İş Güvenliği > Tatar: Kaldırımlarda yürürken bile risk altında olabiliriz

Şehirlerimizde bina yıkım çalışmaları, yaşamın devam ettiği mahallelerin tam ortasında gerçekleştirilebilmektedir. Bu nedenle yıkım süreci yalnızca çalışanları değil, evine gitmek için kaldırımı kullanan bir vatandaşı, okul yolundaki bir çocuğu, yaşlıları ve çevrede yaşayan herkesi doğrudan etkilemektedir. Alınmayan her güvenlik önlemi, çevrede bulunan insanlar için ciddi bir risk oluşturabilir.

Bu nedenle mahalle arasında gerçekleştirilen bina yıkımlarında çevre güvenliği en az yıkımın kendisi kadar önemlidir. Çalışma alanı güvenli bariyerlerle çevrilmeli, yayaların riskli bölgelere girmesi engellenmeli, güvenli geçiş güzergâhları oluşturulmalı ve yıkım sırasında oluşan tozun çevreye yayılmasını önlemek amacıyla düzenli sulama yapılmalıdır.

Eski yapıların yıkımında dikkat edilmesi gereken bir diğer önemli konu ise asbest riskidir. Gerekli incelemeler yapılmadan gerçekleştirilen yıkımlar, gözle görülmeyen asbest liflerinin çevreye yayılmasına neden olabilir. Bu liflerin solunması ise uzun yıllar sonra dahi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilmektedir.

Yıkım çalışmaları planlanırken amaç yalnızca binayı ortadan kaldırmak değil, çevrede yaşayan insanların bu süreçten en az düzeyde etkilenmesini sağlamaktır. Güvenli bir yıkım; etkin çevre güvenliği, toz kontrolü, moloz yönetimi ve yayaların korunmasına yönelik tedbirlerin eksiksiz uygulanmasıyla mümkündür.

Unutulmamalıdır ki kaldırımlar herkesindir. Mahalle arasında yapılan bir yıkım çalışmasının, vatandaşların güvenliğini ve sağlığını tehlikeye atmadan yürütülmesi hem yasal hem de toplumsal bir sorumluluktur.