Onaylı defter nasıl kullanılmalı?

Onaylı defter; Görev yönetmeliklerinde belirtildiği üzere, işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı görevlendirildiği işyerinde yapılan çalışmalara ilişkin tespit ve tavsiyeleri ile 9’uncu Maddede belirtilen hususlara ait faaliyetlerini, birlikte yapılan çalışmaları ve gerekli gördükleri diğer hususları onaylı deftere yazar.  Bu yükümlülüktür, sorumluluk değil. Mevzuat bunu ayırmış. Yani çok önemli ve müeyyideleri ağır olan bir husustur.

Öncelikle defterin gerçekten o işyeri adına tanzim edilmiş (işyeri unvanı, faaliyet alanı, SGK no vb.), noter ya da İŞKUR tarafından onaylanmış, sayfaları artan sırayla numaralandırılmış, bir asıl ve iki nüshası olduğundan emin olunmalıdır. Bu özellikleri taşımayan defter kullanılmamalı, işveren, işveren vekili bu konuda bilgilendirilerek defterin uygun hale getirilmesi talep edilmelidir.  Mevzuatta yeri olmamasına karşın İŞKUR tarafından onaylanmış, onaylanacak defterlerin ön sayfasında işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanının bilgilerinin bulunması İŞKUR tarafından istenmektedir, dolayısıyla ön sayfaya bu bilgiler iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi tarafından belirtilmelidir.

Diğer sağlık personeli onaylı deftere bildirim yapmamalıdır.

Onaylı defter yasal olarak kıymetli evrak statüsündedir.

 

NEDENDİR BİLİNMEZ

 

Marsta araştırma istasyonları kurulurken, ülkemizde e-devlet ve e-imza altyapısı varken hâlâ İSG-KÂTİP sisteminde onaylı defter kısmı neden açılmaz, neden e-imzanın kullanılması sağlanmaz ve iş güvenliği uzmanı, işyeri hekiminin hâlâ işveren, işveren vekilinin imzası için peşinde koştuğu bir yapıya dur denilmez. 21 yılı aşkın bilişim sistemleri yöneticiliği yapan birisi olarak anlayamıyorum, yerine koyamıyorum, ikna olamıyorum.

 

ONAYLI DEFTERİ OLMAYAN, ONAYLATMAYAN İŞYERİ

 

Onaylı defteri olmayan işyerine gidilmemeli ve bu durum atama yapana, koordinatöre iletilmeli ve onaylı tespit öneri defteri oluncaya kadar İSG-KÂTİP sisteminden işyerinin atamasının düşürülmesi talep edilmelidir.

 

NEDEN ONAYLI DEFTER?

 

Bu mevzuatı yapan merciler şunu düşünmüşler, müfettiş denetimi ya da başka yasal durumlarda bakılacak resmi evrak tek olsun, o da bu defter olsun, başka yasal dayanak aramak, bulmak zorunda kalınmasın. Hakikaten de teftişlerde ve diğer yasal ortamlarda “Defterde bildirim yok, siz görevinizi yapmamışsınız” denilebilmektedir. Ya da işveren, “Yazsaydı yapardım” diyebilmektedir. Kurumsal e-posta, çalışma ortamı gözetim ve kontrol formu gibi bildirimler müfettiş denetimlerinde ve diğer yasal ortamlarda kabul görmeyebiliyor, bu şekilde bildirim yapılmış olmasına rağmen İSG profesyonellerine “Siz görevinizi yapmıyorsunuz” denilebilmektedir.

Kurumsal e-posta, çalışma ortamı gözetim ve kontrol formu gibi mevzuat dışındaki bildirimler, işveren tarafından “Almadım, bana gelmedi, görmedim, imzaladım ama nüshasını vermediler, internetim yoktu” gibi sebeplerle yok edilebiliyor, yok sayılmaya çalışılabiliyor. Ancak onaylı defterin “İmzalanması, düzenli tutulması her teftişte istenmesi durumunda müfettişlere gösterilmesi” hususlarında işveren mevzuatta yükümlü tutulduğundan ve yazılanların mevzuat gereği işverene tebliğ edilmiş sayıldığından onaylı defter ve deftere yazılanlarla ilgili olarak “Haberim yoktu, bana bildirmediler, görmedim, seyahatteydim, işyerinde değildim, haberim olmadı, ben yokken yazmışlar” gibi ifadeleri mevzuat karşısında geçersiz ve yersiz olmaktadır.

