Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), UNICEF ve Birleşmiş Milletler (BM) Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Türkiye Ofisleri 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü kapsamında üst düzey bir yuvarlak masa toplantısı düzenledi.
Birleşmiş Milletler Türkiye Mukim Koordinatörü himayesinde gerçekleştirilen etkinlik; kamu kurumları, işçi ve işveren örgütleri, BM kuruluşları, sivil toplum kuruluşları ve akademi temsilcilerini bir araya getirdi. Etkinlik, çocuk işçiliğinin ortadan kaldırılmasına yönelik mevcut ilerlemenin değerlendirilmesi, ortak taahhütlerin yeniden teyit edilmesi ve bu taahhütlerin somut sonuçlar üretecek koordineli eylemlere dönüştürülmesinin ele alınması için önemli bir platform sağladı.
Toplantıda konuşan BM Türkiye Mukim Koordinatörü Babatunde Ahonsi, “Çocuk işçiliğinin toplumlarımızda yeri yoktur. Her çocuğun öğrenme, korunma ve potansiyelini tam olarak geliştirme hakkı vardır” dedi. Ahonsi, çocuk işçiliğinin ortadan kaldırılmasının Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ile yakından bağlantılı olduğunu vurgulayarak, “2030 Gündemi’nin son yıllarına yaklaşırken, Sürdürülebilir Kalkınma Amacı 8.7 hedefine yönelik ilerlemenin, sürdürülebilir kalkınmanın daha geniş vizyonuna ulaşılması açısından hayati önem taşıdığını hatırlıyoruz” ifadelerini kullandı.
“Çocuk İşçiliğinin Ortadan Kaldırılmasına Yönelik Çabaların Hızlandırılması: Taahhütten Entegre ve Koordineli Eyleme” başlıklı yuvarlak masa toplantısı, Çocuk İşçiliğinin Ortadan Kaldırılması Altıncı Küresel Konferansında kabul edilen Marakeş Eylem Çerçevesi doğrultusunda ulusal çabaların güçlendirilmesine odaklandı.
ILO Türkiye Direktörü Yasser Hassan, “Çocuk İşçiliğine Karşı Marakeş Küresel Eylem Çerçevesi”nde yer alan son küresel tartışmalardan çıkan temel mesajlara dikkat çekti.
Hassan, ILO–UNICEF Küresel Çocuk İşçiliği Tahminleri raporunun ortaya koyduğu mesaja atıfta bulunarak, “İlerleme mümkündür, çocuk işçiliği kaçınılmaz değildir ve kararlı eylemler sonuç verir” dedi. İlerleme kaydedilmiş olmasına rağmen, tehlikeli işlerin çocuk işçiliğinin en kötü biçimlerinden biri olmaya devam ettiğini ve her yaştan çocuğu etkilediğini belirtti.
Çocuk işçiliğini anlamanın yalnızca çocukların çalışıp çalışmadığını belirlemekten ibaret olmadığını vurgulayan Hassan, “Çocukların hangi koşullarda çalıştığını, karşı karşıya oldukları riskleri ve bunun eğitimleri, gelişimleri ve refahları üzerindeki etkilerini de dikkate almalıyız” dedi.
Hassan ayrıca, çocuk işçiliğiyle mücadelenin “önleme” yoluyla kazanılabileceğini belirterek, “Güçlü sosyal koruma sistemleri çocuk işçiliğini önlemenin en etkili yollarından biri olmaya devam ediyor” ifadelerini kullandı.
Taahhütlerin eyleme dönüştürülmesi
Uygulamanın önemine dikkat çeken Hassan, Uluslararası Çalışma Standartları ve mevcut ulusal çalışmalara dayanarak ilerlemenin gerekliliğinin altını çizdi.
Hassan “Bu gündemin merkezinde, Türkiye tarafından onaylanmış, uygulama ve çocuk koruma sistemleriyle desteklenen ILO’nun 138 sayılı Asgari Yaş Sözleşmesi, 182 sayılı Çocuk İşçiliğinin En Kötü Biçimleri Sözleşmesi ve Çocuk Hakları Sözleşmesi yer almaktadır” dedi.
Hassan, paydaşlar arasında koordinasyonun sürdürülmesi, izleme ve hesap verebilirlik mekanizmalarının güçlendirilmesi, veri toplamanın iyileştirilmesi ve hukuk ve uygulamaya ilişkin boşlukların giderilmesine yönelik çalışmaların devam ettirilmesi çağrısında bulundu. Ayrıca, yurt içi ve küresel tedarik zincirlerinde sorumlu iş yapma davranışlarının ve insan hakları durum tespiti uygulamalarının teşvik edilmesinin önemine dikkat çekti.
