Asbestle mücadele için çözümler üretiliyor

Asbest Söküm Uzmanları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Başkan Yardımcısı Ayşe Selda Altıntop ile asbestle mücadele ve ASUD Genel Kurulu hakkında konuştuk.

Sara ÖZDEM
Sara ÖZDEM Tüm Haberleri
+4
Haber albümü için resme tıklayın

İSG HABER AJANSI

Asbest Söküm Uzmanları Derneği ((ASUD) Yönetim Kurulu Üyesi ve Başkan Yardımcısıyım. Derneğimiz olağan genel kurulunu birkaç gün önce gerçekleştirdi. Yeni Yönetimi ve daha çok katılımcıya ulaşan yeni tüzüğü ile Asbestle Mücadelede daha güçlü olacağız. Sadece uzmanlar değil akademisyenler, iş güvenliği uzmanları, hatta gönüllülerimiz ile daha güçlü olacağız. 

Asbestin adını son zamanlarda neden sıkılıkla duyar olduk?

Asbest, çok eski çağlardan beri bilinen, topraktan çıkarılan, kimyasal ve fiziksel özellikleri nedeniyle geniş kullanım alanı bulmuş lifsi bir silikattır. Ancak kanserojendir. 31.Aralık 2010 tarihinde Ülkemizde yasaklandı. Yakın zamana kadar sadece gemilerde var olduğu düşünülüyordu ancak inşaat ve yapı sektöründe kullanıldığı ve mevzuatımızda 2004 yılında yürürlüğe giren “Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği” nde asbestin tehlikeli atık olarak yerini alması sonucunda binalarda kullanıldığı ve yıkımı yapılan binalardan ayrılması zorunluluğu getirildi. Binalarda yer ve çatı kaplamaları dışında, yalıtım, yanmazlık, izolasyon sağlamak için kullanılmıştır. Son 10 yıldır ülkemizde Kentsel Dönüşüm faaliyetleri arttı. Afet riskli alanlarda bina yenileme faaliyetleri de bu çalışmalara eklendi. İzmir’de yaşanan 30 Ekim 2020 Sisam depremi sonrası yıkılan binalar dışında hasarlı binalarda yıkılmaktadır. Hatta hasarı olmayan ancak yenilenmesi gündeme gelen birçok binalar da bunlara eklenmiştir. Bu binalar 2010 yılından önce yapılmıştır.

Halen İzmir’de yenilenecek olan binaların yıkım işi plansız, kontrolsüz, tehlikeli ve denetimsiz olarak devam etmektedir. Yıkılacak bina sayısının çok fazla olması nedeniyle ne yazık ki binalar hızla yıkılmaktadır. İzmir’in %25 lik kısmının yenileneceği konusu söylenmektedir. Yıkım ve söküm işini üstlenen firmalar çalışanlar ve çevre sakinleri için önlem almamaktadır. Bu durum önümüzdeki 20 yıl içinde ortaya çıkacak ve bizlere ağır bir bedel ödetecektir. Deprem Afetinden sonra uzun yıllar sürecek kentin yenilenmesi çalışmalarıyla “Mesleksel, Toplumsal ve Çevresel” anlamda bizi İKİNCİL AFET beklemektedir. 

İşte tam da bu konuyu gündeme getirmek için 20-22 Nisan ‘da Ankara’da TMMOB tarafından düzenlenen AFET SEMPOZYUMUNA Ege Üniversitesinden değerli hocam Sn. Canan Uraz ile birlikte çalıştığımız “Afet Riski Altındaki Alanlarda Bina Yıkımlarında Asbest Maruziyeti” konulu bildirinin sunumunu gerçekleştirdim.

Biraz Sempozyumdan bahsedelim, afetlerle ilgili ve asbest ile ilgili neler konuşuldu?

TMMOB “Ülkemizdeki doğa olaylarının afete yol açmasını engellemek için atılması gereken adımlar ile zarar azaltma, afetlere hazırlık, müdahale ve dayanışma konularında örgütlülüğü geliştirme” amacı ile 20-22 Nisan tarihleri arasında Ankara’da bir Sempozyum düzenledi. Kurumların, Yerel Yönetimlerin, TMMOB Oda Üyelerinin ve akademisyenlerin katılımı ile çoğunlukla Bütünleşik Afet Yönetimi konusunun, Afetler sonrası İkincil Afetlerin, Kurumların Yerel Yönetimlerin Büyükşehir Belediyelerinin sorumluluk ve görevlerinin konuşulduğu tartışıldığı bir Sempozyum gerçekleşti. 30 Ekim İzmir Depremi farklı yönleriyle incelendi. Bayraklı ve Manavkuyu Bölgesinin jeolojik yapısı, binaların depreme dayanıklılığı, imar affı, deprem sonrası enkaz kaldırma çalışmaları, hasarlı bina tespitleri, Belediyelerin Afetlere hazırlık yapması gerekliliği gibi…

Asbest konusu İkincil bir Afet olarak ele alındığından be de bu konuda hazırladığımız akademik bir bildiriyi sundum. Bildirinin ikinci kısmında 30 Ekim 2020 depremi sonrasında İzmir’de yıkım sürecini anlattım.

