İş Güvenliği > İSAF: Klimaları kapatmak tasarruf değil, çalışan sağlığını riske atmaktır!

Klimaları Kapatmak Tasarruf Değil, Çalışan Sağlığını Riske Atmaktır!"

Türkiye, son yılların en sıcak yazlarından birini yaşıyor. 

Sokakta birkaç dakika durmakta zorlandığımız bu günlerde; marketlerde, alışveriş merkezlerinde, depolarda, fabrikalarda ve birçok kapalı çalışma alanında binlerce emekçi saatlerce görev yapıyor. 

Bizlere ulaşan çok sayıda bildirim, bazı işyerlerinde enerji maliyetleri gerekçe gösterilerek iklimlendirme sistemlerinin yeterince kullanılmadığı yönündedir. Bu iddiaların ilgili kamu kurumları tarafından titizlikle incelenmesi gerektiğine inanıyoruz. 

Buradan açıkça ifade ediyoruz: 

İşyerlerinde termal konfor lüks değildir. Çalışanın en temel hakkıdır. 

Hiçbir işveren, hiçbir yönetici ve hiçbir işletme; elektrik faturasını düşürmek adına çalışanını sıcak hava altında çalışmaya mahkûm edemez. 

Çünkü yüksek sıcaklık sadece bir rahatsızlık değildir. 

Yüksek sıcaklık; dikkat kaybıdır. 

Yüksek sıcaklık; bayılmadır. 

Yüksek sıcaklık; sıcak çarpmasıdır. 

Yüksek sıcaklık; iş kazalarının artmasıdır. 

Ve en önemlisi... 

Yüksek sıcaklık, önlenebilir ölümlere davetiye çıkarabilecek ciddi bir iş sağlığı ve güvenliği riskidir. 

İş sağlığı ve güvenliği yalnızca baret takmak, emniyet kemeri kullanmak veya koruyucu ekipman dağıtmak değildir. 

İş sağlığı ve güvenliği; çalışanın nefes aldığı havanın kalitesidir. 

Çalıştığı ortamın sıcaklığıdır. 

İçebildiği temiz sudur. 

Dinlenebildiği moladır. 

Sağ salim evine dönebilmesidir. 

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, işverenlere çalışanların sağlık ve güvenliğini koruma yükümlülüğü vermektedir. Bu yükümlülük, yaz aylarında termal konforun sağlanmasını da kapsayan koruyucu tedbirlerin alınmasını gerektirir. 

Bugün birkaç kilovatsaat elektrik tasarrufu yapmak uğruna çalışan sağlığından ödün verilmesi; ne vicdanla ne hukukla ne de insanlıkla bağdaşır. 

Bizler buradan; 

Başta Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olmak üzere ilgili tüm kurumlara çağrıda bulunuyoruz. 

Yaz aylarında özellikle marketler, alışveriş merkezleri, lojistik depoları, üretim tesisleri ve kapalı çalışma alanlarında termal konfor denetimleri artırılmalıdır. 

İşverenlere de çağrımız nettir: 

Çalışanınızı maliyet kalemi olarak değil, emanet olarak görün. 

Çünkü üretimi ayakta tutan makineler değil, insanlardır. 

Ve unutulmamalıdır ki; 

Elektrikten tasarruf edilir. 

İnsan hayatından tasarruf edilemez. 

Yıllardır söylediğimiz gibi; 

"Bir yaşam hakkımız var. Başkalarının yok etmesine izin vermeyelim." 

Bu söz bugün, her zamankinden daha anlamlıdır. 

Hiçbir çalışan, ekmeğini kazanırken sıcaklığın kurbanı olmamalıdır. 

İnsan onuruna yakışır çalışma koşulları; güçlü ekonomilerin değil, güçlü vicdanların eseridir. 

Kamuoyuna saygıyla duyurulur. 

 

İSAF İş Sağlığı ve Güvenliği Dernekleri Federasyonu 

Mehmet Şeyhmus ENSARİ

İSAF Yönetim Kurulu Başkanı