Gündem > Tarım işçilerinin sessiz mücadelesi: Görünmeyen emek, büyüyen su krizi

Tarım işçilerinin sessiz mücadelesi: Görünmeyen emek, büyüyen su krizi

Ankara Büyükşehir Belediyesi, Risk Yönetim Derneği ve Fotoğraf Sanatçısı/Avukat Dilek Yurdakul iş birliğiyle hayata geçirilen proje, Türkiye’nin gıda üretiminde kritik rol üstlenen mevsimlik tarım işçilerinin yaşam koşullarını, karşı karşıya kaldıkları zorlukları ve iş sağlığı ve güvenliği farkındalığını görünür kılmayı amaçlıyor.

Her yıl Türkiye genelinde 3 ila 5 milyon mevsimlik tarım işçisi, tarımsal üretimin devamlılığını sağlamak için farklı bölgelere göç ediyor. Ancak bu büyük emek gücünün üçte ikisinden fazlası, gittikleri bölgelerde temiz su başta olmak üzere temel ihtiyaçlara erişimde ciddi sorunlar yaşıyor.

Ankara’da binlerce işçi temiz suya erişemiyor

Sorunun yerel boyutu da dikkat çekiyor. Ankara’da her yıl mayıs ve ekim ayları arasında 20 binden fazla mevsimlik tarım işçisi; Ayaş, Bala, Beypazarı, Kahramankazan, Polatlı, Sincan ve Şereflikoçhisar ilçelerindeki çadır alanlarında yaşam mücadelesi veriyor. Geçmiş verilere göre yalnızca Şereflikoçhisar’da 736 çadırda yaşayan 6 bin 98 kişinin, bunların 3 bin 555’inin çocuk olduğu belirtilirken, bu kişilerin temiz suya erişim imkanından yoksun olduğu kaydediliyor.

Günümüzde ise bu rakamların daha da arttığı tahmin ediliyor.

Su sorunu sağlık ve güvenlik risklerini büyütüyor

Temiz suya erişimde yaşanan yetersizlik, yalnızca susuzlukla sınırlı kalmıyor. Hijyen eksikliği, salgın hastalık riski ve sanitasyon sorunları da beraberinde geliyor.

Kadınlar ve kız çocukları ise adet hijyeni, mahremiyet ve kişisel güvenlik gibi alanlarda ek zorluklarla karşılaşıyor. Uzmanlar, derinleşen su krizinin yalnızca bireysel mağduriyetlere değil, aynı zamanda halk sağlığı ve gıda güvenliği açısından da önemli tehditler oluşturduğuna dikkat çekiyor.

Fotoğraf projesinden öte bir hak savunuculuğu

Proje, su kıtlığının çoğu zaman göz ardı edilen insani boyutuna dikkat çekmeyi hedefliyor. Çalışma kapsamında mevsimlik tarım işçilerinin yaşam deneyimleri fotoğraf aracılığıyla kayıt altına alınırken, eşitlik, toplumsal dayanıklılık ve temel kaynaklara erişim hakkı konusunda farkındalık oluşturulması amaçlanıyor. Proje yürütücülerine göre, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği büyük ölçüde bu işçilerin emeğine dayanıyor. Bu nedenle su krizinin derinleşmesi, yalnızca işçilerin yaşam koşullarını değil, toplumun gıdaya erişimini de doğrudan etkileyebilecek bir risk olarak değerlendiriliyor.

Altı aylık saha çalışmasıyla hazırlandı

Altı ay süren saha çalışması kapsamında proje ekibi, çadır yerleşimlerinde ailelerle birlikte vakit geçirdi, günlük yaşamlarına tanıklık etti ve yaşadıkları sorunları yerinde gözlemledi. Tarım İşçileri” projesi, İtalya ve Norveç’teki başarılı sergilerin ardından şimdi de uluslararası bir başarıya imza atmaya hazırlanıyor. Proje, prestijli Photo Journalism Prize Public Choice Awards kapsamında kısa listeye kalmış durumda.

Kazananın halk oylamasıyla belirleneceği bu süreçte, desteğiniz büyük önem taşıyor. Her IP adresinden tek oy kullanılabilen bu platformda, projenin ekip üyesi ve profesyonel fotoğrafçı Av. F. Dilek Yurdakul’un bu başarısını taçlandırmak ve projemizi uluslararası arenada daha geniş kitlelere duyurmak için oylarınızı bekliyoruz.

Desteğinizi iletmek isterseniz, aşağıdaki bağlantı üzerinden oylamaya katılabilirsiniz:

https://photojournalismprize.com/social/zoom.php?eid=16-84816-26