İzmir’de son bir buçuk yıldır yenilenme süreci nasıl devam etmektedir?

Yıkılacak bina sayısının fazla olması nedeniyle bina yıkım sürecini hızlandırmak için yapılan uygulamaların asbest maruziyetini arttırdığını görüyoruz. İzmir’deki yanlış uygulamalara değinelim;

Belediyeler binaların yıkımı için “Yıkım Ruhsatı” vermesi öncesinde “Asbest Varlığı Tespit Raporu ve Envanteri” talep etmektedir. Binalardan asbestli malzemenin yönetmeliğe uygun sökülmesi zahmetli ve maliyetli olduğundan yıkım müteahhidi binada asbest olmadığına dair rapor almayı uygun görmektedir. Asbestli malzeme varsa eternit gibi bunları söküp şehrin sokaklarına atmaktadır.

                       

                                                Binalardan sökülüp sokağa atılan eternit çatı kaplaması

Binalarda asbest tespiti, seçici yıkım dediğimiz geri dönüştürülebilir malzemelerin binadan çıkarılmasından sonra yapılmaktadır. Oysa pencereler yalıtım amaçlı asbestli çimento ile sıvanmış, duvar boya ve kaplamalarında, termal izolasyonda, ısı ileten borularda, elektrik yalıtımı, çatı kaplamaları gibi yerlerde asbest olabilir. Çalışanlar geri dönüştürülebilir malzemeleri sökerken asbesti ortaya çıkarır ve bilmeden söktüklerinden asbeste maruz kalır ve asbesti ortama yayarlar. Gelen uzman seçici yıkımı yapılmış, korkulukları kapısı penceresi sökülmüş bir binada asbest tespit yerine yetersiz sayıda asbest olmayan birkaç malzemeden numune alarak rapor düzenlenmesine aracılık etmektedir.                                                        

                                                                                                                       Seçici yıkımı yapılmış bina                                  

                                                                                             Korkulukları sökülmüş merdivenler

İzmir’de binaların yıkımları son sürat, önlem alınmadan, kontrolsüz ve denetimsiz olarak devam etmektedir. Binalarda asbest varlığı doğru tespit edilmemesinden kaynaklı çoğunlukla asbest içeren malzemelerle birlikte son derece yanlış yöntemlerle yapılmaktadır. Özellikle deprem sonrası, İzmir’de yıkımı yapılan binalarda kullanılan yıkım yöntemleri çevreye ve insana zarar vermekte, teknik olarak da mühendislik bilimine aykırı ve tehlikeli atık konusunda kanun ve yönetmeliklere uygun değildir. Halen devam etmekte olan bu yıkımlar hiçbir kamu merci tarafından denetlenmemektedir.

                                                

                                                                                               Karşıyaka sahilde bir bina yıkımı                             

                                                                                                         İzmir Buca Cezaevi yıkımı

Görüldüğü üzere toz maruziyetinin yüksek olduğu yıkımlar halk ve toplum sağlığını ve  çevre kirliliğini tehdit edecek şekilde devam etmektedir.

Asbest maruziyetinin azaltılması ortadan kaldırılması için ne yapılmalı?

Sempozyumda da dile getirdim. Kanun ve yönetmeliklerin uygulanması gerekiyor;

·        İzmir’de devam eden yıkım çalışmalarında yer alan tüm tarafların sorumluluklarını çok iyi anlaması ve Mevzuatı uygulamaktan kaçınmaması gerekmektedir. (Hukuki Sorumluluk ve Vicdani Sorumluluk). Müteahhit ve mal sahibi maddi yük getirdiği için binanın asbestli malzeme tespit edilmemesi için çaba sarf etmektedir. Diğer yandan “Yıkım Ruhsatı” veren yerel belediyeler “Asbest Varlığı Tespit Raporu” nasıl yapılıyor ve içeriği doğru mu, asbest içeren malzemelerden yeterli numune alınmış mı, malzemenin sökümü yapılıp belgelenmiş mi? gibi konuların doğru uygulanmasını sağlamalıdır.

