İki Şafak Arasında ya da Sorumlu Olmanın Dayanılmaz Ağırlığı

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Filiz Erdoğan Tuğran, Türk Sineması'nda iş kazasını konu alan "İki Şafak Arasında" adlı filmi İSG Haber'e değerlendirdi.

İSG HABER AJANSI

Günden güne artan iş kazaları Türkiye'nin ve dünyanın gündeminde büyük yer tutuyor. Bu gündemler neticesinde özellikle Türk Sineması'nda İş sağlığı ve güvenliği dikkat çekti ve birçok kez sinema sektörüne konu oldu.  Filmlerde genellikle iş kazaları ana temalardayken, işçi sorunları da yardımcı konu olarak yer aldı. Ağır şartlarda çalıştırılan işçiler, grevler ve alınmayan önlemler sonucu yaşanan iş kazaları ekranlara yansıdı... Türk Sineması'nın iş kazası üzerine kurulan son filmi ise Selman Nacar'ın yönetmen koltuğunda oturduğu "İki Şafak Arasında"... Film San Sebastián’da dünya prömiyerini gerçekleştirdikten sonra Torino’da En İyi Film seçildi. 

Bunun üzerine Ondokuz Mayıs Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Filiz Erdoğan Tuğran "İki Şafak Arasında"yı İSG Haber'e değerlendirdi. Uzmanlık alanı Sinema olan Tuğran "Türkiye’de ve dünyada uzun süredir tartışılan ve son dönemde de oldukça gündemde olan iş güvenliği meselesi filmde ahlaki bir ikilem çerçevesinde tartışmaya açılıyor." dedi. 

"Suç ve suçlunun zaman zaman birbirine karıştığı bir anlatı"

Filmin Türkiye Atmosferini başarıyla kullanarak izleyicilere sunduğunu ifade eden Filiz Erdoğan Tuğran, 'Selman Nacar’ın 2021 yılında çektiği ‘İki Şafak Arasında’ filmi yaklaşık 24 saatlik bir zaman diliminde yaşananları gerilimli bir atmosferle anlatıyor' dedi. Tuğran, ayrıca şu değerlendirmelerde bulundu: 

Bir kumaş fabrikasının yöneticileri, daha doğrusu sahipleriyle açılan film, işçilerin ve çalışan makinelerin gösterilmesiyle devam ediyor. Film, fabrika sahibinin küçük oğlu Kadir’i hikayenin içinde öne çıkararak onun bu 24 saatlik zaman diliminde yaşadıklarına odaklanıyor. İş kazası sonrası işçinin hastaneye götürülmesi, kazanın sebepleri ve sonuçları sade bir dille aktarılırken, suç ve suçlunun zaman zaman birbirine karıştığı bir anlatı şekilleniyor. Kadir fabrika sahibinin oğlu olduğu için iş kazası yapan işçinin ailesiyle görüşmeye hastaneye gidiyor ve işçinin eşine anlaşma için para teklif ediyor. Bu esnada fabrikada kazanın gerçekleştiği makinenin defalarca bozulduğunu ve ihmal sebebiyle değiştirilmediğini ve işçinin de zaten öldüğünü bilmiyor. Daha sonra bu detayları öğrendikçe ailesinin ondan ne kadar çok şey gizlediğini ve günah keçisi olarak kendisini seçerek onu yurt dışına göndermeyi planladıklarını fark ediyor. Film boyunca Kadir sevdiği kadınla evlenme mücadelesi verirken bir yandan da kendi sorumluluğunun da olduğunu düşündüğü bu iş kazasını telafi etmeye çalışıyor. Babasının ona yurt dışına gitmesi için verdiği parayı ölen işçinin eşine vermeye çalışacak kadar ileri giden Kadir, bir sahnede arabasının karakolun önüne çekerek beklerken görülüyor. İtiraf etmek ve etmemek arasında gidip gelirken bu vicdani muhasebe bir yandan işçinin kanında bulunan alkol oranıyla bir başka aşamaya taşınıyor.

"İş güvenliği, filmde ahlaki bir ikilemde tartışılıyor"

İş kazalarının çoğunlukla ihmal, gerekli kişisel koruyucu donanımların kullanılmaması ve denetim mekanizmalarının yeterince doğru işlememesi gibi sebeplerden meydana geldiğinin altını çizen Tuğran, şöyle devam etti:

Türkiye’de ve dünyada uzun süredir tartışılan ve son dönemde de oldukça gündemde olan iş güvenliği meselesi filmde ahlaki bir ikilem çerçevesinde tartışmaya açılıyor. Kadir sadece ona söyleneni yaptığı için ve asıl suçlu olarak gördüğü abisi suçlu olduğunu düşünmediği için çaresizce koştururken daha dengeli bir kişilik profili gösteren Baba karakteri ise büyük oğlunu destekleyerek Kadir’in endişelerini daha da arttırıyor. İş kazaları, ihmal, gerekli kişisel koruyucu malzemelerin kullanılmaması ve denetleme mekanizmalarının yeterince doğru işlememesi gibi sebeplerden meydana gelirken, bu kazalardan sonra yaşanan hukuki süreç genellikle medyada yer bulamıyor. Film ise tam hukuki süreç başlamadan önce, iki şafağın tam ortasında yani karanlık bir zamanda sonlanıyor. Kadir’in vicdanı ve çabaları düzenin çarklarını farklı yöne döndürmeye yetmiyor, öte yandan karşılıklı ihmal bir canın yitip gitmesine sebep oluyor. Doğrunun ve yanlışın net olarak sunulmadığı ve seçimin izleyiciye bırakıldığı nispeten nesnel bir dille anlatılmış bir ahlaki çelişki filmin ana konusunu oluşturuyor.

İSG Haber Telegram grubumuza katılmak için tıklayınız

İSG Haber Twitter sayfamızı takip etmek için tıklayınız

İSG Haber Linkedin sayfamızı takip etmek için tıklayınız

İSG Haber Instagram sayfamızı takip etmek için tıklayınız

İSG Haber Google İşyeri sayfamızı takip etmek için tıklayınız

İSG Haber Facebook sayfamızı takip etmek için tıklayınız

07 Nis 2022 - 20:00 - Gündem



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak isghaber.com.tr | Türkiye'nin İSG Haber Ajansı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan isghaber.com.tr | Türkiye'nin İSG Haber Ajansı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler isghaber.com.tr | Türkiye'nin İSG Haber Ajansı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı isghaber.com.tr | Türkiye'nin İSG Haber Ajansı değil haberi geçen ajanstır.