Onaylı defterin muhasebede kullanılan yevmiye, işletme, envanter vb. defterler gibi yasal ve kullanılması zorunlu bir defter olduğu ve deftere yazılanlarla ilgili “pazarlık” yapılmaması gerektiği işveren, işveren vekiline anlatılmalıdır.

 

DEFTERE YAZIM

 

Deftere yazılacaklar belirlendikten sonra, yazılmadan önce mutlaka işverene bilgi verilmeli, yerinde yoksa, ulaşılamıyorsa kurumsal e-posta, telefon vb. yöntemle bilgi verilmeli ve deftere yazım işlemi yapılmalıdır. Sayfanın en başına işyerinin adı, gözetim yeri, tarihi, saati ve gözetimin hangi çalışanla yapıldığı yazılmalıdır. Aynı işyerinin aynı unvan ile birden fazla SGK no da faaliyet göstermesi durumunda karışıklığa sebep verilmemesi, tespitlerin o SGK nolu işyerine ait olduğunun belirginleşmesi adına sayfanın en başına o işyerinin SGK nosu da yazılabilir.

Gözetim mutlaka işyeri çalışanı (ilk amir ve üzeri) ile yapılmalıdır. Bunun bir amacı gözetim sırasında güvenliğin sağlanması, bir amacı da gözetim sonuçlarının çalışanlarca da görüldüğü ve onaylandığı hissiyatını işveren nezdinde oluşturabilmektir.

 

ONAYLI DEFTERE YAZILMASINI İSTEMEYEN İŞYERİNDE

 

İSG profesyonelleri bu sebeple işveren ile uğraşmak onu ikna etmek durumunda kalmamak vb. sebeplerle kolay olan kurumsal e-posta ve çalışma ortamı gözetim ve kontrol formu ile bildirim şeklinde uygulamayı çokça kullanmaktadırlar. Bu yanlış değil ama eksik bir uygulamadır. Kurumsal e-posta, çalışma ortamı gözetim ve kontrol formu ve düzenleyici ve önleyici faaliyer (DÖF) tespit öneri kısmında belirtilen hususların, mutlaka onaylı deftere de kısaca yansıtılması gereklidir. Onaylı deftere ısrarla yazılmasını istemeyen ve hatta onaylı defteri kullandırmayan işyerleri ile ilgili olarak, konunun detayları işveren, işveren vekiline anlatılmalı. Ancak düzelme olmadığı durumda atama yapana, koordinatöre durum iletilmelidir, temaslar neticesinde durum devam ediyorsa İSG-KÂTİP sisteminden işyerinin atamasının düşürülmesi talep edilmelidir.

Deftere sadece uygun olmayan hususlar değil, işyerinde uygun olan ve sürekliliğinin sağlanması gereken örnek iyi uygulamalar da yazılmalıdır. Bu işvereni motive eder, bakış açısının düzelmesine yardımcı olur, benzer tehlikeli durum ve davranışlarda benzer önerilerin alınabileceği işverene, işveren vekiline bildirilmiş olur ve alınan tedbirlerin sürekliliğinin sağlanması gerekliliği vurgulanmış olur. Ayrıca önceden deftere yazılmış tespitlere ait önerilerin de yerine getirilip getirilmediği hususları yine deftere yazılmalıdır.

 

DEFTERİ İŞVEREN, İŞVEREN VEKİLİ OLARAK KİM İMZALAYACAK?

 

Onaylı deftere atılan imzalar önemlidir. İşveren olarak belirtilen kişinin işyeri kuruluş belgeleri, ticaret sicil gazetesi vb. yerlerde işveren olarak isminin geçtiği belgeler ile noterden imza sirkülerinin olması gereklidir, bu belgeler ortak sağlık ve güvenlik birimi (OSGB) arşiv dosyasına da konulmalıdır.

İşveren vekili konusunda ise genelde yanlış uygulamalar yapılmakta ve bu durum denetim ve diğer mecralarda sorun yaratmakta, imzalar geçersiz sayılabilmektedir.