Hassan ayrıca, işçi ve işveren örgütlerinin insana yakışır işi destekleyen işyerleri ve politikaların şekillendirilmesindeki vazgeçilmez rolünü ve çocuk işçiliğine karşı entegre eylemlere katkısını vurguladı.
Dijital çağda ortaya çıkan risklerin ele alınması
Marakeş Konferansı’ndaki tartışmalara atıfta bulunan ILO Türkiye Direktörü, dijital dönüşümün sunduğu fırsatlar ve beraberinde getirdiği risklere dikkat çekti.
“Dijital dönüşüm verimliliği artırabilir ve yoksulluğu azaltabilir; ancak çocukların teknoloji aracılığıyla ticari cinsel sömürüsü de dahil olmak üzere yeni riskleri beraberinde getirebilir. Teknolojinin çocuk haklarını merkeze alan bir yaklaşımla tasarlanmasını ve yönetilmesini sağlamalıyız.” dedi.
Hassan ayrıca, sınırları ve nesilleri aşan karmaşık zorluklarla mücadelede çok taraflı iş birliği ve çok paydaşlı ortaklıkların giderek artan önemine vurgu yaptı.
“Çocuk işçiliği ve zorla çalıştırmanın ortadan kaldırılmasına yönelik önde gelen küresel ortaklık olan Alliance 8.7, bu gerçeği yansıtmaktadır” diyen Hassan, sözlerini Marakeş Konferansı’nda ILO Genel Direktörü tarafından dile getirilen şu mesajla tamamladı: “Niyet yerine uygulamayı, beklenti yerine hesap verebilirliği ve kademeli ilerleme yerine hızlandırılmış eylemi tercih edelim.”
Sosyal diyalog, çok taraflı ve çok paydaşlı ortaklıklar yoluyla koordinasyonun güçlendirilmesi
Yuvarlak masa toplantısında UNICEF ve FAO’nun üst düzey temsilcileri, çocuk koruma sistemlerinin güçlendirilmesi, çocuklara duyarlı sosyal koruma sistemlerinin yaygınlaştırılması, eğitimde süreklilik ve kalitenin sağlanması, yoksullukla mücadele edilmesi ve aile çiftçiliğinin güçlendirilmesi, kadınların ekonomik olarak güçlendirilmesi, yetişkinler için kırsal istihdamın artırılması ve tarım-gıda değer zincirlerinde gelir fırsatlarının geliştirilmesi yoluyla kırsal kalkınmanın desteklenmesinin önemini vurguladı.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bakan Yardımcısı Lutfihak Alpkan, hükümetin çocuk işçiliğiyle mücadeleye bütüncül ve kapsamlı bir yaklaşımla bağlılığını vurgulayarak, güçlü yasal ve politik çerçeveler ile merkezi ve yerel düzeyde kamu kurumları ve sosyal tarafların katılımıyla yürütülen koordineli uygulamalar sayesinde elde edilen ilerlemeye dikkat çekti. Alpkan, yeşil ve dijital dönüşüm, beceri uyumu, kapsayıcı istihdam, sürdürülebilir iş yaratımı ve kırsal kalkınmayı önceliklendiren 2025-2028 Ulusal İstihdam Stratejisi başta olmak üzere ilgili politika belgelerine atıfta bulundu.
Milli Eğitim Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı ve diğer kamu kurumlarının üst düzey temsilcilerinin yanı sıra TÜRK-İŞ, HAK-İŞ, DİSK, TİSK ve TESK’in üst düzey temsilcileri de toplantıya katılarak politika oluşturma ve uygulamada üçlü sosyal diyaloğa olan bağlılıklarını ve önleme, koruma ve iyileştirme tedbirlerinin güçlendirilmesine yönelik ortak ve koordineli eylemleri desteklediklerini ifade etti.
Etkinliğe ayrıca Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu ile ILO’nun kalkınma ortakları olan CAOBISCO ve FERRERO temsilcileri de katıldı.
Etkinliğin sonunda katılımcılar çocuk işçiliğine karşı kırmızı kart göstererek, ILO'nun çocuk işçiliğinin ortadan kaldırılmasına yönelik eylemleri hızlandırmayı amaçlayan 2026 kampanyasına toplu desteklerini gösterdiler.