İş Güvenliği > Çocuklar eğitimde kalmalı, ölüm riskiyle baş başa bırakılmamalıdır!

Osmaniye'de traktör tamiri yaptığı sırada yaşamını yitiren 16 yaşındaki MESEM öğrencisi Yiğit Mehmet Kesme'nin ölümü, hepimizin yüreğini dağlamıştır.

Bir çocuğun iş yerinde hayatını kaybetmesi, yalnızca adli soruşturmanın konusu değildir; aynı zamanda eğitim sisteminin, çalışma hayatının ve iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının yeniden sorgulanmasını gerektiren toplumsal bir alarmdır.

Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM), gençlere meslek kazandırmayı amaçlayan önemli bir model olabilir. Ancak uygulamada yaşanan eksiklikler, bu amacın önüne geçmekte ve çocukların güvenliğini riske atabilmektedir.

Bugün cevap bekleyen temel sorular şunlardır:

 

Bir çocuğun eğitim görmek amacıyla bulunduğu bir sistemde yaşamını yitirmesi, hangi gerekçeyle açıklanırsa açıklansın, kabul edilemez.

Mesleki eğitim; ucuz iş gücü üretme modeli değil, nitelikli insan yetiştirme modeli olmalıdır.
Çocukların fiziksel ve psikososyal gelişimleri tamamlanmadan, ağır ekipmanların bulunduğu, ezilme, sıkışma, elektrik, hareketli makine ve benzeri yüksek riskler içeren çalışma ortamlarında bulunmaları çok daha sıkı kurallara bağlanmalıdır.

Bu nedenle aşağıdaki düzenlemelerin ivedilikle hayata geçirilmesini talep ediyoruz:

• MESEM kapsamındaki tüm iş yerleri risk düzeyine göre yeniden sınıflandırılmalıdır.
• 18 yaş altındaki öğrencilerin çalışabileceği işler bilimsel ölçütlerle yeniden belirlenmeli; yüksek riskli bakım, onarım, ağır makine ve benzeri faaliyetlerde görevlendirilmeleri yasaklanmalıdır.
• İş sağlığı ve güvenliği uzmanları ile işyeri hekimlerinin MESEM öğrencilerine yönelik denetim ve rehberlik görevleri güçlendirilmelidir.
• Milli Eğitim Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ortak ve şeffaf denetim mekanizması oluşturmalı; denetim sonuçları kamuoyuyla paylaşılmalıdır.
• İşletmeler, öğrencileri yalnızca üretimin bir parçası olarak değil, eğitim sürecindeki bireyler olarak görmek zorundadır.

Her çocuk ölümü, istatistik değildir.
Her çocuk ölümü; önlenememiş bir ihmalin, eksik denetimin veya yetersiz korumanın acı sonucudur.
Yiğit Mehmet Kesme'nin yaşamını yitirmesiyle ilgili yürütülen soruşturmanın tüm yönleriyle aydınlatılmasını bekliyoruz. Bunun yanında, benzer acıların tekrar yaşanmaması için MESEM uygulamalarının çocukların üstün yararı ve güvenliği esas alınarak yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulunuyoruz.

Çocuklarımızın geleceğini iş kazalarına değil, güvenli eğitime emanet edelim.
Çocuklar çalışırken değil, öğrenirken büyümelidir.


Mehmet Şeyhmus Ensari
İş Sağlığı ve Güvenliği Dernekleri Federasyonu (İSAF)
Genel Başkanı