Örneğin inşaatlarda görevli olan şantiye şefi ya da bir fabrikanın üretim müdürü işveren vekili olarak onaylı deftere imza atmakta. Ancak sorduğunuzda iş sağlığı ve güvenliğini (İSG) de içine alacak şekilde noterden onaylı yetki, görev ve sorumluluk belgesinin olmadığı anlaşılmaktadır. Bu şekildeki imzalar geçersiz sayılmaktadır. Dolayısıyla işveren vekili ile ilgili olarak, İSG’yi de içine alacak şekilde ya da sadece İSG kapsamında her türlü yetki, görev ve sorumluluğun noterden onaylı belge ile verildiği kişiler işveren vekili olarak değerlendirilmeli ve onaylı deftere imzaları alınmalıdır.

(Not: İşveren vekili ile ilgili yazımı ileride yayımlayacağım.)

 

KİME BİLDİRİM YAPILACAK

 

Bu sorunun cevabı açıktır, işveren, işveren vekili. Fabrikadaki üretim müdürüne, şantiye şefine, bölüm amirine vb. hiçbir makam ve kişiye karşı İSG çalışanlarının bildirim yapma yükümlülüğü ve sorumluluğu yoktur. Böyle bir görevi de yoktur. Ancak bazen görülüyor ki bu kişi ve makamlara yazılı, sözlü, e-posta, gözetim formu vb. yollarla İSG profesyonellerince bildirim yapılabilmektedir. Bu durum bazı işveren, işveren vekillerinde tepki yaratabilmektedir. “Sen bana bildir ben istediğime bildiririm ya da bildirmem, sana ne” diyerek haklı sitemlerini dile getirebiliyorlar. Dolayısıyla, İSG profesyonellerine tek bildirim yeri işveren, işveren vekilidir.

Defteri imzalamayan işveren, işveren vekilleri için onaylı defterde herhangi bir ilave yazı “imzalamaktan imtina etmiştir” yazmaya ya da tutanak tutmaya gerek yoktur. Bu gibi işlemler hukuki süreci ilgilendirir ve İSG mevzuatı bu işlerle ilgilenmez. Defterin imzalanması ve düzenli tutulmasından işveren sorumludur. Yani imzaların tam olmasından, deftere yazılanları incelemekten, uygulamaktan ulaşılabilmesini sağlamaktan yani her şeyinden işveren sorumludur. Aksi durumlarda işveren, defteri neden imzalamadığını, defterde imzasının neden olmadığını yetkili makamlara açıklamak zorundadır, İSG çalışanları değil.

İşveren, işveren vekiline onaylı defteri imzalamaması durumunda dahi defterde yazılanların kendisine tebliğ edilmiş olduğu ve ilgili mevzuatta ve Yargıtay kararlarında bunun vurgulandığı belirtilmelidir.

İş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi sadece defteri kullanmak, imzalamak ve nüshasını OSGB fiziki arşivinde saklamaktan yükümlü ve sorumludurlar.

Yazılan her sayfa yazanlar tarafından mutlaka imzalanmalı. Ad, soyad unvan ve belge no belirtilmelidir. Bu bilgiler kaşe olarak da yapılabilir, ancak kaşenin nüshaya geçmemesinden dolayı her nüshaya da kaşe yapılmalıdır. İş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi aynı sayfaya yazabilirler. Bu durumda aynı sayfaya ikisi de imza atar. Farklı sayfaları da kullanabilirler. Bu durumda ayrı yazdıkları sayfaları diğerinin imzalaması gerekmez.

İşveren, işveren vekili her yazılan sayfayı imzalamalı, ad, soyad ve işyeri unvanını yazmalıdır. Bu bilgiler kaşe olarak da yapılabilir, ancak kaşenin nüshaya geçmemesinden dolayı her nüshaya da kaşe yapılmalıdır.

Sayfada yazılan her tespit ve öneri için, işveren, işveren vekilinden iş planı hazırlaması ve iş takibinin yapılarak yerine getirilen her öneri için; yerine getirenin bilgisi, imzası, yerine getirme tarihi, yerine getirme adımları vb. bilgileri içeren imzalı ve onaylı kayıt tutulması (örneğin DÖF kaydı) istenmelidir. Bu kayıtlar olmadan yerine getirildiği beyan edilen “Biz yaptırdık bir bakın olmuş mu” şeklindeki işveren, işveren vekilinin talebine “uygun, uygun değil” şeklinde İSG çalışanlarının görüş bildirmesi uygun değildir. Ayrıca İSG çalışanları her türlü görüşünü işveren, işveren vekiline yazılı olarak bildirmelidir.

