İş Güvenliği > Erdinç Demir: Nudging ile İş Güvenliği

İş güvenliği denildiğinde aklımıza genellikle eğitimler, talimatlar, uyarı levhaları ve denetimler gelir. Çalışana ne yapması gerektiği anlatılır. Daha sonra bu kurallara uyup uymadığı kontrol edilir.

Uymuyorsa yeniden uyarılır ve çoğu zaman yine aynı yöntem uygulanır.

 

Aslında bu sistemin önemli bir tarafı vardır. Çalışanın tehlikeyi bilmesi ve nasıl güvenli çalışacağını öğrenmesi gerekir. Fakat çalışma hayatında yalnızca bilgi vermenin her zaman yeterli olmadığını da görüyoruz.

Çalışan tehlikeyi biliyor olabilir. Hangi koruyucu ekipmanı kullanacağını da biliyor olabilir. Buna rağmen bazı durumlarda güvenli olmayan davranış ortaya çıkabiliyor.

Almanya’da son yıllarda bu konuya farklı bir açıdan yaklaşan bir yöntem üzerinde duruluyor. Bu yöntemin adı Nudging.

Nudging kelimesini Türkçeye tam olarak çevirmek kolay değil. Hafifçe yönlendirmek veya küçük bir dürtme olarak ifade edilebilir. İş güvenliği açısından ise anlamı oldukça önemli.

Buradaki düşünce çalışana sürekli ne yapması gerektiğini söylemek yerine çalışma ortamını güvenli davranışı kolaylaştıracak şekilde düzenlemek.

Bu yaklaşım Almanya’da sadece teorik olarak konuşulan bir konu da değil. Federal İş Güvenliği ve İş Hekimliği Enstitüsü BAuA bu konuda araştırmalar yaptı. Güvenli çalışma davranışının çalışma ortamının düzenlenmesi ve uygun geri bildirimlerle nasıl desteklenebileceği incelendi.

 

Burada çok önemli bir nokta var. Nudging iş güvenliğinde teknik önlemlerin yerine geçmiyor. Bir makinenin tehlikeli hareketli parçasına koruyucu takılması gerekiyorsa bunun yerine bir tabela koymak Nudging değildir.

 

Önce tehlike kontrol altına alınmalıdır.

 

Nudging ise bundan sonra devreye girebilecek yardımcı bir yöntemdir. Bunu günlük çalışma hayatından basit bir örnekle anlatabiliriz.

Bir işyerinde çalışanların koruyucu gözlük kullanması gerekiyor. Gözlükler çalışanların çalışma noktasından oldukça uzakta bulunan bir dolapta tutuluyor. Çalışanın gözlüğü almak için işini bırakıp başka bir bölüme gitmesi gerekiyor.

 

İşveren daha sonra çalışanlara gözlük kullanmaları gerektiğini anlatıyor. Eğitim veriliyor. Talimat hazırlanıyor. Duvara uyarı levhası asılıyor. Bütün bunlar yapılabilir.

Ama gözlüğü çalışma noktasına daha yakın bir yere koymak da düşünülebilir. Çalışanın güvenli davranması için önündeki küçük engel ortadan kaldırılmış olur. İşte Nudging yaklaşımının temelinde buna benzer düşünceler bulunuyor.

Bazen çalışanı değiştirmeye çalışmadan önce çalışma ortamına bakmak gerekiyor. Çünkü insan davranışı içinde bulunduğu ortamdan bağımsız değildir.

Bir başka örnek düşünelim.

 

Bir işletmede forkliftlerle yayaların aynı alanı kullandığı bir bölüm var. Yaya yolu zeminde çizilmiş durumda. Fakat çalışanlar sürekli olarak çizginin dışından yürüyor.

 

Klasik yaklaşımda çalışanların yaya yolunu kullanması gerektiği tekrar tekrar anlatılabilir. Fakat farklı bir bakış açısıyla önce yolun kendisine bakılabilir.

Çalışanlar neden o yolu kullanmıyor? Yol işin yapıldığı noktaya uzak olabilir. Geçişi zor olabilir.

Bir malzeme sürekli yolun üzerine bırakılıyor olabilir.

 

Forklift güzergahıyla yaya güzergahı yeterince belirgin olmayabilir.

 

Çalışanların hepsi aynı davranışı gösteriyorsa yalnızca çalışanları suçlamak yerine çalışma düzenini de incelemek gerekir.

 

Nudging burada bize farklı bir düşünme biçimi sunuyor.

 

Çalışanın güvenli davranmasını istemek önemlidir. Fakat güvenli davranışı kolaylaştırmak da en az bunun kadar önemlidir.

 

İş güvenliği sahasında bazen küçük ayrıntıların ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. Bir ekipmanın yeri.

Bir geçiş yolunun düzeni.

 

Bir uyarının tam olarak nereye konulduğu.

 

Bir koruyucu ekipmanın çalışanın elinin altında bulunması. Bir malzemenin nasıl yerleştirildiği.

Bunların her biri çalışan davranışını etkileyebilir.

 

İnsanlar çoğu zaman en kolay ulaşabildikleri seçeneğe yönelirler. Özellikle aynı işi her gün yapan çalışanlarda alışkanlıkların büyük etkisi vardır.

