Fazla mesai ücretleri için karar geldi

Anayasa Mahkemesi tarafından işçi ve işveren arasında sıklıkla yaşanan davalardan biri olan fazla mesai ücreti davaları için yeni bir karar verildi.

Sara ÖZDEM
Sara ÖZDEM Tüm Haberleri

İSG HABER AJANSI

2008 yılında bir bankada gişe görevlisi olarak çalışmaya başlayan çalışanın banka ile imzaladığı iş sözleşmesinde fazla mesaiyi hakkında bir madde yer alıyordu. Madde şu şekildeydi: 

" Çalışan, İşverence gerekli görüldüğü takdirde yasal sınırlar içinde fazla çalışma yapmayı kabul ve taahhüt eder. Bu fazla çalışmalara ilişkin ücret Çalışanın asıl ücretinin içerisindedir."

7 yılın ardından 2015’te 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesine dayanmak suretiyle işyerinde güven ve huzuru bozacak, maddi zarara yol açacak fiillerde bulunduğu gerekçesiyle işten çıkarıldı. İşveren 18.977,13 TL kıdem tazminatını, 4.020,56 TL ihbar tazminatı ile 1.035,77 TL ücrete dönüşen yıllık izin alacağını başvurucu gişe görevlisine 1/6/2015 tarihinde ödedi.

Mersin 2. İş Mahkemesinde işveren aleyhine tazminat davası açan çalışan, dava dilekçesinde, kıdem ve ihbar tazminatları ile ücrete dönüşen yıllık izin alacağının eksik ödendiğini, fazla çalışma ücretinin ise hiç ödenmediğini belirtti. Ayrıca eksik ödenen işçilik alacaklarının yasal faiziyle birlikte işverenden tahsiline karar verilmesini talep etti.  

Davacının iddialarını cevap dilekçesiyle inkar eden işveren, davacının 09.00-18.00 saatleri arası çalıştığı, 12.30-13.30 saatleri arasında öğlen tatili yaptığını, saat 18.00'den sonra çalışmasının söz konusu olmadığını ifade etti. İş Mahkemesi tarafından dinlenen işverenin eski çalışanları olan iki tanık ise akşamları saat 20.00-20.30'a kadar çalıştığını beyan etti. 

İş Mahkemesi tarafından yaptırılan bilirkişi incelemesinin ardından hazırlanan raporda davacıya 619,98 TL kıdem tazminatının, 319,06 TL ihbar tazminatının ve 50,01 TL yıllık izin ücretinin eksik ödendiği tespit edildi. Raporda ayrıca davacının haftada beş saat olmak üzere yılda 260 saat fazla mesai yaptığı saptandı. Aynı bilirkişi tarafından düzenlenen 5/10/2017 tarihli ek raporda, davacıya ödenmesi gereken fazla çalışma ücreti -yüzde otuz hakkaniyet indirimi yapıldıktan sonra- 5.867,93 TL olarak hesaplandı.

İş Mahkemesi tarafından dava kabul edildi. Kararın gerekçesinde, fazla çalışma yaptırmak için işveren tarafından işçiden her yıl başında onay alınması gerektiği ifade edildi. Davacının sözleşmeyle rıza gösterdiği fazla çalışmanın sadece ilk yıl geçerli olduğuna işaret eden İş Mahkemesi, işverenin devam eden yıllarda davacıdan onay aldığını ispatlayamadığı sonucuna ulaştı.

İşveren karara karşı istinaf yoluna gitti. Adana Bölge Adliyesi istinaf istemini kabul etti. Mahkemenin hükmettiği kıdem ve ihbar tazminatlarını azalttı. Davacının sözleşmedeki onayını geri almadığı sürece yıllık 270 saati aşmayan fazla çalışma ücretinin davacıya ödendiğinin kabulü gerektiğini, bu nedenle başvurucunun fazla mesai ücretine hak kazanamayacağını açıklayarak fazla mesai yönündeki davayı kesin olarak reddetti. Gerekçesinde tartışmalı olan hususun fazla çalışma onayının her yıl çalışandan alınmasının gerekip gerekmediği olduğunu kaydetti. Davacı, bu kararın ardından dosyayı Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı ve bireysel başvuruda bulundu.

Mahkeme tarafından gerçekleşen incelemelerin ardından şu tespit ve değerlendirmeler yapıldı: 

İşçinin fazladan çalıştırılmasının kanuna uygun olmadığı hâllerde önceden verilmiş rızanın varlığından hareketle fazla çalışma ücretinden feragat edildiği çıkarımı yapılamaz.

Başvurucunun ücret talep etmeksizin fazla çalışmaya rıza gösterdiği kabul edilse bile bu rızanın emredici hükümlere aykırı olarak gerçekleştirilen fazla çalışmayı da kapsadığı söylenemez.

Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki yaklaşım başvurucunun fazla çalıştırıldığı dönemde yürürlükte olan mevzuata göre onay şartının bulunduğunu gözardı etmektedir.

25/8/2017 tarihinde yürürlüğe giren mevzuat fazla çalışma için iş sözleşmesi imzalanırken verilen onayı yeterli görmekte ise de geçmişte her yılın başında onay alınmadan gerçekleştirilen fazla çalışmaları hukuki hâle getirmemektedir.

Bölge Adliye Mahkemesi'nin ağır hata teşkil eden bu değerlendirmesi başvurucunun ölçüsüz bir külfete maruz bırakılmasına ve işveren ile işçinin menfaatleri arasında ciddi bir dengesizliğin oluşmasına yol açmış, bu nedenle devletin Anayasa’nın 35. maddesinin öngördüğü pozitif yükümlülüklerin ihlal edilmesi sonucunu doğurmuştur.

İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılamanın yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Dosyadaki belgelerden tespit edilen 364,60 TL harç ve 4.500 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 4.864,60 TL yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

İSG Haber Telegram grubumuza katılmak için tıklayınız

İSG Haber Twitter sayfamızı takip etmek için tıklayınız

İSG Haber Linkedin sayfamızı takip etmek için tıklayınız

İSG Haber Instagram sayfamızı takip etmek için tıklayınız

İSG Haber Google İşyeri sayfamızı takip etmek için tıklayınız

İSG Haber Facebook sayfamızı takip etmek için tıklayınız

06 Nis 2022 - 15:00 Ankara/ Çankaya- Gündem

Muhabir  Sara Özdem



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak isghaber.com.tr | Türkiye'nin İSG Haber Ajansı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan isghaber.com.tr | Türkiye'nin İSG Haber Ajansı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler isghaber.com.tr | Türkiye'nin İSG Haber Ajansı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı isghaber.com.tr | Türkiye'nin İSG Haber Ajansı değil haberi geçen ajanstır.