Onaylı defter nüshasını her aldığınızda, beyaz orijinal sayfanın mutlaka yakından resmini çekip kendi bilgisayarınızda muhafaza etmenizi öneririm.

Nüshanın zamanında alınmaması durumu yaratılmamalıdır. Yani iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi deftere yazdıktan sonra işveren, işveren vekilinin imzalaması için nüshayı almadan belirsiz süreyle o şekilde defteri işyerinde bırakmamalıdır. Zira yasal durumlar oluştuğunda defter işveren, işveren vekili tarafından ortadan kaldırılabilmekte, yok edilebilmekte, işveren, işveren vekili “Defteri iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi alıp götürmüş” diyebilmekte, hatta sayfalar yırtılabilmektedir. Mevzuatta belirtilen “Defter birlikte ya da ayrı ayrı imzalanır” ifadesi o gün o an verilen hizmet süresi ile sınırlı tutulmalıdır. “Bir gün, bir hafta, bir ay sonraya kadar” imzalanır gibi bir tarif mevzuatta verilmemiştir.

Unutulmamalıdır ki defterin imzalanmasından işveren, işveren vekili sorumludur. Deftere ulaşım sağlandığında, işveren, işveren vekili iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi işyerinden ayrılmadan imzaların tamamlanmasını sağlamakla sorumludur. İşveren işyerinde bulunma durumunu bu anlamda sağlayamıyorsa noterden onaylı işveren vekili görevlendirmesi yapması tavsiye edilebilir.

İşveren, işveren vekili defteri ortada bırakıp, “Siz yazın, bırakın, ben sonra imzalarım” ifadelerini çokça kullanmaktadır. Bu uygulama yanlıştır. İşyerinde bulunulduğu o süre içerisinde deftere yazıldığında yine o süre içerisinde işyerinden ayrılmadan işveren, işveren vekilinin defteri imzalaması gerekir. Sonraki günlere imzalanması için nüsha bekletmesi yapılmamalıdır. Bu durumda işverenin tutumu sonucu iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevini yapmama durumuna düşmektedir (onaylı defter nüshalarını saklamak, OSGB arşivinde tutmak). İşyerinden o gün ayrılma zamanı geldiğinde nüsha, üzerinde işveren, işveren vekilinin imzası olmasa bile alınmalıdır.

İş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi birbirlerinin adına deftere yazamaz, imzalayamaz. Keza el yazısı ve imza incelemeleri evrakta sahteciliğe varan sonuçlar getirebilmektedir.

Onaylı deftere her ay için yazılması gerekir şeklinde bir ifade mevzuatta yoktur. Ancak defterin düzenli olarak kullanılması durumu, işyerinde İSG hizmetinin verilip verilmediği ve görevlerin yerine getirilip getirilmediği yönünde özellikle denetim yapanlar tarafından gündeme getirilmekte ve sorgulanmaktadır.

Defterde boş sayfa bırakılmaz. Zira bu durum denetim ve diğer ortamlarda tarafların niyetleri ve görevlerin yapılıp yapılmadığı hususlarının sorgulanmasını beraberinde getirmektedir. Eğer yanlışlıkla boş sayfa bırakılmışsa, sayfayı tam kaplayacak şekilde X işreti yazılır ve en alta “sayfa sehven kullanılmayıp boş bırakılmış ve bir sonraki sayfa kullanılmıştır” şeklinde yazı yazılarak iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve işveren, işveren vekili tarafından imzalanmalıdır.

Sayfalar numara sırasına göre sıra ile ve boş bırakılmayacak şekilde kullanılır.

Deftere yazılanlara satır bazında numara verilmesi gereklidir. Zira buraya yazılanların iş planı, DÖF sistemi vb. yerlere aktarılıp takibinin yapılabilmesi için numara verilmesi gerekli olmaktadır. Bunlar belirtilmezse takip yapılması güçleşir. İlişki bir yerde kopmuş olur.

İşveren, işveren vekili deftere yazamaz, işaret koyamaz, not düşemez, şerh düşemez. Böyle bir şey olduğunda bunun geçersiz olduğu bilinmelidir ve işveren, işveren vekiline durum anlatılmalıdır.

 

ONAYLI DEFTERE

 

- Tükenmez kalem ve el yazısı ile yazılmalıdır (dolmakalem, kurşun kalem kullanılmaz),

- Nüshalara yazının geçtiğinden emin olunmalı, yazı mümkün olduğunca okunaklı olmalı, yazının diğer sayfalarda iz bırakmaması için seperatör kullanılmalıdır.