 

Bir davranış yıllar içinde otomatik hale gelebilir.

 

Bu nedenle iş güvenliğinde sadece çalışanın ne bildiğine bakmak yeterli değildir. Çalışanın bulunduğu ortamın nasıl tasarlandığına da bakmak gerekir.

 

Almanya’da yapılan çalışmaların iş güvenliği açısından dikkat çekici tarafı da budur.

 

BAuA’nın Nudging üzerine yaptığı araştırmalarda güvenli davranışın farklı yöntemlerle desteklenmesi incelenmiştir. Çalışanlara verilen geri bildirimlerin de davranış üzerinde etkili olabileceği görülmüştür. Ancak araştırmacılar elde edilen sonuçların sınırlılıklarının bulunduğunu ve Nudging’in her durumda kesin sonuç veren bir yöntem olarak görülmemesi gerektiğini de belirtiyor.

 

Bu aslında konunun bilimsel açıdan en önemli taraflarından biridir. Nudging bir sihirli çözüm değildir.

Her işyerine aynı yöntem uygulanamaz. Her davranış aynı şekilde değiştirilemez.

Fakat iş güvenliği uzmanlarına farklı bir bakış açısı kazandırabilir.

 

Sahada bir uygunsuzluk gördüğümüzde sadece çalışana bakmak yerine ortamı da incelememizi

 

sağlayabilir.

 

Bir çalışan neden gözlük kullanmıyor? Neden yaya yolundan yürümüyor?

Neden ekipmanı olması gereken yerde bırakmıyor?

 

Neden belirli bir koruyucu ekipmanı kullanmak yerine işi daha hızlı yapmayı tercih ediyor?

 

Bu soruların cevapları bazen çalışanın isteksizliğinde değil çalışma sisteminin kendisinde bulunabilir.

 

Burada iş güvenliği uzmanının rolü daha da önemli hale geliyor. Çünkü amaç sadece hatayı bulmak değildir.

Hatanın tekrar ortaya çıkmasını zorlaştıracak bir sistem kurmaktır.

 

İşyerlerinde çok sayıda uyarı levhası görüyoruz. Her tarafta dikkat edilmesi gereken şeyler yazıyor. Baret kullan. Gözlük tak. Dikkat et. Yetkisiz kişiler giremez. Kaygan zemin.

 

Bir süre sonra çalışan bu levhaların arasında çalışmaya alışıyor.

 

Bu nedenle bazen yeni bir uyarı levhası koymak yerine çalışma ortamını değiştirmek daha anlamlı olabilir.

 

Çalışanın doğru davranışı seçmesini kolaylaştırmak gerekir.

 

İş güvenliğinin geleceğinde bu yaklaşımın daha fazla konuşulmasının nedenlerinden biri de bu.

 

İnsanlardan sürekli daha dikkatli olmalarını beklemek yerine insanın zaman zaman hata yapabileceğini kabul ederek sistemleri buna göre tasarlamak.

 

Bu düşünce iş güvenliğinde önemli bir değişime işaret ediyor.

 

Çalışanı değiştirmek yerine çalışma ortamının bazı özelliklerini değiştirmek. İnsanlara daha fazla kural anlatmak yerine doğru davranışı kolaylaştırmak. Daha fazla uyarı yapmak yerine güvenli seçeneği görünür hale getirmek.

 

Bunlar küçük değişiklikler gibi görünebilir. Fakat iş güvenliğinde bazen büyük değişimler küçük ayrıntılarla başlar.

 

Nudging’in iş güvenliği açısından üzerinde düşünülmeye değer tarafı tam olarak burada ortaya çıkıyor.

 

Güvenli davranış sadece çalışanın sorumluluğuna bırakılmamalıdır.

 

İşverenin oluşturduğu çalışma ortamı da bu davranışı desteklemelidir.

 

Bir çalışanın güvenli çalışması için sürekli olarak kendisini zorlaması gerekiyorsa sistemin de sorgulanması gerekir.

 

Buna karşılık güvenli davranmak işin doğal bir parçası haline gelmişse çalışan daha az çaba harcayarak doğru davranışı gerçekleştirebilir.

 

Bence iş güvenliği açısından asıl hedef de budur.

 

Çalışanın sürekli olarak dikkatli olmak zorunda kaldığı bir işyeri değil. Güvenli çalışmanın mümkün olduğunca doğal hale geldiği bir işyeri. Nudging bize tam olarak bunu düşünme fırsatı veriyor.

Belki de bundan sonra sahada bir uygunsuzluk gördüğümüzde hemen çalışana dönüp neden böyle yaptığını sormadan önce etrafımıza biraz daha dikkatli bakmamız gerekiyor.

 

Çünkü bazen sorun çalışanın davranışında değil.

 

Bazen sorun o davranışı ortaya çıkaran çalışma ortamındadır.

 

Ve bazen iş güvenliğini geliştirmek için büyük yatırımlar yapmak yerine küçük ama doğru bir değişiklik yapmak yeterli olabilir.

 

Erdinç Demir

İş Güvenliği Uzmanı ve Asbest Söküm Uzmanı