İsviçre’de kayak merkezinde yangın faciası: 47 ölü, 115 yaralı
Olay, Avrupa’nın en büyük kış turizmi merkezlerinden birinde yaşanan en ağır yangın facialarından biri olarak kayıtlara geçti.

Yılbaşı kutlaması faciaya dönüştü
İsviçre polisi, yangının yerel saatle 01.30 sıralarında başladığını, 01.32’de ilk itfaiye ve acil müdahale ekiplerinin olay yerine ulaştığını açıkladı. Yangın kısa sürede kontrol altına alınırken, olay yerinde geniş çaplı güvenlik önlemleri alındı.
Yangına ilişkin düzenlenen ortak basın toplantısına İsviçre Konfederasyon Başkanı Guy Parmelin, Valais Emniyet Müdürü Frederic Gisler, Valais Başsavcısı Beatrice Pilloud ve Valais Kanton Meclisi Başkanı Mathias Reynard katıldı.
Konfederasyon Başkanı Parmelin, “Bu, ülkemizin şimdiye kadar yaşadığı en kötü trajedilerinden biri.” ifadelerini kullanarak hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı diledi. Parmelin, Federal Saray’daki bayrakların 5 gün süreyle yarıya indirileceğini açıkladı.

Crans-Montana üzerinde uçuş yasağı
Yetkililer, sabah erken saatlerde durumun tamamen kontrol altına alındığını, olayın meydana geldiği bölgenin güvenlik gerekçesiyle kapatıldığını ve Crans-Montana üzerinde uçuş yasağı getirildiğini duyurdu. Bir doktor, İsviçre Devlet Televizyonu RTS’ye yaptığı açıklamada, “ileri derecede yanık” vakalarıyla mücadele ettiklerini belirtti. Çevredeki hastaneler ise yoğun bakım ünitelerinin dolu olduğunu bildirdi.
Yerel radyo kanalı Rhone FM’ye konuşan bazı görgü tanıkları, bardaki şampanya şişelerinin üzerine mum konulduğunu ve temas sonucu yangının kısa sürede yayıldığını öne sürdü.

“Geldiğimizde durum en kötü halindeydi”
Görgü tanığı Dominic Dubois, yaptığı açıklamada, olay yerine ulaştıklarında yangının yeni başladığını belirterek, “Geldiğimiz an durum en kötü halindeydi.” dedi. İlk müdahalenin çevredeki vatandaşlar tarafından yapıldığını aktaran Dubois, yakındaki evler ve restoranlardan insanların su, battaniye ve sıcak içeceklerle yardıma koştuğunu söyledi. Dubois, son yaralının bardan saat 05.30 civarında çıkarıldığını kaydetti.
Bölge sakinlerinden Eva ise yaşananları “büyük bir trajedi” olarak nitelendirerek, 30 yıldır bölgede yaşadığını ve böyle bir olayla ilk kez karşılaştığını ifade etti.