- Sayfa üzerinde düzeltme, değişiklik ya da çizgiler çizilerek “iptal ve değişiklik” yapılmamalıdır.

- Nüshalar ayrıldıktan sonra asıl sayfa ve nüshalar üzerinde sonradan ilave, değişiklik, karalama, not düşme gibi işlemler yapılmaz.

- Üzerine, içine, arkasına başka bir kağıt yapıştırılmamalı, ek yapılmamalıdır.

- Daksil, silgi vb. malzemeler kullanılmamalıdır.

- Sayfalarda yırtma yapılmamalıdır.

- Sehven yapılan yazım yanlışlarında, yanlış ifadelerin yazıldığı sayfanın başına “sehven yanlışlık yapılmıştır, ilgili yeni sayfa numarası … ve tarihi … dır” şeklinde ifade yazılıp, yeni sayfada tekrar yazım yapılmalıdır.

- Yazım işi bittiğinde bitim yeri çizgi ile kapatılmalıdır. Zira yazı altı açık bırakıldığında denetim ve diğer ortamlarda tarafların niyetleri ve görevlerin yapılıp yapılmadığı hususlarının sorgulanmasını beraberinde getirmektedir.

İşin acil durdurma gerektirdiği haller ile yakın, ciddi ve hayati riskler ve alınması gereken tedbirler onaylı deftere mutlaka “Tolerans gösterilemez, yüksek risk” seviyesi ile belirtilmelidir ve bu durumdan OSGB atama yapanı, koordinatörü mutlaka haberdar edilmelidir.

Alınacak tedbirlerin, durumuna göre işveren, işveren vekili ile birlikte belirlenecek “makul bir süre” içinde yerine getirilmemesi halinde “Çalışan temsilcileri ve Bakanlığın ilgili birimine yazılı bildirimde bulunulacağı” hususu onaylı deftere belirtilmelidir.

“Makul süre” kavramı mevzuatta açıkça belirtilen bir süre değildir. Alınacak tedbirlerin gerekleri, risk seviyesi, yöntemi, sağlanma süresi gibi etkenlere göre belirlenecektir. İGU-İYH bu konuda işveren/işveren vekiline rehberlik yapar ve işveren/işveren vekilinin yaklaşımı anlaşılmaya çalışılır. Örneğin, o günkü şartlara göre 2 günde yapılması öngörülebilecek bir tedbir için işveren/işveren vekilinin yaklaşımı 1 ay gibi bir süre ise, bu durumda iyi niyetin olmadığı ortadadır. İGU-İYH nin “bildirim için geçmesini bekleyecekleri süre” tamamen o günkü şartlar, riskin durumu, işveren/işveren vekilinin yaklaşımı ile belirlenebilecek bir durumdur.

Burada ayrılması gereken önemli husus, işin durdurulmasını gerektiren hallerdir. Bu hallerde, önce işin durdurulması ve gereken tedbirler alındıktan sonra işin yeniden başlatılması gerekmektedir ve bu aynen bu şekilde işvren, işveren vekiline yazılı olarak belirtilmelidir (İSG çalışanlarının işi durdurma yetkisi yoktur ancak işveren, işveren vekiline yazılı olarak başvuruda bulunabilirler). İşveren, işveren vekiline yazılı bildirim yapılmasına rağmen işi durdurmuyorsa, bekleme yapmaksızın (makul süre beklenmeden) çalışan temsilcileri ve Bakanlığın ilgili birimine yazılı bildirimde bulunma durumu gündeme gelmelidir.

Örneğin; yeterli toplu korumanın (kenar koruması, güvenlik ağları vb.) ya da yeterli kişisel koruyucu donanım ve sistemlerinin olmadığı (standartlara uygun paraşüt tipi emniyet kemerleri, çift bacak lanyard, yatay yaşam hatları vb.)  viyadük inşaatında, kenarda yapılan iş o an durdurulmalıdır. Çalışanın her an aşağıya düşme riski vardır (yakın ve ciddi bir risktir). “Makul süre” burada geçersiz olmaktadır. Bu durumda işveren, işveren vekiline hemen sözlü ve yazılı bildirimde bulunulmalı, işin durdurulması önerilmeli ve istenmelidir. Buna rağmen iş devam ettiriliyorsa “çalışan temsilcileri ve Bakanlığın ilgili birimine yazılı bildirimde bulunma” durumu gündeme getirilmelidir.