·        Risklere karşı yani asbest ve toz maruziyetine karşı hem çalışanlar hem de çevrede yaşayanlar için önlem alınmalıdır. Çalışanlar için uygun KKD kullanımı, toz için doğru sulama yapılması, doğru yıkım planı yapılması ve uygulanması gibi…

·        Yıkımı yapılacak binanın yıkım öncesi asbestli malzeme barındırıyor olmasının Belediye tarafından denetlenmesi ve yıkım sırasında tozumanın azaltılması için önlem alındığının denetlenmesi gibi…

·        Kanun ve yönetmeliklerin doğru uygulanarak asbestin topluma ve çevreye zarar vermesinin önlenmesi için Bakanlık, Çevre şehircilik İl Müdürlükleri, Büyükşehir Belediyeleri ve Yerel Belediyelerin birlikte yönetim ve denetim sistemini uygulamaya koymaları gerekmektedir.

·        Toplum olarak da asbest ve zararları konusunda bilinçlenirsek kendimizi koruyabilir ve toplum sağlığını hiçe sayanları uyarıp ceza almalarını sağlayabiliriz…

 Yıllar sonra asbest maruziyeti kaynaklı akciğer hastalıkları ve kanserler, çevre ve hava kirliliği gibi sorunlar karşımıza ikincil afetler olarak çıkacaktır.

 

İSG Haber Telegram grubumuza katılmak için tıklayınız

İSG Haber Twitter sayfamızı takip etmek için tıklayınız

İSG Haber Linkedin sayfamızı takip etmek için tıklayınız

İSG Haber Instagram sayfamızı takip etmek için tıklayınız

İSG Haber Google İşyeri sayfamızı takip etmek için tıklayınız

İSG Haber Facebook sayfamızı takip etmek için tıklayınız

04 May 2022 - 21:44 -

Muhabir  Sara Özdem


TÜM RÖPORTAJLAR GÖSTER


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak isghaber.com.tr | Türkiye'nin İSG Haber Ajansı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan isghaber.com.tr | Türkiye'nin İSG Haber Ajansı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler isghaber.com.tr | Türkiye'nin İSG Haber Ajansı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı isghaber.com.tr | Türkiye'nin İSG Haber Ajansı değil haberi geçen ajanstır.


Uzman ilanı

Bingöl toki projesinde görevlendirilmek üzere A ve B sınıfı İş güvenliği uzmanı ihtiyacımız bulunmaktadır. İlgilenen arkadaşlar özgeçmişlerini isb...

AKTİF1 OSGB

İSTANBUL İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI

İstanbul’da yer alan projemizde çalıştırılmak üzere Elektrik Mühendisi, Elektrik-Elektronik Mühendisi veya Elektrik Teknik Öğretmeni ( EKAT belgesine...

05319904449 HÜSEYİN DEMİRDAĞ

ANKARA A VE B İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI

Ankara/ Mamak'ta Aktif Hekimler OSGB'de çalışmak üzere kısmı (haftada 3 gün) ve tam zamanlı A-B sınıfı İş güvenliği uzmanı aranıyor. Whatsapptan CV' i...

0537 428 38 84  AKTİF HEKİMLER

BURSA İŞYERİ HEMŞİRESİ/DSP

Bursa Nilüfer'de HRS projesinde tam zamanlı mesleğini severek yapan çalışma arkadaşları CV'lerini [email protected] mail adresine iletebilir. 

AKTİF HEKİMLER

KIRIKKALE B VE C SINIFI İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI

Kırıkkale şantiyede görevlendirilmek üzere tecrübeli tam zamanlı B-C sınıfı iş güvenliği uzmanı alımı yapılacak. İlgilenen adayların CV'lerini whatsap...

0537 428 38 84 AKTİF HEKİMLER

İSTANBUL C SINIFI İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI

Tim Osgb bünyesinde Üsküdar Kısklı da bulunan inşaat projemiz için Tam zamanlı C Sınıfı İş güvenliği uzmanına ihtiyacımız vardır.İlgilenen adayların i...

0 543 465 9775 TİM OSGB

İSTANBUL B SINIFI İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI

Tim Osgb bünyesinde Eyüp te bulunan inşaat projemiz için Tam zamanlı B Sınıfı İş güvenliği uzmanına ihtiyacımız vardır.İlgilenen adayların ilknur.uluc...

0 543 465 9775 TİM OSGB

İSTANBUL C SINIFI İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI

Tim Osgb bünyesinde Çengelköy de bulunan inşaat projemiz için Tam zamanlı C Sınıfı İş güvenliği uzmanına ihtiyacımız vardır.İlgilenen adayların ilknur...

0 543 465 9775 TİM OSGB

ANKARA C İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI

Kazanda bir projede çalışmak üzere ingilizce bilen c sınıfı iş güvenliği uzmanı arayışımız bulunmaktadır.İletişim: 0 545 484 99 59

0 545 484 99 59