Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR), temmuz ayına ait ücret kayıpları izleme raporunu yayımladı.
Rapora göre Türkiye'de ortalama ücret alan işçiler, temmuz ayının otuz bir gününün en az 13 gününü vergi, prim kesintileri ve enflasyon kaynaklı kayıpları karşılamak için çalışarak geçirdi. İşçi ücretlerinde yılın ilk yedi ayında hesaplanan toplam kayıp ise 1,5 trilyon liraya yaklaştı.
Kayıplar bir önceki yıla göre yüzde 51 arttı
Yılın yedinci ayında enflasyonun sigortalı işçi ücretlerine birikimli toplam faturası 798 milyar 600 milyon liraya ulaşırken, gelir ve damga vergilerinin toplam tutarı 688 milyar 300 milyon lira olarak hesaplandı. Böylece vergi ve enflasyonun on yedi milyona yakın işçiye yedi aylık faturası toplamda 1 trilyon 486 milyar 827 milyon lira düzeyinde gerçekleşti. İşçilerin yaşadığı bu kümülatif kayıp, 2025 yılının aynı dönemine kıyasla yüzde 51,3 oranında artış gösterdi.
Temmuz ayının 3’te 1’i vergiye ve enflasyon kaybına gitti
Yılın ilk yedi ayı için brüt ve giydirilmiş olarak 65 bin 850 lira olarak kabul edilen ortalama işçi ücreti, mart ayında bir üst vergi dilimine girdi. Ortalama bir işçinin temmuz ayındaki ücretinden gelir vergisi, damga vergisi ve SGK prim kesintileri toplamı 16 bin 783 lira oldu. Yüzde 19,86 olarak açıklanan yedi aylık resmi enflasyonun yarattığı 10 bin 236 liralık nominal kayıp da eklendiğinde, ortalama bir işçinin maaşındaki tekil erime 17 bin 141 liraya ulaştı. Bu verilere göre işçiler, temmuz ayındaki mesailerinin en az on üç gününü enflasyon ve vergi kayıplarına harcadı.
Asgari ücretin alım gücü 5 bin 576 TL geriledi
Türkiye'de çalışanların büyük bir bölümü asgari ücret veya civarında ücret alıyor. 2026 yılı için belirlenen 33 bin 30 TL brüt asgari ücret gelir vergisinden muaf tutulsa da 4 bin 955 TL tutarındaki SGK ve işsizlik sigortası prim kesintileri sonucunda net 28 bin 76 TL olarak hesaplanıyor. DİSK-AR verilerine göre yedi aylık resmi enflasyon sebebiyle asgari ücretin parasal kaybı temmuz ayında 5 bin 576 TL oldu ve asgari ücretin alım gücü 22 bin 500 TL'ye geriledi. Yılın ilk yedi ayında enflasyon ile kesintilerin asgari ücretteki toplam erime oranı yüzde 26,1 olarak gerçekleşti.
Kamu işçisinin cebinden ortalama 210 bin TL alındı
Asgari ücretin 2,5 katı oranında, yani brüt 82 bin 575 TL ücret alan işçiler haziran ayında üçüncü vergi dilimine girdi. 620 binden fazla kamu işçisinin aldığı ortalama ücrete yakın olan bu düzeyde, temmuz ayında vergi ve kesintilere 27 bin 176 TL gitti. Bu gruptaki işçilerin nominal net ücretleri 55 bin 399 TL'ye düşüyor. Enflasyonun yarattığı 11 bin 2 TL'lik erimeyle birlikte ücretin gerçek alım gücü 44 bin 397 TL'ye iniyor ve brüt ücretin yüzde 46,2'si eksilmiş oluyor. Yılın başından itibaren enflasyon ve vergi kayıplarının toplamı ise 210 bin TL’ye dayandı.
Gelirde ve vergide adalet çağrısı
Raporun sonuç bölümünde, enflasyonun işçi sınıfını yoksullaştırarak zenginlere kaynak aktaran bir işlev gördüğü hatırlatıldı. Ücretlerin sabit, fiyatların ise serbest olmasının emek gelirlerini enflasyon altında azalttığı ifade edilerek, hükümetin alım gücünü bastırmayı amaçlayan ekonomi politikalarının bu duruma neden olduğu kaydedildi. Vergi sisteminin ve enflasyonun gelir eşitsizliğini artırdığı, emekçilerin harcanabilir net ücretlerinin azaldığı açıklandı. DİSK-AR, bu erimenin önüne geçilmesi için ücrette ve vergide adalet talebinin bir ihtiyaç olduğunu belirtti.