 

DEFTERE YAZARKEN KULLANILACAK ANLATIM DİLİ

 

İşvereni, işveren vekilini rencide edecek üsluptan kaçınılmalı, işverenin, işveren vekilinin ayıbı, eksiği anlamı çıkartacak ifadelere yer verilmemelidir. Sadece tespite dayalı öneriler yazılmalıdır. Tespit olmaksızın sadece öneriler ve genel geçer ifadeler yazılmamalıdır.

Tespite dayalı ifadelerde risk seviyesi belirtilebilir. Tolerans gösterilemez, yüksek, orta, düşük şeklinde risk seviye ifadeleri bu kısımda belirtilebilir. Zira risk seviyesinin bilinmesi, riskin tespit edildiği andaki risk seviyesi durumunu göstermesi, riskin değerlendirilmesi ve sonrasında işveren, işveren vekili tarafından iş planlarına aktarılması sırasında risk seviyesinin belirlenmesinde oluşabilecek belirsizlikleri ortadan kaldırması anlamında faydalı olacaktır.

İşin acil durdurma gerektirdiği haller ile yakın, ciddi ve hayati yüksek riskler belirlendiğinde, işveren, işveren vekilince belirtilen tedbirlerin yerine getirilmediğinde, Bakanlığın ilgili birimi ile çalışan temsilcisine yazılı bildirim yapma yükümlülüğü unutulmamalıdır. Bu sebeple, risk seviyesini belirlerken bu husus göz önüne alınmalıdır.

İşveren, işveren vekilinin riske dikkatini çekmek, riskin önemli olduğunu vurgulayabilmek gibi düşüncelerle yüksek seviye risk ifadeleri kullanılmakta, ancak işveren, işveren vekili belirtilen tedbiri yerine getirmediğinde, İSG çalışanlarının bildirim yükümlülüğü ya unutulmakta ya da önemsenmemektedir.

Yazılan cümlenin bir bakışta tehlikenin yerini, kaynağını, risklerini, önleme tedbirlerini, risk seviyesini basit şekilde ifade edebilmelidir.

 

Tespit ve Öneri şeklinde örnek,

“Gözetimi yapılan dinlenme odasında kırık fiş ve prizler bulunmakta olup, elektrik çarpmasına ve yangına sebep olabilecek kırık fiş ve prizlerin kullanılması engellenerek ve yetkilisi tarafından onarılması, değiştirilmesi sağlanarak, güvenli ortam ve güvenli davranışların sağlanması. Risk seviyesi: orta”.

“… tarih ve … sıra nosu ile önerilen korkuluğun yerinde, tam ve sağlam olarak yapıldığı ve yapılan işlemin kayıt altına alındığı görülmüş olup, korkuluğun periyodik olarak kontrol edilerek ve sürekliliğinin sağlanarak, güvenli ortam ve güvenli davranışların sağlanması. Risk seviyesi: düşük”.

Meli, malı, melidir, malıdır gibi ifadeler sıkça kullanılmamalıdır. İşveren çoğu zaman bu cümleleri emir telakki edebilmektedir.

“İşyeri uygun değildir, işyerinde iş güvenliği sağlanmamaktadır” gibi ifadeler deftere yazılmamalıdır.

 

DEFTERDE SORUMLU VE TERMİN TARİHİ VERME DURUMU

 

Mevzuatta İSG profesyonellerinin termin ve sorumlu belirleme görev ve yükümlülüğü yoktur. Dolayısıyla bunlar defterde belirtilmez. Ancak bu konuda rehberlik edilebilir. Deftere yazılan tespite dayalı ifadelerde risk seviyesi (tolerans gösterilemez risk, yüksek risk, orta risk, düşük risk gibi) belirtilebilir.

İşveren, işveren vekili risk seviyesine denk gelen termin zaman dilimleri ile risk değerlendirmesinde kullanılan metotlar ve metotların termin tarihine bakış açısı ile ilgili bilgilendirilmelidir. Özellikle işin durdurulması gereken ya da ciddi, yakın ve hayati risk seviyeleri için işverene “makul süre” yaklaşımı konusunda rehberlik yapılmalı, bilgi verilmelidir.

Nüsha defterden alınırken deftere, asıl sayfa ve nüshalara fiziki zarar verilmemelidir.

