların güçlendiği belirtildi. Daha önce sınırlı biçimde tanınan bazı hastalıkların artık meslek hastalığı olarak kabul edildiği, kolon, rektum ve mide kanserlerinin ise asbestle ilişkili “ileride tanınması önerilen hastalıklar” listesine alındığı ifade edildi.
ASUD tarafından yapılan açıklamada, bu gelişmenin asbestin yalnızca solunum sistemini değil, sindirim sistemi ve farklı organları da etkileyen ölümcül sonuçlar doğurduğunu ortaya koyduğu vurgulandı. Mezotelyoma ve akciğer kanserine ek olarak gırtlak ve yumurtalık kanserlerinin de artık asbeste bağlı meslek hastalığı statüsünde kabul edildiği, sindirim sistemi kanserlerinin ise güçlü şüpheyle izlendiği hatırlatıldı.
Dernek, Türkiye’de asbest maruziyetinin kentsel dönüşüm, bina yıkımları, gemi sökümü, bakım-onarım çalışmaları, altyapı ve sanayi faaliyetleri gibi birçok alanda hâlâ devam ettiğini belirtti. Buna karşın asbeste bağlı hastalıkların tanı, bildirim ve kayıt süreçlerinde ciddi yapısal eksiklikler bulunduğu ifade edildi.
Uzun yıllara yayılan “latent dönem” nedeniyle çok sayıda vakanın meslek hastalığı olarak kayıtlara geçmediğine dikkat çekildi.
ASUD, özellikle 2010 yılı öncesinde yapılmış binaların ciddi risk taşıdığını vurguladı. Kentsel dönüşüm süreçlerinde asbest envanter raporlarının çoğu zaman yalnızca kağıt üzerinde kaldığı, hatta sahte raporlar düzenlendiği iddia edildi.
2023 depremleri sonrası ortaya çıkan enkazın ayrıştırılması ve depolanması sürecinde de ciddi bir asbest maruziyeti yaşandığına işaret edildi.
Açıklamada, “Bugün ölen birçok kişi, asbeste bağlı hastalıklar nedeniyle yaşamını yitirmesine rağmen kayıtlara kalp yetmezliği ya da yaşlılığa bağlı kanser olarak geçiyor” denilerek, asbeste bağlı ölümlerin büyük ölçüde gizli kaldığı vurgulandı. Yaşananların teknik değil, yönetimsel ve rant odaklı tercihlerden kaynaklandığı ifade edildi.

ASUD Başkanı Mehmet Şeyhmus Ensari imzasıyla yapılan açıklamada şu talepler sıralandı:
Asbeste bağlı tüm hastalıkların güncel bilimsel veriler doğrultusunda meslek hastalığı listelerine alınması
Riskli iş kollarında çalışanlar için düzenli sağlık gözetimi ve erken tanı programlarının uygulanması
Asbest içeren yapı ve tesisler için ulusal düzeyde şeffaf bir envanter oluşturulması
Bina yıkım ve dönüşüm süreçlerinin bağımsız denetim ve etkin yaptırımlarla yürütülmesi
ASUD, “Asbest öldürmeye devam ediyor. Görmezden gelinen hastalıklar artık gizlenemez” diyerek kamuoyunu ve yetkilileri acil önlem almaya çağırdı.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir