ANKARA – Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), "Geçinemiyoruz! Acil Ek Zam İstiyoruz!" kampanyası kapsamında ülke genelinde topladığı 20 bin imzayı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına teslim etti. "TİS hükümsüzdür" sloganıyla bakanlık önünde düzenlenen açıklamaya DİSK Emekli-Sen Genel Başkanı Cengiz Yavuz ile Tüm Emeklilerin Sendikası Genel Sekreteri Nuran Kesiktaş da katıldı.
İmzaların tesliminin ardından açıklama yapan KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, teslim edilen dilekçelerin kamu emekçilerinin yaşadığı geçim sıkıntısının ifadesi olduğunu belirterek, "Bu imzalar; kirasını ödemekte zorlanan, mutfağındaki yangın büyüyen, çocuklarının eğitim masraflarını karşılayamayan, ayın sonunu getiremeyen kamu emekçilerinin sesidir. Bu imzalar; yoksulluğa mahkûm edilmeyi kabul etmeyenlerin, emeğinin karşılığını isteyenlerin insanca yaşam talebidir." dedi.

‘Yüksek enflasyonda dünya beşincisiyiz’
TÜİK'in açıkladığı enflasyon rakamlarının yaşamın gerçeklerini yansıtmadığını belirten Karagöz, "Çarşıda, pazarda, mutfakta yaşadığımız gerçek enflasyon TÜİK vasıtası ile açıklanan sahte rakamlarda yarı yarıya düşük gösteriliyor. Buna rağmen yüksek enflasyonda dünya beşincisiyiz. Gıdadan kiraya enflasyonun her türünde AB ve OECD ülkeleri içinde açık ara birinci sıradayız. Maaşlarımız gittikçe kıstığımız gıda, kira ve ulaşım gibi zorunlu harcamalara bile yetmiyor." dedi. İktidarın üç yıldır ücret artışlarını sınırlayarak enflasyonu düşürme politikası izlediğini ancak enflasyonun düşürülemediğini maaşlarının ise hızla buharlaştığı ifade etti.
‘Maaşlarımız son 5 yılda yüzde 35 eridi’
BES-AR'ın temmuz ayı araştırmasına göre açlık sınırının 48 bin 819 liraya, yoksulluk sınırının ise 120 bin 669 liraya ulaştığını hatırlatan Karagöz, "İki işçiden birine reva görülen asgari ücret açlık sınırının yaklaşık 20 bin lira altında kalmıştır. Ortalama kamu emekçisi maaşı ise yoksulluk sınırının yarısı civarındadır. Maaşlarımız sadece son beş yıl içinde reel olarak yüzde 35 erimiştir." dedi.
Mevcut toplu sözleşmenin fiilen geçersiz hale geldiğini belirten Karagöz, "Şimdi de çıkıp '2026 hedefimizi yüzde 24 olarak revize ettik. Tahminimiz yüzde 26. 2027 hedefimizi de yüzde 15'e çektik. Altı ayda gerçekleşen enflasyonun dört, beş puan altında kalan artışlarla yetinin' diyerek bizimle dalga geçiyorlar. Bu dayatmayı kabul etmediğimizi bugün teslim ettiğimiz imzalarla bir kez daha ilan ediyoruz." diye konuştu.
"47 klasörde on binlerce imzayı teslim ettik"
Gazetemize değerlendirmelerde bulunan Ahmet Karagöz, imza kampanyasının ülkenin dört bir yanında yürütüldüğünü belirterek "Türkiye'nin dört bir yanında; okullarda, hastanelerde, laboratuvarlarda, bürolarda çalışan emekçilerin taleplerini 47 ayrı klasörde on binlerce imzayla birlikte Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına teslim ettik." dedi.
"Hakem Kurulu noter gibi davrandı"
2026-2027 yıllarını kapsayan 8. Dönem Toplu Sözleşme sürecinin kamu emekçileri açısından ağır hak kayıplarıyla sonuçlandığını söyleyen Karagöz, "Gerçekten kamu çalışanları ve kamu emeklilerini açlığa, yokluğa, sefalete teslim eden bir toplu sözleşme süreci yaşadık. Adeta Kamu Görevlileri Hakem Kurulu noter görevini gördü." diye belirtti.
Ortalama kamu emeklisinin yaklaşık 40 bin lira, kamu emekçisinin ise yaklaşık 70 bin lira gelirle yaşamaya çalıştığını ifade eden Karagöz, "Açlık sınırının altında ve yoksulluk sınırının çok gerisinde kalan ücretlerle insanlar yaşam mücadelesi veriyor. Söz konusu sermaye, savaş, cemaat ve tarikat olduğunda kaynak bulunuyor. Ama işçiler, emekliler, öğrenciler ve çiftçiler söz konusu olduğunda 'kaynak yok' deniliyor." ifadelerini kullandı.
"Bu mücadele bütün emekçilerin mücadelesi"
Mücadelenin yalnızca kamu emekçileriyle sınırlı olmadığını vurgulayan Karagöz, "Çağrımız geçinemeyen bütün halk kesimlerinedir. Sadece kamu emekçilerinin değil; iş bulamayanların, alın terinin karşılığını alamayan herkesin ortak mücadelesini büyütmek istiyoruz. Kamu emekçileri adına toplu sözleşmeyi imzalayan yetkili ama etkisiz konfederasyon üyelerine çağrımızdır: Üyeliklerinizi bir kez daha gözden geçirin." dedi.
KESK'in talepleri
KESK, teslim ettiği dilekçelerde şu talepleri sıraladı:
• Temmuz ayından itibaren maaşlara yüzde 35 ek zam yapılması,
• İlave seyyanen ödenek başta olmak üzere tüm ek ödemelerin taban aylığa yansıtılması,
• 4688 sayılı yasanın grevli toplu pazarlık hakkını güvence altına alacak şekilde değiştirilmesi.