Onaylı defter işyeri dışına hiçbir şekilde ve hiçbir mazeretle iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi tarafından çıkarılmamalıdır.

İş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi değiştiğinde defterin değiştirilme zorunluluğu yoktur. Sadece defterin ilk sayfasına yeni iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi bilgileri yazılır ve defterin kullanılmasına devam edilir. Ancak defter önceden İŞKUR’dan onaylatılmış ise bu değişimlerde İŞKUR yeniden iş güvenliği uzmanu ve işyeri hekimi belgelerinin ve bazı diğer belgelerin kendisine getirilmesini bazen işveren, işveren vekilinden isteyebilmektedir. Bu konuda işveren, işveren vekilinin İŞKUR ile görüşmesi tavsiye edilmelidir.

 

DEFTERE YAZILANLARIN İŞVERENCE DİKKATE ALINMAMASI DURUMU

 

İSG profesyonelleri direkt ilgilendiren bir husus değildir, ancak, istenen ve beklenen uygulamaların sahaya yansıması adına, işverene, İSG kültürünün önemi, sürekliliğin önemi, güvenli yaşam ve çalışmanın önemi, yaralanma ve can kayıplarının yaratacağı piyasadaki prestij kayıpları ve bunların ekonomik yansımaları, ihale ve şartnamelerde iş kazası ve meslek hastalığı sayılarının istenmeye başlandığı (hiç olmayan şirketlere öncelik verildiği) hususları vb. bilgi verilmeli, görüşülmelidir.

Eğer iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi işyeri çalışanlarının görüş ve önerilerini dikkate almadan, onlarla görüşmeden gözetim, kontrol yapıyorsa, tespit ve öneri yazıyorsa, işveren çalışan desteğinin, görüşünün olmadığını anladığında defterden uzaklaşır. Gözetim en az ilk amir ile yapılmalı, defterin en başına bu kişinin de ismi “… ile birlikte gözetim yapılmıştır” şeklinde belirtilmesinde yarar vardır.

 

DEFTERE YAZILANLARIN İŞVERENCE GÖZDEN KAÇIRILMASI DURUMUNDA

 

İSG profesyonellerini direkt ilgilendiren bir husus değildir. Ancak risk değerlendirmesine yazılanlar, onaylı deftere yazılanlar, İSG kurul kararları, müfettişlerin belirttiği uygunsuzluklar vb. kaynaklarda belirtilen risklerin takibinin yapılabilmesi için, düzeltici ve önleyici faaliyet sistemi işverene önerilebilir. Bunun için her belirtilen uygunsuzluk yazılı olarak düzeltici ve önleyici form üzerine aktarılır ve yapılan işlemler bu form üzerinde takip edilir. Bu formların da düzeltici ve önleyici faaliyet takip listesi ile takip edilmesi gerekir. Bu takip sistemini kurmak ve işletmek İSG profesyonellerinin görevlerinden değildir, sadece gerekli form, liste, usül ve yöntem ile ilgili rehberlik yaparak görüş bildirilebilir. Ancak önerilerin ve sonuçların İSG profesyonelleri tarafından da takip edilebilmesi için çok faydalıdır. Dolayısıyla işvereni böyle bir sisteme teşvik etmek önemlidir. İşverenin bu sistem için çalışanlarından görevlendirme yapması gerekir.

 

RİSK DEĞERLENDİRMESİNİN YENİLENMESİNİN GEREKLİLİĞİ VE ONAYLI DEFTER İLİŞKİSİ

 

Onaylı deftere yazılan tespitler, aşağıdaki durumları içeriyorsa ya da, “Mevcut risk değerlendirmesinde gözden kaçan bir tehlikeli durum, davranış olduğu, eksik, yanlış risk, tedbir olduğu, alınmış olan tedbirlerin sürekliliğinin sağlanmadığı hususlarını içeriyor ise” işyerinin tamamını veya bir bölümünü etkiliyor olması göz önünde bulundurularak mevcut risk değerlendirmesi tamamen ya da kısmen yenilenir:

a) İşyerinin taşınması veya binalarda değişiklik yapılması.

b) İşyerinde uygulanan teknoloji, kullanılan madde ve ekipmanlarda değişiklikler meydana gelmesi.

c) Üretim yönteminde değişiklikler olması.

