İş Güvenliği > Yargıtay: Şantiye şefi işveren vekili sayılabilir

İş kazalarında sorumluluğun belirlenmesine ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25 Haziran 2025 tarihli kararı, şantiye şeflerinin ve işyerinde yönetim yetkisi kullanan kişilerin hukuki sorumluluğu bakımından önem taşıyor.

İşçi çatıdan düşerek hayatını kaybetti

Karara konu olayda, bir inşaat çalışanı 16 Haziran 2014 tarihinde çatıdan düşerek geçirdiği iş kazası sonucu hayatını kaybetti. SGK, hayatını kaybeden çalışanın hak sahiplerine gelir bağlanması ve cenaze giderlerinin karşılanması üzerine yaptığı ödemelerin tahsili için işveren şirket ve ilgili kişiler aleyhine rücu davası açtı.

İlk derece mahkemesi, davalı şirketin kusurlu olduğu değerlendirmesiyle şirket aleyhine davanın kabulüne karar verdi. Ancak şantiye şefi olarak sorumlu tutulan çalışanın işveren vekili olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle bu kişi yönünden davayı reddetti.

Kararın üst yargı mercilerince incelenmesi üzerine uyuşmazlık Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun önüne geldi.

Şantiye şefinin görev ve yetkileri dikkate alınmalı

Uyuşmazlığın temel noktalarından birini, şantiye şefinin 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında işveren vekili olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği oluşturdu.

Yargıtay, dosyadaki iş ilişkilerinin, çalışanların yönlendirilmesinin ve işyerindeki talimat düzeninin birlikte incelenmesi gerektiğine işaret etti. İşçilerin temini ve yönlendirilmesiyle ilgilenen, çalışma sürecine ilişkin talimatlar veren kişinin işyerindeki fiilî konumu ve yetkileri değerlendirilmeden sorumluluğu hakkında sonuca varılmasını yeterli bulmadı.

Kurulun yaklaşımına göre, kişinin yalnızca unvanı değil, işyerinde üstlendiği görevler ve fiilen kullandığı yetkiler de sorumluluğun belirlenmesinde önem taşıyor.

HAGB kararı hukuk hâkimini bağlar mı?

Kararda öne çıkan bir diğer konu ise ceza yargılamasında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararının hukuk davasına etkisi oldu.

İlk derece mahkemesi, ceza yargılamasında HAGB kararı verilmiş olmasını, şantiye şefi hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü bulunmadığı gerekçesiyle değerlendirdi. Ancak ceza yargılaması dosyasındaki tespitler ile hukuk davasındaki delillerin birlikte ele alınması gerektiği yönündeki değerlendirme, uyuşmazlığın yeniden incelenmesinde önem kazandı.

Hukuk yargılamasında ceza mahkemesi kararlarının etkisi değerlendirilirken, mahkûmiyet hükmü ile maddi olaylara ilişkin tespitlerin birbirinden ayrılması gerekiyor. HAGB kararı tek başına kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü anlamına gelmiyor. Bununla birlikte, ceza dosyasındaki maddi olguların hukuk davasında nasıl değerlendirileceği, ilgili mevzuat ve dosyanın özellikleri çerçevesinde ele alınıyor.

Yerel mahkemenin direnme kararı bozuldu

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, şantiye şefinin işyerindeki konumu, işçileri yönlendirme görevi ve dosyadaki diğer delillerin yeterince incelenmesi gerektiğini belirterek yerel mahkemenin direnme kararını bozdu.

Bu karar, şantiye şefinin doğrudan ve her durumda sorumlu tutulduğu anlamına gelmiyor. Şantiye şefinin işveren vekili sayılıp sayılmayacağı ve iş kazasındaki sorumluluğunun kapsamı; somut olayda üstlendiği görevler, kullandığı yetkiler, kusur durumu ve dosyadaki deliller doğrultusunda belirlenmeli.

Karar, iş kazalarından kaynaklanan SGK rücu davalarında işveren dışındaki kişilerin sorumluluğu değerlendirilirken fiilî görev ve yetkilerin ayrıntılı biçimde araştırılmasının önemini ortaya koyuyor.

Karar künyesi: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, Esas No: 2024/166, Karar No: 2025/396, Karar tarihi: 25 Haziran 2025.