ç) İş kazası, meslek hastalığı veya ramak kala olay meydana gelmesi.

d) Çalışma ortamına ait sınır değerlere ilişkin bir mevzuat değişikliği olması.

e) Çalışma ortamı ölçümü ve sağlık gözetim sonuçlarına göre gerekli görülmesi.

f) İşyeri dışından kaynaklanan ve işyerini etkileyebilecek yeni bir tehlikenin ortaya çıkması.

İSG Haber Telegram grubumuza katılmak için tıklayınız

İSG Haber Instagram sayfamızı takip etmek için tıklayınız

İSG Haber Google İşyeri sayfamızı takip etmek için tıklayınız

İSG Haber Facebook sayfamızı takip etmek için tıklayınız

# YAZARIN DİĞER YAZILARI
# İLİŞKİLİ KONULAR

Yazar İlkay Menevşe - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak isghaber.com.tr | Türkiye'nin İSG Haber Ajansı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan isghaber.com.tr | Türkiye'nin İSG Haber Ajansı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler isghaber.com.tr | Türkiye'nin İSG Haber Ajansı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı isghaber.com.tr | Türkiye'nin İSG Haber Ajansı değil haberi geçen ajanstır.


Uzman arayışı

Balıkesirde Osgb bünyesinde görevlendirilmek üzere A veya B sınıfı İş güvenliği uzmanlarına ihtiyacımız bulunmaktadır. İlgilenen arkadaşlar özgeçmiş...

AKTİF1 OSGB

Gebze C sınıfı iş güvenliği uzmanı

Gebze Darıca metro şantiyesinde çalışmak  üzere C sınıfı iş güvenliği uzmanı alımı yapılacaktır. Kalacak yer mevcuttur. 3 öğün yemek firma tarafınd...

KMC İNŞAAT

İzmir B ya da A sınıfı iş güvenliği uzmanı

İzmir Torbalı veya cıvarındaki ilçelerde  ikamet eden, OSGB bünyesinde çalışacak, tam zamanlı A ya da B sınıfı iş güvenliği uzmanı alımı yapılacaktı...

0532 465 24 30 ALTINDAĞ OSGB

Kırıkkale B sınıfı iş güvenliği uzmanı

Kırıkkale YHT projesinde alt yapı ve üst  yapı işlerinde tecrübeli B sınıfı iş güvenliği uzmanı çalışma arkadaşları aranmaktadır. İlgilenen kişiler...

0537 428 38 84 AKTİF HEKİMLER OSGB

Konya B sınıfı iş güvenliği uzmanı

2 DR OSGB bünyesinde Konya Karapınar GES projesi için B sınıfı kadın/erkek uzman arayışı mevcuttur. İlgilenen kişiler 0538 8541848 numarasına özgeçm...

0538 8541848 2 DR OSGB

Akhisar işyeri sağlık personeli

Anltındağ OSGB  bünyesinde, 9-6 saatleri arasında, tam zamanlı çalışabilecek, Akhisar’da ikamet eden işyeri sağlık personeli aranmaktadır.

05324652430 ALTINDAĞ OSGB

İSTANBUL ANADOLU YAKASI C İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI VE İŞ GÜVENLİĞİ TEKNİKERİ

İstanbul Anadolu Yakasında metro porjesinde ana yüklenici firmada C sınıfı iş güvenliği uzmanı ve  iş güvenliği teknikeri aranmaktadır.-ÇALIŞMA SAAT...

CANER UÇAN

Kırklareli C sınıfı iş güvenliği uzmanı

Dinamik GROUP OSGB bünyesinde çalışmak üzere Kırklareli Lüleburgaz ilçesinde bir fabrikada 5 ay sürecek olan projede tam zamanlı C sınıfı iş güvenl...

05537453939 DİNAMİK GROUP OSGB

Ankara B sınıfı iş güvenliği uzmanı

Ankara’da OSGB bünyesinde çalışacak, tecrübeli yasa ve mevzuata hakim, ikili ilişkileri güzel, tam zamanlı B sınıfı iş güvenliği uzmanı alınacaktır...

05544542020 ANKA ARMADA OSGB

İzmir B-C sınıfı iş güvenliği uzmanı

İzmir Bayraklı da bulunan Martı OSGB bünyesinde hizmet vermiş olduğumuz inşaat projemizde çalışacak minimum 1 yıl inşaat tecrübesi bulunan tam zama...

05301772721